Katledilen Gönül Alkan’ın annesi: Kadın katliamlarına karşı herkes ses versin

Koruma kararına rağmen boşanma aşamasındaki erkek tarafından dört çocuğunun gözleri önünde katledilen Gönül Alkan’ın annesi Saliha Bozkurt, 18 Kasım’da görülecek duruşma için dayanışma çağrısı yaptı.

MEMİHAN HİLBİN ZEYDAN

Wan- Türkiye’de neredeyse her gün üç kadın katlediliyor. JİNNEWS’in şiddet çetelesine göre 2026 yılının 9 ayında katledilen kadın sayısı 213. Bu kadınlardan biri de Gönül Alkan. Hakkında koruma kararı vardı, şiddetten kaçıp annesinin evine sığınmıştı. Ancak Gönül Alkan, korunamadı. Boşanma aşamasında olduğu erkek tarafından dört çocuğunun gözleri önünde katledilen 33 yaşındaki Gönül’ün annesi Saliha Bozkurt, kızının ölümünden sorumlu failin en ağır cezayı almasını istiyor.

Gönül Alkan, hakkında uzaklaştırma kararı bulunan boşanma aşamasında olduğu Kemalettin Alkan tarafından 18 Şubat 2026 tarihinde katledildi. Çok sayıda suç kaydı bulunan ve cezaevinden salıverildiği belirlenen fail, şikayetlere ve alınan uzaklaştırma kararına rağmen Gönül Alkan’ı katletti. Fail Kemalettin Alkan hakkında "eşe karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle açılan davanın ilk duruşması görüldü. Mahkeme heyeti, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi amacıyla davayı 18 Kasım 2026 tarihine erteledi.

‘Bu caniliktir’

 

Kızı Gönül Alkan’ın 14 yıldır evli olduğunu belirten anne SalihaBozkurt, “14 yıllık evliliği boyunca her türlü şiddete maruz bırakıldı. Kızımın maddi, manevi hiçbir ihtiyacını karşılamıyor sadece şiddet uyguluyor ve hakaret ediyordu. Kızım artık dayanamayıp gelip bana sığındı ama o cani onu dört çocuğunu gözü önünde katletti. Bu caniliktir. Bunlar yetmezmiş gibi bir de kızım hakkında yalanlar söyleyip iftira atıyor” dedi.

Failin duruşmada yalan ifadelerde bulunduğuna değinen Saliha Bozkurt, mahkemede failin kendisine şiddet uygulandığını iddia ettiğini belirtti. Saliha Bozkurt, “’Karım beni dövdü’ diyor. Bizim gücümüz ona yetseydi kızımı gözümün önünde defalarca bıçaklayamazdı. 21 suç kaydı var. Bir noktada devletin önlem alması gerekiyor. Bu yüzden binlerce annenin yüreği yanıyor. Devlet artık bu failleri affetmesin. Anneler olarak bu acıya dayanamıyoruz. Gözümün önünde evladımı öldürdüler. Ne diyebilirim biz artık yaşamıyor gibiyiz” şeklinde konuştu.

‘Failleri değil kadınları korusunlar’

Devletin artık kadın katliamlarına yönelik önlem alması gerektiğini vurgulayan Saliha Bozkurt, katledilen kadınları her gün bir yenisinin eklendiğinin kaydetti. Saliha Bozkurt sözlerine şöyle devam etti: “Hiçbir şey yetmiyormuş gibi bir de failler korunuyor. Failleri değil kadınları korusunlar. Ağır cezalar verilsin. Anneler olarak içimize bir nebze su serpilmiş olur. Son mahkemeden bu yana hala kendime gelmiş değilim. Göz göre göre yalan söylüyor. Yılda bir kere giderdim kızımın evine sırf o yüzden bile kızıma şiddet uygulardı.”

Dayanışma çağrısı

Saliha Bozkurt, 18 Kasım tarihinde duruşmanın olduğuna işaret ederek, herkesi mahkemeye dayanışmaya çağırdı ve “Kadınların öldürülmesine karşı artık herkes ses versin. Bir kadın daha katledilmesin. Binlerce kadın katledildi. Hiçbir anne evladını bu katiller yüzünden kaybetmesin artık. Benim kızım 33 yaşında katledildi, dört çocuğu annesiz kaldı. Adalet istiyorum” dedi.

‘Failin ifadeleri çelişkili'

Dava avukatlarından Avukat Medine Turantaylak da failin eşe karşı kasten öldürmeden cezalandırılmasının talep edildiğini belirterek “Fakat eylemin oluş şekli itibariyle sanığın tasarlayarak öldürdüğünü düşünüyoruz. Tasarlama hususu için daha önce toplanmamış delillerin toplanmasını talebinde bulunduk. Mahkemece taleplerimiz kabul edilerek istediğimiz delillerin toplanması için ara karar verildi. 2’nci duruşma 18 Kasım tarihinde görülecek” dedi.

Failin mahkemede daha önce verdiği ifadeyle çelişen yeni bir ifade verdiğini aktaran Medine Turantaylak, “Kadın cinayeti dosyalarında fail erkeklerin çoğu haksız tahrik indirimi için yalan beyanlarda bulunmaktadır. Bu dosyada da fail erkek verdiği ifadede haksız tahrik indirimi çelişkili beyanda bulundu. Bu dosya cezasızlık politikasının sonuçlarının ne kadar ağır olduğunu göstermektedir. Sanık cezaevindeyken infaz yasasından faydalanarak tahliye olmuş ve tahliye olduktan sonra eşini katletmiştir. Cinayet, kadın lehine verilmiş koruma kararı varken gerçekleşmiştir. Olaydan önce Gönül Alkan şiddete maruz bırakılmış ve koruma tedbiri alarak kök ailesinin evine sığınmıştır. 6284 sayılı kanun kapsamında hükmedilen tedbirin varlığına rağmen sanık Gönül Alkan’ın evine giderek eylemi gerçekleştirmiştir. Alınan tedbir kararı yetkili makamlar tarafından etkili şekilde takip edilmediğinden ve gerekli tedbirler alınmadığından bir kadını daha kaybettik. Adaletin sağlanması için mücadele etmeye, sanığın üst hadden cezalandırılması için mücadeleye etmeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.