Rojhilat’ta kontrol noktalarına tepki: Telefonlar inceleniyor, eşyalar aranıyor

Rojhilat’ın özellikle Saqiz ve Sine kentlerinde son dönemde artırılan güvenlik noktaları, vatandaşların tepkisine yol açtı. Telefonların incelendiği, eşyaların arandığı ve özellikle kadınlar ile gençlerin aşağılayıcı muamelelere maruz kaldığı belirtiliyor

Haber Merkezi - Rojhilat’ın çeşitli kentlerinde, özellikle Saqiz ve Sine’de güvenlik güçlerinin varlığının artırılması ve yeni kontrol noktalarının kurulmasıyla birlikte vatandaşlardan çok sayıda şikayet gelmeye başladı.

Edinilen bilgilere göre, kontrol noktalarında görev yapan güvenlik güçleri, çoğu zaman herhangi bir mahkeme kararı veya resmi gerekçe göstermeden vatandaşları durduruyor, kimlik kontrolü yapıyor ve bazı durumlarda cep telefonları ile kişisel eşyalarını inceliyor. Vatandaşlar, bu uygulamaların kentlerdeki günlük yaşamı olumsuz etkilediğini ve kamusal alanlarda baskı hissini artırdığını ifade ediyor.

‘Telefonlarımızı incelediler’

Sara H. isimli genç bir kadın, yaşadığı deneyimi anlatarak, bir arkadaşıyla kurstan dönerken Saqiz kentindeki Helû Meydanı'nda bulunan kontrol noktasında durdurulduklarını söyledi. Sara H., güvenlik görevlilerinin önce nereye gittiklerini ve neden dışarıda olduklarını sorduğunu, ardından cep telefonlarını görmek istediğini belirtti ve "İzin almadan telefonlarımızı incelemeye başladılar. Fotoğraflarımıza, mesajlarımıza ve hatta Instagram hesaplarımıza baktılar. Görevlilerden biri arkadaşımın kıyafeti ve makyajı hakkında aşağılayıcı ifadeler kullandı. Çok korkmuştuk ve itiraz edersek ne olacağını bilmiyorduk" dedi. Sara, yaşadığı olayın ardından kendisinin ve birçok genç kadının bazı cadde ve meydanlarda kendilerini güvende hissetmediğini ifade etti.

Kontrol noktasında kendilerinden önce bir kadının da görevlilerle tartıştığını belirterek şunları söyledi:

"Kadın yüksek sesle tepki gösteriyor ve 'Galerime, Telegram hesabıma ve rehberime bakmaya hakkınız yok. Bunlar özel ve ailevi meseleler içeriyor, biraz utanın' diyordu. Ama biz çok korkmuştuk. Arkadaşım o kadar gerilmişti ki tırnaklarını yemeye başlamıştı."

Sara'nın annesi ise yaşanan olayın ardından kızının kaygı ve korku yaşamaya başladığını söyledi.

‘Kentler güvenlik alanına dönüştü’

Sivil toplum aktivistleri ve bölge sakinleri, son aylarda kontrol noktalarının sayısındaki artışın güvenlikçi politikaların ve toplumsal denetimin yoğunlaşmasının bir parçası olduğunu savunuyor. Onlara göre kentlerin cadde ve meydanları giderek vatandaşların sorgulandığı, üstlerinin ve eşyalarının arandığı alanlara dönüşüyor. Bu durumun özel hayatın gizliliğini ihlal ettiği ve toplum üzerinde psikolojik baskı yarattığı belirtiliyor.

Aktivistler, özellikle kadınların kıyafetleri, görünüşleri ve davranışları nedeniyle daha sık hedef alındığını ve zaman zaman aşağılayıcı muamelelere maruz kaldığını öne sürüyor.

Hak ihlali endişeleri

Hukukçular ve insan hakları savunucuları, vatandaşların cep telefonları ve kişisel eşyalarının mahkeme kararı olmaksızın aranmasının özel hayatın gizliliği ve temel vatandaşlık hakları açısından ciddi sorunlar doğurduğunu vurguluyor.

Buna karşın bölgeden gelen bilgiler, birçok kontrol noktasında güvenlik güçlerinin herhangi bir yasal izin göstermeden arama yaptığı yönündeki iddiaların sürdüğünü ortaya koyuyor.

Özellikle Saqiz ve Sine’den gelen şikayetlerde, uygulamaların yalnızca günlük yaşamı aksatmakla kalmadığı, aynı zamanda kentlerde korku ve gerginlik ortamını derinleştirdiği ifade ediliyor. Vatandaşlar, kontrol noktalarının yaygınlaşmasının şehirlerin sosyal dokusunu olumsuz etkilediğini ve kamusal alanlarda hareket özgürlüğü konusunda endişeleri artırdığını dile getiriyor.