KCÊ-E: Êzdîlerin geleceği kendi iradeleriyle belirlenmelidir

Avrupa Êzidî Topluluğu Koordinasyonu, devletlerin müdahalesiyle yürütülen siyasi girişimlere tepki göstererek, Êzidîlerin geleceğinin özgür iradeleri ve demokratik temsiliyet temelinde belirlenmesi gerektiğini belirtti.

Haber Merkezi - Avrupa Êzidî Topluluğu Koordinasyonu (KCÊ-E) Avrupa ve Kürdistan’daki bazı Êzidî partilerinin devletlerin müdahalesiyle yeni bir siyasi konsept oluşturma çabası olduğunu belirterek yeni bir açıklama yayınladı.

Açıklamada, Êzidî toplumunun siyasi geleceğinin dış müdahalelerle değil, özgür iradeleri ve demokratik temsiliyetleri temelinde belirlenmesi gerektiği ifade edildi.

Koordinasyon, tarihte baskıya, dışlanmaya ve soykırıma maruz kalan Êzidî toplumunun temel talebinin; güvenliğin sağlanması, haklarının güvence altına alınması ve geleceğin kendi özgür iradesiyle belirlenmesi olduğunu vurguladı.

Açıklamada, Şengal, Türkiye ve Suriye’deki Êzidî sorunlarını çözmeye yönelik çalışmalarda ülkelerin kendine özgü koşullarının göz önünde bulundurması gerektiği belirtildi.

Koordinasyon; inanç ve kimlik özgürlüğü, güvenlik, kolektif haklar, eşit vatandaşlık ve demokratik temsiliyetin bu süreçlerin temelini oluşturması gerektiğini kaydetti.

‘Êzidîlerin temsiliyeti kendi iradelerine dayanmalıdır’

Koordinasyon, devlet kurumları ve siyasi aktörlerle diyalogun sürdürülmesinden yana olduklarını, ayrıca sorunların çözümü için barışçıl müzakereleri desteklediklerini açıkladı. Ancak açıklamaya göre, Êzidî toplumu adına yapılan her görüşme veya anlaşma; toplumun özgür iradesine, çoğulcu katılıma, şeffaflığa ve sorumluluğa dayanmalıdır.

Açıklamada, yalnızca devlet yetkilileriyle ilişkiler kurmanın veya anlaşmalar yapmanın, tüm Êzidî toplumunun temsiliyeti anlamına gelmeyeceğinin altı çizildi. Hiç kimsenin toplumun izni ve katılımı olmadan kendini tüm Êzidîlerin temsilcisi olarak göremeyeceği ifade edildi.

Şengal Anlaşması

Koordinasyon, Irak Merkezi Hükümeti ile ilgili taraflar arasında yapılan anlaşmaya dair de değerlendirmelerde bulundu. IŞİD’in 2014 yılında Şengal’deki Êzidî toplumuna karşı gerçekleştirdiği soykırımın pek çok güvenlik, göç, toplumsal örgütlenme ve siyasi statü sorununu beraberinde getirdiği belirtildi.

Koordinasyon, Irak Merkezi Hükümeti ile yürütülen görüşmeleri ve Şengal’in sorunlarının çözümüne yönelik anlaşmayı olumlu ve önemli bir gelişme olarak değerlendirdi. Aynı zamanda güvenliğin sağlanmasına, yaşam koşullarının iyileştirilmesine, yerleşim sorunlarının çözülmesine ve Êzidîlerin haklarının güvence altına alınmasına yardımcı olabilecek anlaşma taraflarının desteklenmesi gerektiği belirtildi.

Koordinasyon, anlaşmanın Kürt halkına veya Kürdistan’a karşı bir girişim olarak gösterilmesine karşı çıkarak, Şengal’deki sorunların çözülmesi ile Êzidîlerin Kürt halkıyla olan tarihi, toplumsal ve kültürel bağlarını korumasının birbirine zıt konular olmadığını ifade etti.

Açıklamada, anlaşmanın içerik ve sonuçlarının eleştirilebileceği ve demokratik bir şekilde takip edilebileceği belirtildi. Bununla birlikte, eleştirilerin amacının anlaşmanın eksikliklerini gidermek olması gerektiği; anlaşmanın Kürt halkına ve Kürdistan’a karşı bir husumet gibi sunulmaması gerektiği vurgulandı.

Türkiye’deki süreç ve temsil sorunu eleştirisi

Avrupa Êzidî Topluluğu Koordinasyonu, Türkiye’ye ilişkin bölümde de taleplerini dile getirdi. Açıklamada, Êzidîlerin inanç ve kimlik özgürlüğünün tanınmasına, köylerine güvenli ve onurlu bir şekilde geri dönmelerine, mülk ve yerleşim sorunlarının çözülmesine ve eşit vatandaşlık haklarının güvence altına alınmasına yönelik her türlü çabanın desteklendiği ifade edildi.

Ancak Koordinasyon, Êzidîler adına yürütülen son görüşmeleri yöntem, hazırlık, toplumsal katılım ve temsiliyet açısından eleştirdi. Bu süreçlerde Êzidî toplumunun farklı kesimlerinin, örgütlü kurumların ve yerel dinamiklerin iradelerinin yeterince hesaba katılmadığı belirtildi.

Koordinasyon; Êzidî kurumlarının, köy meclislerinin, yerel temsilcilerin, aydınların, kanaat önderlerinin ve özellikle Êzidî kadınlarının karar alma ve müzakere süreçlerinde yer alması çağrısında bulundu. Ayrıca müzakerelerin talep ve sonuçlarının toplumla paylaşılması gerektiği ifade edildi.

‘Suriyeli Êzidîler siyasi süreçlerde yer almalıdır’

Suriye’deki Êzidîlerin durumuna dikkat çeken Koordinasyon, siyasi çözüm ve entegrasyon süreçlerinde inanç kimliklerinin, toplumsal varlıklarının, güvenlik ihtiyaçlarının ve kolektif haklarının tanınması gerektiğini belirtti.

Açıklamada, Êzidîlerin yalnızca verilen kararları uygulayan bir toplum olarak görülmemesi gerektiği; müzakerelere katılan ve geleceğini belirlemede söz sahibi olan hak sahibi bir toplumsal unsuru olarak ele alınması gerektiği vurgulandı.

Koordinasyon ayrıca, Êzidîlerin katılımının toplumun tüm kesimlerini, yerel kurumları ve kadınları kapsamasını; entegrasyon sürecinin demokratik, kapsayıcı ve temel hakların korunması temelinde yürütülmesini istedi.

Temel Talepler

Avrupa Êzidî Topluluğu Koordinasyonu, Êzidîlerin haklarının hayata geçirilmesi için şu taleplerini dile getirdi:

“*Êzidîlerin dininin, inanç kimliğinin ve kültürel özerkliğinin resmi olarak tanınması,

*Her türlü ayrımcılığa karşı güvenliğin, yaşam hakkının ve hukuki garantilerin sağlanması,

*Göç etmek zorunda kalan Êzidîlerin köylerine güvenli ve onurlu dönüşlerinin desteklenmesi, mülk ve yerleşim sorunlarının çözülmesi,

*Êzidîlerin eşit vatandaşlığının ve kolektif haklarının güvence altına alınması,

*Êzidîler adına yürütülen tüm görüşmelerin meşru, çoğulcu, şeffaf ve hesap verebilir bir temsil mekanizmasına dayandırılması,

*Kadınların karar alma ve müzakere süreçlerine eşit ve aktif katılımı,

*Suriye’deki entegrasyon ve siyasi çözüm süreçlerinde Êzidîlerin aktif bir bileşen olarak yer alması,

*Şengal’de elde edilen kazanımların manipüle edilmeden değerlendirilmesi ve anlaşmanın uygulanmasının Êzidîlerin hakları temelinde takip edilmesi.”

‘Êzidîlerin geleceği kendi iradeleriyle şekillenmelidir’

Avrupa Êzidî Topluluğu Koordinasyonu, açıklamasının son bölümünde Êzidî toplumunun sorunlarının çözümü için samimi çabalara ve demokratik müzakerelere olan desteğini bir kez daha yineledi. Koordinasyon, Irak Merkezi Hükümeti ile Şengal’de yapılan anlaşmanın olumlu yönlerine dikkat çekerken; Türkiye’deki süreçlerin meşru, kapsayıcı ve Êzidîlerin aktif katılımına dayalı bir temelde hazırlanması ile Suriyeli Êzidîlerin entegrasyon süreçlerine katılımının gerekliliğini vurguladı.

Açıklamada, kalıcı çözümün temel haklardan vazgeçilerek veya yanlış beklentilerle mümkün olamayacağı ifade edildi. Koordinasyon, tüm ilgili taraflara müzakereleri demokratik ve kapsayıcı bir temelde yürütme, kültürel ve toplumsal farklılıkları ayrışma için bir gerekçe yapmama çağrısında bulundu.

Koordinasyon son olarak diyaloğu desteklediğini, ancak Êzidî toplumunun iradesinin göz ardı edilmesini, haklarının siyasi çıkarlar için kurban edilmesini veya meşru temsiliyetlerinin ihlal edilmesini kabul etmeyeceklerini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Êzidîlerin geleceği, yine bizzat Êzidîlerin özgür iradesiyle şekillenmelidir.”