Her 25 Mayıs’ta aynı soru: Kayıp çocuklar nerede?
25 Mayıs, Dünyada Kayıp Çocuklar Günü olarak anılıyor. Her yıl farklı sloganlarla bugüne dikkat çekilse de, kaybolan çocukların akıbetine ne olduğu sorusu hala yanıt bekliyor. Yüzlerce Kürt çocuk kayıp durumda ve akıbetleri bilinmiyor.
LAVA KURDÊ
Haber Merkezi- Dünya Kayıp Çocuklar Günü, her yıl 25 Mayıs’ta dünya genelinde kayıp çocuklara ilişkin farkındalık yaratmak amacıyla düzenleniyor. Bugün aynı zamanda ailelerine güvenli şekilde kavuşan çocukların hikayelerini görünür kılmayı ve kayıp çocukları bulmaya yönelik uluslararası çabaları desteklemeyi hedefliyor.
ABD başkanlarından Ronald Reagan, 25 Mayıs’ı ilk kez 1983 yılında “Ulusal Kayıp Çocuklar Günü” olarak ilan etti. 2001 yılında ise Uluslararası Kayıp ve İstismara Uğramış Çocuklar Merkezi (ICMEC) ile Avrupa’daki kayıp çocuk kuruluşlarının girişimiyle gün, uluslararası düzeyde anılmaya başlandı.
Çocuklar çoğunlukla aile içi şiddetten, istismardan veya çatışmalardan kaçmak amacıyla evden ayrılmaları sonucu kayboluyor. Bunun yanı sıra velayet hakkı bulunmayan aile bireyleri tarafından kaçırılma, yoğun sosyal ya da akademik baskı, yalnızlık ve desteksizlik hissi de çocukların yaşadıkları ortamdan uzaklaşmasına neden olabiliyor.
En tehlikeli senaryolar
En ağır vakalarda ise çocuklar suç şebekeleri tarafından kaçırılıyor ya da insan ticaretinin hedefi haline geliyor. Özellikle çocukların cinsel istismarı ve ticari amaçlarla kullanılması, çevrim içi ve çevrim dışı suç ağlarının çocukları zorla ya da manipülasyon yoluyla bilinmeyen bölgelere götürmesi, en tehlikeli senaryolar arasında yer alıyor.
Yüz binlerce çocuk kayıp
Dünya genelinde her yıl yüz binlerce çocuk kayıp olarak kayda geçiyor. Raporlama yöntemleri ve tanımlar farklılık gösterse de, vakaların önemli bir bölümü kısa sürede çözüme kavuşuyor. Ancak kaybolan her çocuk, istismar, insan ticareti ve ağır zarar görme riskiyle karşı karşıya kalıyor.
ABD’de her yıl yaklaşık 350 bin ila 460 bin çocuğun kaybolduğu bildiriliyor. Avrupa’da ise her yıl yaklaşık 250 bin kayıp çocuk vakası kaydediliyor. Buna göre Avrupa genelinde ortalama her iki dakikada bir çocuk kayboluyor. Diğer bazı ülkelerde yıllık tahmini rakamlar şöyle sıralanıyor: Birleşik Krallık’ta yaklaşık 112 bin, Almanya’da 100 bin, Hindistan’da 96 bin ve Kanada’da 45 bin çocuk kayıp olarak kayda geçiyor.
Kürtler ilk sırada
Kürt halkının dünyada “en fazla kayıp çocuğa sahip topluluk” olduğunu gösteren küresel bir demografik veri bulunmasa da, Kürtler tarih boyunca kitlesel zorla kaybetmeler ve çocukların kaybolması bakımından ağır bedeller ödedi. Bunun temel nedeni, Ortadoğu’da yaşanan savaşlar, soykırımlar, mezhepsel şiddet ve özellikle Kürdistan’ı paylaşan devletlerin Kürt halkına yönelik uyguladığı baskı politikaları oldu. Türkiye, İran, Suriye ve Irak’taki yönetimlerin Kürtlere yönelik saldırılarında çocuklar çoğu zaman doğrudan mağdur haline geldi.
182 bin Kürt zorla kaybedildi
Irak rejiminin Kürtlere yönelik saldırıları sırasında, Enfal sürecinde yaklaşık 182 bin Kürt zorla kaybedildi. Bu saldırılar ve soykırım sırasında yüzlerce Kürt çocuk ailelerinden koparıldı. 1988’deki Halepçe Kimyasal Katliamı sırasında çok sayıda çocuk ailelerinden ayrılarak İran’daki hastanelere sevk edildi. Aradan geçen yıllara rağmen onlarca aile hala çocuklarını arıyor. Bugün Halepçe saldırısından sonra 200’den fazla çocuğun akıbeti hala bilinmiyor. En az 18 kayıp kişinin kimliği ve yeri tespit edilmiş olsa da, resmi olarak sonuçlanan dosya sayısı yaklaşık 8 ila 10 çocukla sınırlı kaldı. Bazı dosyalar ise DNA incelemesi ya da hukuki süreç nedeniyle hala sonuçlandırılmayı bekliyor.
Êzidî toplumu da hedef alındı
2014-2017 yılları arasında IŞİD saldırıları sırasında Şengal’de yaşayan Êzidî toplumu da hedef alındı. Binlerce Êzidî çocuk kaçırıldı ve büyük bölümü hala kayıp durumda. Kaçırılan çocukların önemli kısmı cinsel istismara maruz bırakıldı ve insan ticaretine konu edildi.
2024 yılında Save the Children (Çocukları Kurtarın) örgütü, IŞİD’in Êzidîlere yönelik soykırımının üzerinden 10 yıl geçmesine rağmen yaklaşık bin 300 kayıp Êzidî çocuğun akıbetinin bilinmediğini açıkladı. Kurumların verilerine göre, bu çocuklardan yaklaşık 300 ila 400’ünün hala esaret altında hayatta olduğu tahmin ediliyor. Son yıllarda 3 bin 500’den fazla Êzidî kurtarılırken, bunların yaklaşık 2 binini çocuklar oluşturdu.
Yeterli adım atılmadı
Sonuç olarak, her yıl farklı sloganlarla kayıp çocuklara dikkat çekilse de, çocukların bulunması, ailelerine kavuşturulması ya da kimliklerinin tespit edilmesi konusunda yeterli adımlar atılamadı. Pek çok durumda, otoriteler ve mevcut sistemler de çocukların kaybolmasına yol açan koşulların bir parçası olmakla eleştiriliyor.