Fas’ta kadın sineması kadınların sorunlarını beyaz perdeye taşıyor

Salé Uluslararası Kadın Sineması Festivali devam ediyor. Festivalde Burkina Faso’da kadın sağlığı için mücadele eden bir ebenin hikayesi ile Hindistan’daki Müslüman kadınların ailevi ve hukuki sorunlarını ele alan belgeseller öne çıktı.

RAJA KHAYRAT

Fas- Fas’ın Salé kentinde düzenlenen Uluslararası Kadın Sineması Festivali, dördüncü gününde kadınların farklı coğrafya ve kültürlerde yaşadığı sorunları beyaz perdeye taşımaya devam ediyor. 3 Ekim’e kadar sürecek festivalde Asya ve Afrika’dan farklı kültürlere ait yapımlar, kadınların toplumsal yaşamdaki konumunu, karşılaştıkları ayrımcılığı ve hak mücadelelerini ele alıyor.

Festivalde gösterilen filmler, farklı coğrafyalardan kadınların deneyimlerini ortak bir zeminde buluştururken, kadınların toplumsal yaşama erkeklerle eşit biçimde katılımı ve karşılaştıkları eşitsizliklerin giderilmesi gibi konulara odaklanıyor.

Kadınların imzasını taşıyan sinema

Salé kentindeki Hollywood Sineması’nda Fransız yönetmen Camille Varenne imzalı “Woulougou” adlı belgesel gösterildi. Resmi belgesel film yarışması kapsamında gösterilen yapım, Burkina Faso’daki kadınların sağlık hizmetlerine erişimde yaşadığı sorunları ebe Honorine Soma’nın hikayesi üzerinden anlatıyor.

Honorine Soma, 15 yılı aşkın süre boyunca sağlık ocakları ve üniversite hastanelerinde çalıştıktan sonra, kadın sağlığı hizmetlerinin son derece yetersiz olduğu kırsal bir bölgede doğum merkezi kurdu. Merkez yalnızca doğum hizmeti sunmakla kalmıyor, bölgedeki ebelerin eğitimine ve mesleki gelişimine de katkı sağlıyor.

Honorine Soma, kırsal bölgelerde kadınların sağlık hizmetlerine erişimde yaşadığı sorunlara uzun yıllar tanıklık etmesinin merkezi kurmasında belirleyici olduğunu belirtti.

Hindistanlı yönetmen Sophie Chirago imzalı “Sessizce Oturmaktan Ne Doğar?” adlı belgeselde ise Hindistan’daki etnik azınlıklara, özellikle Müslüman kadınlara yönelik uygulamalar ele alınıyor.

Film, Mumbai’de kadınlara yönelik ilk şeriat mahkemesini yöneten Khatun adlı kadının hikayesine odaklanıyor. İslam hukuku alanında Hindistan’ın ilk kadın kadılarından biri olarak tanımlanan Khatun, şiddete maruz kalan kadınları ve aile içi sorunlar yaşayan çiftleri kabul ederek sorunlarını anlatabilecekleri ve dini hukuk çerçevesinde haklarını arayabilecekleri bir alan oluşturuyor.

Hindistan’da kadınların hak mücadelesi

Filmin yönetmeni Sophie Chirago, festival kapsamında yaptığı açıklamada, belgeselinde ele aldığı bu mahkemelerin Hindistan’daki Müslüman toplulukların ailevi anlaşmazlıklarında başvurduğu dini ve sosyal kurumlar olduğunu söyledi.

Sophie Chirago’ya göre mahkemeler evlilik, boşanma ve nafaka gibi aile meselelerinde anlaşmazlıkların çözümüne yönelik rehberlik, uzlaştırma veya arabuluculuk işlevi görüyor. Devlet yargı sisteminin bir parçası olmayan bu kurumların kararları taraflar açısından bağlayıcı değil. Taraflardan birinin karara uymaması durumunda devlet mahkemelerine başvurulabiliyor.

Sophie Chirago, şu anda evlilik anlaşmazlıklarına bakan şeriat mahkemelerinde 10 kadının görev yaptığını, Mumbai’nin de aralarında bulunduğu üç kentte üç ayrı mahkemenin daha bulunduğunu aktardı.

Hindistan’da kadınların durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Sophie Chirago, kadınların insan haklarından tam anlamıyla yararlanmasının önünde hala önemli engeller bulunduğunu belirtti. Kadınların bazıları en üst düzey karar alma mekanizmalarında yer alsa da günlük yaşamda ayrımcılık, şiddet ve kamusal alanlarda tacizin devam ettiğini ifade etti.

Kadınların sorunlarına ilişkin çalışmalarını sürdüreceğini belirten Sophie Chirago, Hindistan’ın kimliğinin önemli bir parçası olduğunu ve kadınların meselelerinin kendisi için öncelikli olduğunu söyledi.

Fatima Mernissi’nin düşünsel mirası sinemayla buluşuyor

Festivalin bir diğer önemli başlığı ise Faslı düşünür ve sosyolog Fatima Mernissi oldu. Hayatını kaybeden Fatima Mernissi’nin dört eseri, eski felsefe profesörü Hüseyin Sahban tarafından Fransızcadan Arapçaya çevrilerek festival kapsamında tanıtıldı.

Hüseyin Sahban’a göre Fatima Mernissi, bu eserlerinde İslam’ın eski dini ve tarihi metinlerini eleştirel ve yorumlayıcı bir yaklaşımla inceleyerek Fas ve genel olarak Arap-İslam toplumlarında günümüzde yaşanan kültürel ve toplumsal sorunların tarihsel köklerini araştırdı.

Fatima Mernissi’nin çalışmalarında kadınlara yönelik ayrımcılık, kadınların siyasi karar alma süreçlerinden dışlanması, dini bilgi alanında erkeklerin tekel oluşturması, kadın ve erkek arasındaki aşk duygusunun değersizleştirilmesi gibi konuların yanı sıra düşünce, özgürlük, demokrasi ve kadın korkusu gibi toplumsal ilerlemenin önündeki engeller de ele alınıyor.

Festival kapsamında Fatima Mernissi’nin yaşamını anlatan bir film de gösterilecek. Abderrahman Tazi tarafından yönetilen filmde Fatima Mernissi’yi Faslı oyuncu Meryem Zaimi canlandırıyor. Meryem Zaimi, festivalin açılış töreninde ödüllendirilen isimler arasında yer aldı.

Salé Uluslararası Kadın Sineması Festivali, 3 Ekim’e kadar uzun metrajlı kurmaca ve belgesel film yarışmalarındaki yapımların gösterimlerinin yanı sıra sinema sanatına ilişkin çeşitli söyleşi ve tartışmalara ev sahipliği yapmayı sürdürecek. Etkinliklerde kadın ve erkek yönetmenler, sinema profesyonelleri ve sinemaya ilgi duyan katılımcılar bir araya gelecek.