Hedla Yûnis: Ekonomik krizin en ağır yükünü kadınlar taşıyor

Til Temir Kadın Evi Yöneticisi Hedla Yûnis, Suriye'de derinleşen ekonomik krizin kadınları ekonomik yaşamdan dışladığını, aile içi şiddeti artırdığını ve kadınların dayanışma ile kendi ekonomik projelerini geliştirmesi gerektiğini söyledi.

SORGUL ŞÊXO

Til Temir - Suriye, bu yıl nüfusun yüzde 90'ından fazlasını etkileyen ağır bir ekonomik krizle karşı karşıya. Yerel para biriminin sürekli ve ciddi değer kaybetmesi nedeniyle alım gücü hızla düşerken, 15 yılı aşkın süredir devam eden savaşın yol açtığı yıkım ve altyapının büyük ölçüde tahrip olması, milyonlarca insanı gıda güvensizliğiyle karşı karşıya bıraktı.

Eski rejimin yıkılması, Suriye'nin teröre destek veren ülkeler listesinden çıkarılması ve Sezar Yasası'nın kaldırılması gibi önemli siyasi gelişmelere rağmen, halkın büyük bölümü hala yoksulluk sınırının altında yaşamını sürdürüyor. Alım gücündeki ciddi düşüş ve enflasyondaki sürekli artış, yaşam koşullarını her geçen gün daha da ağırlaştırıyor.

Derinleşen ekonomik kriz nedeniyle çok sayıda kişi, biriken borçlarını ödeyemediği ya da ailesinin temel ihtiyaçlarını karşılayamadığı için yaşamına son verirken, yoksulluğun beraberinde getirdiği bu kriz kadınların yaşamını da doğrudan etkiliyor.

Kuzey ve Doğu Suriye'nin Til Temir kentindeki Kadın Evi Yöneticisi Hedla Yûnis, ajansımıza yaptığı değerlendirmede, ekonomik krizin aile yapısı üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, bu koşullar karşısında nasıl alternatif çözümler geliştirilebileceğine ilişkin görüşlerini paylaştı.

‘HTŞ'nin yönetime gelişi Suriyelilerin yaşamını daha da zorlaştırdı’

Hedla Yûnis, cihatçı HTŞ'nin yönetime gelmesinin ardından Suriye'deki yaşam koşullarının daha da ağırlaştığını belirterek, halkın karşı karşıya olduğu sorunlara dikkat çekerek, “Bugün her ailenin ihtiyaç duyduğu yakıt başta olmak üzere temel hizmetlere erişim neredeyse tamamen kesilmiş durumda. Bu hükümetin halkın sesine kulak vermesi, yaşadığı sorunlara çözüm üretmesi ve insanca yaşayabilecekleri koşulları sağlaması gerekiyordu. Ancak halkın refah içinde yaşayacağı bir dönem yaratmak yerine, iktidar döneminde yaşam daha da karanlık hale geldi” dedi.

‘Suriyelilerin önünde üç seçenek var’

Ekonomik krizin toplum üzerindeki yükü her geçen gün ağırlaştırdığını ifade eden Hedla Yûnis, yaşanan geçim sıkıntısının intihar vakalarını ve göçü artırdığını söyleyerek şöyle konuştu:

“Bölgede birçok kişi ekonomik kriz nedeniyle yaşamına son verdi. Aynı zamanda komşu ülkelere yönelik göç de giderek artıyor. Bugün Suriyelilerin önünde üç seçenek bulunuyor: Ya mevcut hükümet değişecek, ya cihatçıların yönettiği bu iktidara karşı halk yeni bir devrim gerçekleştirerek kendi kendini yönetecek ya da halk kendi öz yönetimini kuracak. Bize göre en doğru seçenek, halkın kendi kendini yönetmesidir. Bugün insanlar ailelerine onurlu bir şekilde bir parça ekmek bile götüremedikleri için yaşamlarına son veriyor. Bu tablo artık kabul edilemez.”

‘HTŞ, kadınları ekonomik yaşamdan dışlıyor ve kazandıkları kimliği ellerinden alıyor’

Hedla Yûnis, Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi döneminde kadınların ekonomik alanda elde ettiği kazanımları hatırlatarak, bugün kadınların karşı karşıya olduğu tabloyu şu sözlerle değerlendirdi:

“Geçici yönetimin kontrolündeki bölgelerde kadınlar ekonomik yaşamdan dışlanıyor; ekonomik alanda söz ve karar sahibi olmalarına izin verilmiyor. Rojava'da kadınlar ekonomik bağımsızlıklarını belli ölçüde koruyabiliyor. Ancak Şedadê'den Reqa'ya kadar HTŞ'nin kontrolüne giren bölgelerde kadınlar bu özgürlüklerini birer birer kaybediyor.

Kadınlar, geçici yönetimin uygulamalarına karşı tepkilerini ortaya koyuyor. Ancak bu bölgelerde bağımsız bir basının bulunmaması nedeniyle kadınların maruz kaldığı ağır hak ihlalleri kamuoyuna olduğu gibi yansımıyor. Ekonomik alandan dışlanmalarıyla birlikte kadınların özgürlüğü de kuşatılıyor ve giderek boğuluyor.”

‘Ekonomik kriz kadınları daha fazla etkiliyor’

Hedla Yûnis, ekonomik krizin en ağır sonuçlarını kadınların yaşadığını belirterek, bunun kadınlara yönelik psikolojik ve fiziksel şiddeti, hatta kadın katliamlarını artırdığını ifade ederek, “Kadınlar ev içinde şiddetle karşı karşıya kalıyor ve bu son derece tehlikeli bir tablo oluşturuyor. Suriye'de kadınların durumu giderek felakete sürükleniyor. Yaşanan kriz aile birliğini, kadınları ve çocukları da derinden etkiliyor. Kadınlar ekonomik yetersizlikler nedeniyle çocuklarının eğitim, sağlık ve diğer temel ihtiyaçlarını karşılayamıyor, geleceklerini kuramıyor. Kadınlar ve erkekler, ekonomik krize karşı birlikte nasıl mücadele edeceklerini öğrenmeli. Bugün herkes ekonomik savaşın etkilerini hissediyor ancak bunun en ağır bedelini kadınlar ödüyor” dedi.

‘Çözümü erkeklerden ya da hükümetten beklemeyin, kendi projelerinizi geliştirin’

Hedla Yûnis, kadınların ataerkil zihniyet ile kadınların varlığını tanımayan yönetim anlayışı arasında kesintisiz bir mücadele yürüttüğünü belirterek sözlerini şöyle tamamladı:

“Kadınlar ekonomik krize karşı mahalle komünlerinin öncülüğünde evlerinde küçük üretim projeleri geliştirmeli. Birbirleriyle dayanışma içinde olmalı, kadın kurumları ve örgütleriyle ilişkilerini güçlendirerek ekonomik krizin yükünü birlikte hafifletmelidir. Çözümü erkeklerden ya da hükümetten beklemek çaresizliktir. Biz kadınlar ancak birbirimize dayanarak, ortaklaşarak ve kendi gücümüze güvenerek bu krizden çıkabili.