Orta Çağ'da erkek egemen düzeni reddeden kadınlar: Beginler

Orta Çağ Avrupa'sında kadınların yaşamı çoğunlukla evlilik ya da manastırla sınırlı görülse de Beginler bu kalıpların dışına çıktı. Dayanışma içinde yaşayan bu kadınlar, bağımsızlık arayışlarıyla kadın tarihinin en dikkat çekici örneklerinden biri oldu.

Haber Merkezi- Orta Çağ denince akıllara şatolar, şövalyeler ve kilisenin baskın olduğu bir toplum resmi gelir. O dönem anlatılara göre kadınların çoğunlukla evlenmesi ya da manastıra kapanması beklenirdi. Ancak bu iki seçeneğin dışında yol çizen kadınlar da vardı. Onlar Beginler’di. Kendi çağlarında tarihin en ilginç kadın topluluklarından biri olarak görüldüler.

13. yüzyılda başta Belçika ve Hollanda olmak üzere Batı Avrupa'da ortaya çıkan Beginler, ne rahibeydi ne de evliydi. Dini bir yaşamı benimsiyorlar, ancak manastır kurallarına bağlı kalmadan kendi topluluklarında yaşıyorlardı. İstediklerinde bu topluluktan ayrılabiliyorlardı. Eğer isterlerse evlenip yaşamlarını farklı bir şekilde de sürdürebiliyorlardı. Bu yönleriyle dönemin alışılmış kadın yaşamından oldukça farklı bir örnek oluşturuyorlardı.

Kadınların bağımsız yaşam kurma örneği

Beginler geçimlerini kendi emekleriyle sağlıyordu. Dokumacılık yapıyor, hastalara bakıyor, çocuklara eğitim veriyor ve yoksullara yardım ediyorlardı. Birbirlerine destek olan bu kadınlar, ortak yaşam alanlarında hem ekonomik hem de sosyal anlamda dayanışma içindeydi. Bu nedenle birçok tarihçi, Beginler kadınların bağımsız yaşam kurma çabasının erken örneklerinden biri olarak değerlendiriyor.

 

Sapkınlıkla suçlandılar

Ancak elbette o dönem bağımsız hareket etmeleri ve kilise hiyerarşisinin dışında örgütlenmeleri tepki çekti. Bazı Begin toplulukları sapkınlıkla suçlandı. Üstelik bazı kadınlar Engizisyon tarafından yargılandı. En bilinen örneklerden biri olan Marguerite Porete, yazdığı eser nedeniyle 1310 yılında Paris'te yakılarak idam edildi.

 

Sessizce iz bırakan bir direniş

Beginlerin hikayesi tamamen yok olmadı. Bugün Belçika'da hala ayakta duran Beguine yerleşimleri, kadınların yüzyıllar önce kurduğu bu dayanışma kültürünün sessiz tanıkları olarak varlığını sürdürüyor. Beginler, belki büyük savaşların ya da kralların tarihini değiştirmedi ama kadınların kendi hayatları üzerinde söz sahibi olabileceklerini göstererek, tarihte iz bırakan sessiz bir direnişin simgesi oldular.