Kabil'in harabeleri arasında bir hayal: ‘Beş Çağ’ filmine bir bakış

“Beş Çağ”, Afganistan’da kadınların eğitim ve siyasal katılım mücadelesini anlatan Samira Makhmalbaf imzalı bir film olarak öne çıkıyor. Film, kadınların yaşadığı kısıtlamaları güncel gerçeklikle birlikte ele alıyor.

Haber Merkezi – 2003 yapımı “Beş Çağ” (Panj é asr) filmi, Taliban’ın devrilmesinden sonraki Afganistan’da geçen ve Samira Makhmalbaf’ın en önemli eserlerinden biri olarak kabul edilen bir yapımdır. Film, içinde yaşadığı ataerkil toplumun geleneklerine rağmen başkan olmayı hayal eden “Naqra” adlı genç bir kızın hikayesini anlatır.

Sadece bir sosyal drama olmanın ötesinde film, savaş sonrası toplumlarda kadınların durumuna dair sembolik bir anlatı sunar. Samira Makhmalbaf, Kabil’in harabelerini, su kıtlığını, göçü ve yoksulluğu; değişimin eşiğinde olan ancak hala gelenek ve şiddetin gölgesinde sıkışmış bir toplumun metaforu olarak kullanır. Naqra’nın siyasi güce ulaşma hayali ise kadınların kamusal alanda yer alma ve toplumsal kaderlerini belirleme mücadelesinin bir simgesi olarak öne çıkar.

Kadın hakları aktivistlerinin bakış açısından film, Taliban’ın düşüşünün tek başına kadınların özgürleşmesi anlamına gelmediğini, kültürel yapılar ve ataerkil zihniyetlerin varlığını sürdürdüğünü göstermektedir. Naqra’nın babası, siyasi değişimlere rağmen kadınların eğitimine ve bağımsızlığına karşı direnen köklü geleneklerin temsilcisi olarak öne çıkar.

Umut, direniş ve değişim arzusunu anlatan şiirsel bir yapıt

Filmin en belirgin özelliklerinden biri, belgesel gerçekçilik ile şiirsel imgelerin bir araya gelmesidir. Profesyonel olmayan oyuncular ve gerçek mekanlar kullanılarak Afganistan’ın gündelik yaşamı yansıtılırken, Samira Makhmalbaf’ın sembolik ve görsel dili filmi aynı zamanda umut, direniş ve değişim arzusunu anlatan şiirsel bir yapıya dönüştürmektedir.

“Beş Çağ”, kadınların eğitim, hayal kurma ve siyasal katılım hakkına dair sinematik bir anlatı olarak değerlendirilebilir; yıkım ve umutsuzluğun ortasında bile özgürlük ve eşitlik arzusunun canlı kaldığını gösteren bir eserdir. Film, 2003 Cannes Film Festivali’nde Jüri Ödülü’nü kazanarak Afgan kadınlarının durumuna uluslararası düzeyde dikkat çekmiştir.

“Beş Çağ” filminin Afganistan’ın mevcut koşullarında yeniden okunması, esere çok daha derin bir anlam kazandırmaktadır. Yapımının üzerinden yirmi yılı aşkın bir süre geçmesine ve Taliban’ın yeniden iktidara gelmesine rağmen, Samira Makhmalbaf’ın Naqra karakteri üzerinden anlattığı kadınların birçok talep ve özlemi hala ciddi kısıtlamalarla karşı karşıyadır.

Kız çocuklarının ortaöğretim ve üniversite eğitiminden yaygın biçimde mahrum bırakılması, kadınların kamusal ve siyasi alandaki sınırlı varlığı ve yapısal ayrımcılığın sürmesi, Naqra’nın ülkenin geleceğinde söz sahibi olma hayalini bireysel bir arzudan çıkararak Afganistanlı kadınların temel hak mücadelesinin sembolü haline getirmiştir. Bu açıdan “Beş Çağ”, yalnızca geçmişi anlatan bir film değil, Afganistan’ın güncel gerçekliğine dair uyarıcı ve hala canlı bir anlatı niteliği taşımaktadır.