Yemenli kadın girişimciler krizlere karşı direniyor
Taiz Ticaret Odası Kadın İşletmeleri Departmanı Direktörü Arwa Al-Amri, Yemen’de kadın girişimcilerin savaş ve ekonomik krizlere rağmen evden başlayan küçük projeleri büyüterek sürdürülebilir işletmelere dönüştürdüğünü söyledi.
RAHMA SHANZOUR
Yemen – Savaş ve ekonomik krizlerin derin etkisi altında, Yemenli kadınlar hem ailelerini ayakta tutmak hem de geçimlerini sağlamak için mücadele ediyor. Yoksulluk, işsizlik ve hayat pahalılığıyla baş başa kalan kadınlar, hayatta kalmak ve ailelerini korumak için kendi çözümlerini üretmek zorunda kalıyor. Kimi kadın girişimciler bu zorlu koşulları fırsata çevirerek işlerini büyütürken, bazıları uzun süren mücadelelerin ardından pes etmek zorunda kalıyor. Her gün yeniden başlayan bu mücadele, Yemen’de kadınların direncini ve yaşamla olan hesaplaşmasını gözler önüne seriyor.
Taiz Ticaret Odası Kadın İşletmeleri Departmanı Direktörü Arwa Al-Amri, Yemen’de kadın girişimciliğinin savaşın başlamasından bu yana önemli değişimler yaşadığını belirtti. Arwa Al-Amri, “Zorlu koşullar, özellikle ailenin geçimini sağlayan kişinin kaybı, maaş kesintileri veya diğer gelir kaynaklarının yokluğu, birçok kadını geleneksel kalıpların dışına çıkararak kendi işletmelerini kurmaya yönlendirdi. Bu kadınlar lüks için değil, hayatta kalmak amacıyla ekonomik olarak güçlendi. Taiz’de 2015 yılına kadar kadın girişimci sayısı 120’nin üzerindeyken, sonraki yıllarda ciddi bir artış görüldü. Bu gelişme, Ticaret Odası’nın 2019 yılında kadın girişimciler ve üretken aileler için özel bölümler açmasına yol açtı” dedi.
‘Proje küçük ve basit ev işletmeleri olarak başladı’
Projelerin büyük çoğunluğunun hayatta kalmak için sınırlı ancak hayati önem taşıyan, gelir sağlayan küçük ve basit ev işletmeleri olarak başladığını kaydeden Arwa Al-Amri, “Bu çalışmalar arasında atıştırmalık hazırlama, aksesuar ve deri çanta yapımı, el sanatları ve başlangıçta mevcut kaynaklara ve kişisel becerilere dayanan diğer günlük faaliyetler yer alıyordu. Ancak projelerin çoğu evle sınırlı kalmayıp zamanla gerçek dünyaya yayıldı. Küçük dükkanlar ve atölyeler açılmaya başlandı. Bu durum, kadınların destekleyici olmayan ekonomik koşullara rağmen ihtiyaçtan doğan girişimlerini gerçek büyüme fırsatlarına dönüştürme yeteneğini ortaya koyuyor” ifadelerinde bulundu.
Devlet tarafından elektrik desteğinin olmamasının küçük işletmeleri pahalı ticari elektriğe bağımlı hale getirdiğini ve özellikle evden çalışan işletmeler için kar marjlarını düşürdüğünü söyleyen Arwa Al-Amri, “Kadınlar ayrıca su kıtlığı ve yüksek kiralarla da karşı karşıya kalıyor, özellikle evden çalışmadan pazara geçişte kiralar yeni kurulan işletmeler için ağır bir yük oluşturuyor. Bir diğer önemli zorluk ise lisans alma ile ilgili yasal karmaşıklıklardır. Bu yasal sorunlar kadın girişimcilerin sahip olduğu işletmelerin büyümesi ve sürdürülebilirliği önündeki en büyük engellerden biridir” şeklinde konuştu.
‘Dijital pazarlama becerileri öğrenmeye başlandı’
Tüm bu zorluklara rağmen, 2025’in önceki yıllara kıyasla daha az zor geçtiğini söyleyen Arwa Al-Amri, dijital pazarlamanın büyümeye katkı sağladığını söyleyerek, “Birçok kadın dijital medya platformlarında kendi sayfalarını oluşturmaya, dijital pazarlama becerileri öğrenmeye ve dijital güvenliğe dikkat etmeye yöneldi. Bu süreç, kadınların dijital ve yasal farkındalık düzeyini artırdı. Bu dönüşüm, sadece teknik bir gelişme değil, istikrarsız ortamda kadınların teknolojiyi hem bir koruma hem de işlerini büyütme aracı olarak kullanma bilincini de temsil ediyor” sözlerine yer verdi.
Arwa Al-Amri, ekonomik zorlukların yanı sıra psikolojik boyutun da göz ardı edilemeyeceğini belirterek, Taiz’deki kadınların, ister girişimci olsun ister travma yaşamış bir toplumun parçası olsun, büyük bir psikolojik baskı altında bulunduğunu söyledi. Arwa Al-Amri, “Ifteh Al-Mashhari'nin ölümü hem Taiz içinde hem de dışında kadınlar arasında derin bir psikolojik uçurum yaratırken, kırılganlık ve güvensizlik duygularını daha da artırdı” dedi.
‘Bir platform olması gerekiyor’
Mevcut tabloya rağmen umutsuz olmadıklarının altını çizen Arwa Al-Amri, sözlerinin sonunda şöyle konuştu:
“2026 yılı, özellikle yerel ekonomik konseyin kurulmasıyla birlikte yeni fırsatlar sunuyor. Bu konseyin, valiliğin 2024-2026 yılları için ekonomik kalkınma planı kapsamında kadın projelerini ve girişimcilerini temsil etmek için gerçek bir platform olması bekleniyor. Öte yandan bu yıl, Ticaret Odası’ndaki Kadın İşletmeleri Departmanı olarak önceliğimiz, etkili ortaklıklar kurmak ve uzmanlaşmış eğitim programları uygulamak oldu. Önümüzdeki iki ay içinde bir işletme kliniği açmayı planlıyoruz. Bu klinik, kadın girişimcilere psikolojik, idari ve hukuki destek sağlayarak projelerinin sürdürülebilirliğine katkıda bulunacak ve onları karmaşık zorluklarla başa çıkmaları için güçlendirecek.”