YPJ savaşçısı: Teslimiyeti kabul etmeyeceğiz
Hesekê’nin Kewkeb tepesinde konuşlanmış YPG ve YPJ savaşçılarının yüzlerinde; azim, cesaret, fedakarlık ve ülkeye olan bağlılık var. Genç savaşçılar, hayatta oldukları sürece topraklarını işgal etmesine izin vermeyeceklerini ilan ediyorlar.
BÊRÎVAN ÎNATÇÎ
Hesekê-Hesekê’nin yüksek bir tepesinde mevzilenmiş bir grup savaşçı; duruşları ve sözleriyle toprakları, suları ve havasıyla ülkeleri ve yurtlarıyla bir olduklarını gösteriyor. Bu savaşçılar arasında YPJ’li olan Avesta Xabûr, her haliyle dikkat çekiyor.
‘Biz Rêber Apo’nun neferleriyiz, asla teslimiyeti kabul etmeyiz’
YPJ savaşçısı Avesta Xabûr, silahı ve teçhizatıyla mevzide; soğuk ve sisin ortasında kararlı bir duruşla şöyle diyor:
“Biz Hesekê’deyiz, Kewkeb Tepesi’ndeyiz. Düşman bize çok yakın, çete grupları tepenin eteklerinde. Bunlar DAİŞ çeteleridir; HTŞ adıyla bir kez daha ülkemizi işgal etmek, eski vahşetlerini sürdürmek istiyorlar. Ama bir YPJ savaşçısı ve Rêber Apo’nun bir neferi olarak şunu söylüyorum: Direnişimiz kesintisiz olacak. Asla bölgelerimize giremeyecekler. Daha önce ‘Arap bölgeleri’ bahanesiyle saldırıyorlardı, şimdi ise o bölgelerden tamamen çekildik. Şu an savunduğumuz yerler bizim bölgelerimizdir; bu nedenle buraya saldırmaya hiçbir hakları yok. Biz yaşadıkça savaşacağız. Biz Rêber Apo’nun neferleriyiz, bu yüzden teslimiyeti asla kabul etmeyiz. Şehit düşen tüm yoldaşlarımızın, yaralananların ve esir alınanların intikamını alacağız.”
‘Burası bizim toprağımız, işgal etmeye hakları yok’
Avesta Xabûr’un derin bakışlarından, yüreğinin ülkeyle bir olduğu anlaşılıyor. “Burası bizim toprağımız” dediğinde, yıllardır benzeri az görülen bir vahşete karşı savaşan bu toprağın çocuklarının direniş ruhu hissediliyor. Genç ve narin yaşına rağmen Avesta; çevresini dikkatle süzen bakışları, temkinli adımlarıyla güçlü bir etki bırakıyor.
Helal süt emmiş, yiğit ve kahraman çocuklar
Etrafı saran kar beyazlığı, bu çocukları helal sütle büyüten annelerin sütünü anımsatıyor. Helal süt emmiş yiğit ve kahramanlar, kışın sertliği içinde mücadele kararlılığıyla; şehitlere bağlılık sözüyle en zor ve çetin günlerin yeminini ediyor.
Adını bir fedai öncüden alan Avesta Xabûr’un duruşu ve yürüyüşü; hem çocukluğu içinde barındırıyor hem de toprağa ve yurda bağlılıkla büyümüş bir yüreğin derin bir denize dönüşmüş halini… İnsanı hayran bırakıyor.
Özgürlüğün yolcuları ve nöbetçileri, devrimin toprağının çocukları; Hesekê’nin yüksek bir tepesinde benzersiz bir duruşla tarihi günlerin nöbetini tutuyor. Bunun varlık-yokluk günleri olduğunu çok iyi biliyorlar… Duruşları; bir halk ve bir ülke için yaratılmış onuru, gururu, başı dikliği ve şerefi içinde taşıyor; sözleri ise yüzyıllık bir kaderin mesajına dönüşüyor.