Yemen’de ‘doğum yapmak’ kadınlar için artık ölümcül bir risk!
Yemen’de sağlık sisteminin çöküşü ve savaş koşulları, doğumu binlerce kadın için hayati risk haline getiriyor. Temel sağlık hizmetlerine erişimin önemli olduğunu belirten sağlıkçılar, yardım kuruluşlarının desteğinin kritik önem taşıdığını vurguladı.
RAHMA SHANZOUR
Yemen - Yemen’de kadınlar, sağlık sisteminin çöküşü, yoksulluk, savaş koşulları ve sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan ciddi sorunlar nedeniyle doğumu her geçen gün daha büyük bir risk altında gerçekleştiriyor. Sağlık hizmetlerindeki yetersizlik ve üreme sağlığına ilişkin farkındalığın düşüklüğü, annelerin yaşadığı zorlukları artırırken, ülkede yaşanan insani kriz kadınların hayatında derin izler bırakıyor.
Hem bebeğini kaybetti hem de rahmi alındı
Taiz kentinde yaşayan 28 yaşındaki Nour Muhammed, yaşadığı acı deneyimi şu sözlerle anlattı:
“Çocuğumu kucağımda taşıyarak eve döneceğimi sanıyordum, ancak ömür boyu benimle yaşayacak bir acıyla döndüm. Doğum tarihim yaklaştığında ailem, sağlık hizmetlerinin önemine ilişkin yeterli bilgiye sahip olmadığı için evde doğum yapmamı istedi. Doğum çok zor geçti. Saatler süren sancıların ardından beni hastaneye götürmeye karar verdiler. Hastaneye vardığımda bana oksitosin iğnesi yapıldı. Ancak bebeğimi kaybettim. Rahmim yırtıldı ve doktorlar rahmimi almak zorunda kaldı. O günden sonra bir daha çocuk sahibi olma şansımı kaybettim.”
Nour Muhammed’in yaşadıkları, Yemen’de sağlık sisteminin çökmesi ve yıllardır devam eden insani kriz nedeniyle hamilelik ve doğum sürecinde artan risklerle karşı karşıya kalan binlerce kadının hikayesini yansıtıyor. Bu durum, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu’nun (UNFPA) Yemen’i dünyada doğum yapmak için en tehlikeli ülkelerden biri olarak sınıflandırmasına yol açtı. UNFPA, binlerce kadının güvensiz koşullarda doğum yaptığını, ebelerin ve sağlık çalışanlarının ise özellikle kırsal bölgelerde büyük baskı altında ve ciddi imkansızlıklar içinde görev yaptığını belirtiyor. Kurum, ülkedeki temel sağlık hizmetlerindeki yetersizliğin anne ve bebek ölümleri riskini artırdığına dikkat çekiyor.

Tedavi masraflarını karşılayamıyorlar ve hastanelere ulaşamıyorlar
Ebe Zahour Ali, Yemen’de kötüleşen ekonomik koşulların hamile kadınların sağlık hizmetlerine erişimini engelleyen en önemli faktörlerden biri haline geldiğini belirterek, birçok ailenin tedavi masraflarını ve hastanelere ulaşım giderlerini karşılayamadığını, bu nedenle kadınların gerekli bakım hizmetlerinden mahrum kaldığını ifade etti. Zahour Ali, kırsal bölgelerdeki sağlık tesislerinin nüfusun ihtiyacını karşılamada yetersiz kaldığını ve bu durumun özellikle riskli vakaların şehir hastanelerine sevk edilmesine yol açtığını söyledi. Bazı kadınların uzak bölgelerden geç sevk edilmesi nedeniyle ileri evrede hastaneye ulaştığını, bunun da tıbbi müdahale şansını azalttığını vurgulayan Zahour Ali, sağlık bilincinin eksikliğinin sorunu derinleştirdiğini belirterek, düzenli doğum öncesi bakımın preeklampsi gibi komplikasyonları erken tespit etmede ve anne ile bebeğin hayatını kurtarmada kritik rol oynadığını dile getirdi.
BM tahminlerine göre, dünya genelinde her gün 700’den fazla kadın gebelik ve doğumla ilgili önlenebilir nedenlerden dolayı yaşamını yitiriyor ve bu da her iki dakikada bir kadının hayatını kaybetmesi anlamına geliyor. Her bir anne ölümü karşısında, doğum komplikasyonlarına bağlı yaralanma, enfeksiyon veya kalıcı sağlık sorunları yaşayan 20 ila 30 kadın daha bulunuyor ve bu vakaların büyük bölümü uygun sağlık hizmetleriyle önlenebilir nitelikte.

Her iki saatte bir kadın gebelik veya doğum sırasında hayatını kaybediyor
Yemen’de ise çatışmalar sağlık sistemini ciddi biçimde zayıflatmış durumda. Üreme çağındaki 5 milyondan fazla kadın ve kız çocuğu temel sağlık hizmetlerine ihtiyaç duyarken, son veriler ülkede her iki saatte bir kadının gebelik veya doğum sırasında hayatını kaybettiğini gösteriyor. Stratejik Çalışmalar Merkezi (CSIS), ülkede ciddi bir finansman ve sağlık kaynağı eksikliği bulunduğunu, çatışmanın sağlık hizmetlerine erişimi kısıtladığını ve bu krizin en ağır yükünü kadınların taşıdığını belirtiyor. Merkeze göre, en az 5,5 milyon kadın ve kız çocuğu gebelik, doğum ve doğum sonrası komplikasyon riskleri nedeniyle üreme sağlığı hizmetlerine ihtiyaç duyuyor.

Temel ihtiyaç malzemeleri eksik
Ebe Asma Hassan, insani yardım kuruluşlarının devlet hastanelerine verdiği desteğin azalmasının hem sağlık çalışanları hem de hastalar için büyük zorluklar yarattığını belirterek, “Bu kuruluşlar destek sağladığı dönemde ilaçlar ve tıbbi malzemeler daha kolay bulunabiliyordu ve bazı vakalar bağışçıların masraflarıyla diğer sağlık kuruluşlarına sevk edilebiliyordu. Ancak bugün birçok temel ihtiyaç maddesinin eksikliğinden muzdaripiz” dedi.

Cumhuriyet Hastanesi’nin her gün hem normal hem de acil doğumları kabul ettiğini dile getiren Asma Hassan, “Hastalar, uygun müdahale belirlenmeden önce triyaj ve hayati belirti değerlendirmesine tabi tutuluyor, kritik vakalar ise acil bakım için doğrudan acil servise sevk ediliyor. Tüm zorluklara rağmen sağlık çalışanları görevlerini sürdürmeye devam ediyor. Hayat kurtarıcı hizmetlerin devamlılığı için hastanelere gerekli ilaç ve ekipman sağlanmalı, sağlık personeline ise teşvik, maaş ve psikolojik destek verilmelidir” ifadelerini kullandı.

Yemen’de anne ölüm oranları endişe verici düzeyde yüksek kalmaya devam ediyor. Ülke, Arap bölgesindeki en yüksek anne ölüm oranlarından birine sahip olmasına rağmen, bu ölümlerin büyük bölümünün uygun sağlık hizmetlerine ve nitelikli ebe ile uzman doktorlara erişim sağlanması halinde önlenebileceği belirtiliyor. Çatışmalarla yıkıma uğramış ülkede, yeni bir yaşamın başlangıcı olması gereken doğum süreci, sağlık sistemindeki yetersizlikler ve temel tıbbi kaynak eksikliği nedeniyle binlerce Yemenli kadın için her gün bir hayatta kalma mücadelesine dönüşmüş durumda.