Tunus Kadınlar Birliği’ne haciz baskısı
Tunus Ulusal Kadınlar Birliği (UNFT) Başkanı Radhia Jerbi’nin makam odası ve toplantı salonuna mahkeme kararıyla haciz konulması, tepkilere ve ülkenin en köklü kadın örgütünün geleceğine dair ciddi endişelere yol açtı.
NAZİHA BOUSSAİDİ
Tunus- Tunus Ulusal Kadınlar Birliği (UNFT) Başkanı Radhia Jerbi, genel merkeze yönelik haciz kararının kadın örgütünü dağıtmayı, marjinalleştirmeyi, kadınların kazanımlarını gasp etmeyi ve mücadele tarihini unutturmayı hedefleyen sistemli bir saldırı olduğunu belirtti.
UNFT Başkanı Radhia Jerbi, sivil toplum aktivistleri, gazeteciler ve farklı kesimlerden kadınlar, Birlik genel merkezini ve toplantı salonunu hedef alan haciz kararını büyük bir şokla karşıladı.
Kararın etkileri yalnızca örgütün sembolik değeriyle sınırlı kalmadı. İki yıldır maaş almadan çalışan, maddi durumlarının düzelmesini bekleyen çalışanların yaşadığı mağduriyet ve endişe daha da derinleşti. Bazı çalışanların ciddi sağlık sorunları yaşaması, bir çalışanın ise birikmiş kredi borçlarını ödeyemediği için evine haciz gelme tehlikesiyle karşı karşıya kalması insani krizi büyütüyor.
‘Sistemli bir yok etme politikası’
Ajansımıza konuşan Radhia Jerbi, haczin örgütün elinde kalan son alanlar olan başkanlık makamı ile toplantı salonunu kapsadığını belirtti. Radhia Jerbi, "Bu uygulama, Gafsa Asliye Mahkemesi tarafından 14 yıl önce, yani benim başkanlık dönemimden önce verilmiş bir karara dayanıyor. 1987-2012 yılları arasındaki eski mali alacaklarla ilgili" dedi.
Devrimden sonra İslamcıların iktidarda olduğu dönemde Birliği zayıflatmak, bölmek ve yok etmek için sistemli girişimlerle karşı karşıya kaldıklarını vurgulayan Radhia Jerbi, kurumu batırmak için düşük ücret politikasının uygulandığını, bu nedenle Birlik olarak o dönemde hükümetten çalışanların maaşlarını üstlenmesini talep ettiklerini ifade etti.
Açılan davaların zamanlamasını ve arkasındaki niyeti de eleştiren Radhia Jerbi, Zeynel Abidin Bin Ali döneminde hak talep etmeyen bazı çalışanların, devrimden sonra 1980-1987 ve hatta Sosyal Güvenlik Yasası’nın yürürlüğe girdiği 1979 öncesine ait alacaklar için davalar açtığına dikkat çekti.
‘Planlı bir yargı taktiği yürütülüyor’
Örgüte karşı bilinçli ve planlı bir yargı taktiğinin uygulandığını belirten Radhia Jerbi; Gafsa ve Gabes gibi çevre vilayetlerde Birlik yönetiminin haberi olmadan yargı kararları çıkartıldığını, ardından bu kararların aniden başkent Tunus’ta uygulamaya koyularak kendilerinin emrivakiyle karşı karşıya bırakıldığını vurguladı.
Genel merkez binalarına ve araçlarına daha önce el konulduğunu, son olarak çalışma odası ile toplantı salonunun mühürlendiğini söyleyen Radhia Jerbi, çalışmaları artık yerde oturarak sürdürmek zorunda kalacaklarını dile getirdi. Devletin ve Kadın Bakanlığı’nın hiçbir desteğinin olmadığını, aksine üst üste darbeler aldıklarını kaydetti.
Mevcut finansal krizin devrim sonrası hükümetlerin siyasi tutumundan kaynaklandığını söyleyen Radhia Jerbi, Birliğin borç batığına saplanıp kaderiyle baş başa bırakıldığını; bu kritik durumu görüşmek ve gerekli kararları almak üzere Merkez Komite’nin bugün (Cuma) toplanacağını açıkladı.
Sert tepki ve dayanışma dalgası
Birliğe yönelik haciz kararı, aktivistler ve gazeteciler arasında büyük bir tepkiye ve bu köklü örgütle geniş bir dayanışma dalgasına yol açtı. Gazeteci Mouna Ben Gamra tepkisini şu sözlerle dile getirdi:
"Tunus Ulusal Kadınlar Birliği’ni kapatılabilecek ya da marjinalleştirilebilecek sıradan bir yapı olarak görmek, Tunus tarihinin bir sayfasını silme ve bağımsızlıktan bu yana ulusal devletin inşasına eşlik eden onlarca yıllık feminist mücadeleyi yok sayma girişimidir. Tarihi ve mücadeleyle dolu bir simgeye bu derece bir saygısızlıkla nasıl saldırılabilir? Bu anıtsal yapının tarihine yakışmayan koşullarda çalışmaya devam eden kadınlara ve emekçilere bu baskı nasıl uygulanabilir? Kadınların mücadelesini hedef alanlar, sadece Birlik ile değil; kadının başarısıyla, tarihiyle, onur ve eşitlik mücadelesiyle savaşmaktadır. Günlük baskılara maruz kalan tüm çalışanların ve kadın mücadelecilerin yanında durmaya devam edeceğim. Kurumlar şahıslara indirgenemez, tarih bir kararla silinemez ve mücadele baskılarla engellenemez. Tunus, kadınlarının mücadelesi ve fedakarlıklarıyla inşa edilmiştir. Tarihleri silinemez, bugünlerine el konulamaz. Tüm desteğim Tunus Ulusal Kadınlar Birliği emektarlarına ve Tunuslu feminist mücadelecileredir."