Yemen’de kadınlara yönelik insanlık dışı ihlaller: 5 bin 834 vaka belgelendi
Yemen Hak ve Özgürlükler Ağı’nın raporuna göre, 2017- 2025 yılları arasında Husiler tarafından 15 şehirde kadınlara yönelik 5 bin 834 ihlal kaydedildi.
Haber Merkezi - Yemen Hak ve Özgürlükler Ağı, Yemen’de kadınların yaşadığı ağır mağduriyeti gözler önüne serdi. Ağ, yayınladığı raporda, 2017 başından 2025 sonuna kadar 15 şehirde Husiler tarafından kadınlara yönelik toplam 5 bin 834 ihlali belgeledi.
Ağın son raporunda 1 Ocak 2017’den 2025 sonuna kadar 15 şehirde Husiler tarafından kadınlara yönelik 5 bin 834 ihlal kaydedildiği belirtildi. Rapora göre ihlaller; katliam, yaralanma, kaçırma, zorla kaybetme, fiziksel ve psikolojik işkence gibi geniş kapsamlı suçları kapsıyor. Saha ekibi, bin 479 katliam vakası, 3 bin 398 yaralanma vakası (topçu ve füze saldırıları, mayın ve patlayıcılar, keskin nişancı ve doğrudan ateş) ve 547 kaçırma, zorla kaybetme ve işkence vakası tespit etti. Ayrıca 176 kadın ve kız çocuğunun zorla askeri veya başka amaçlarla toplandığı durumlar kayda geçti.
En çok ihlal Tazi’de belgelendi
Raporda, kadın katliamlarında en çok etkilenen şehir olarak Taiz olarak öne çıkarken, Hodeida, Aden, Lahic, Marib, El-Cevf, Dali ve Abin şehirleri de yüksek ihlal oranlarıyla sıralamada yer aldı. Husilerin yollara ve yerleşim alanlarına yerleştirdiği kara mayınları sonucu 274 kadının yaşamını yitirdiği doğrulandı. En çok mayın kaynaklı ölümler Taiz, El-Cevf, Hodeida ve Dali kentlerinde kaydedildi.
78 kadın işkence gördü
Keskin nişancı saldırılarında 314 kadın yaralanırken, doğrudan ateş sonucu 317 kadın yaralandı. Ayrıca 211 kadın, fiziksel saldırılar, bıçaklama veya askeri araçlarla ezilme gibi durumlar nedeniyle yaralandı. Husilerin tutukevlerinde yaşanan ihlallere dair de rapor 78 kadına işkence vakasını belgeledi. Kadınlar hem gizli hem açık tutukevlerinde çeşitli işkence ve kötü muamelelere maruz kaldı. Bu ihlaller arasında cinsel taciz ve saldırı, onur kırıcı davranışlar yer aldı. Kaçırma ve zorla kaybetme vakalarında ise 69 kadın, üç ay ile bir yıl arasında değişen sürelerle gizli tutukevlerinde alıkonuldu. Bazılarının akıbeti ortaya çıkarken, diğerlerinin durumu hala belirsizliğini koruyor.