Ecdebiye’de kadın kafesi erkek egemen zihniyetin hedefinde
Ecdebiye’de herkesin kadın kafelerini desteklemesi ya da bu kafelere gitmesi gerekmiyor. Ancak faaliyetleri yasalara uygun olduğu ve başkalarının haklarını ihlal etmediği sürece kadınların bu tür mekanlar açma hakkına saygı gösterilmeli.
AZİZE HÜSEYİN
Haber Merkezi- Libya'nın Ecdebiye kentinde yalnızca kadınlara yönelik bir kafenin açılması, ekonomik bir projeden dijital medya kullanıcılarının tartıştığı ahlaki bir meseleye dönüşmesi için uzun zaman almadı. Tartışma artık mekanın sunduğu hizmetin niteliği, başarılı olma ihtimali ya da yeni bir ekonomik faaliyet yaratmaya katkısıyla ilgili olmaktan çıktı. Bunun yerine kadınların tercih ederek gidebilecekleri bir mekanın varlığı yargılanmaya başlandı. Sanki kadınların kamusal bir alanda bir araya gelmesi, toplumsal ve ahlaki açıdan gerekçelendirilmesi gereken bir durummuş gibi ele alındı.
Dijital medya platformlarındaki sayfalardan birinde, kafeye giden kadınlara yönelik, “Kafe kadınları... Ani ölümün sancılarını hatırlayın” ifadesi yer aldı. Bu ifade, kadınların karşı karşıya kaldığı söylemin niteliğini ortaya koyan örneklerden birini oluşturuyor. Buradaki itiraz, ticari bir projeye ilişkin görüş ayrılığıyla sınırlı kalmıyor; sıradan bir sosyal faaliyette bulunmak için dini korkutmayı, ölümü ve cezayı hatırlatmayı da beraberinde getiriyor.
Kadınların yargılanması
İşin çelişkili yanı, para yatırıp gelir kaynağı oluşturmak amacıyla bir proje açmaya karar veren bir kadının, işletme yönetme becerisi ya da faaliyetinin yasallığı üzerinden değil, başkalarının kadınlara özel bir mekan fikrini kabul edip etmemesi üzerinden yargılanması. Burada mesele, Libya'nın bir kentindeki kafenin sınırlarını aşarak toplumun kadının işgal etmesine izin verdiği alan ve ekonomik ve sosyal bağımsızlığına çizdiği sınırlar hakkında daha geniş bir soruya dönüşüyor.
‘Çalışmak zorunlu bir seçenek’
Bu mesele, haklar boyutu kadar önemli bir ekonomik boyut da taşıyor. Yaşam maliyetlerinin yükseldiği, satın alma gücünün gerilediği ve iş olanaklarının sınırlı olduğu Libya'da yeni gelir kaynakları ve istihdam olanakları yaratabilecek girişimleri kısıtlamak yerine küçük işletmelerin kapsamını genişletmeye ihtiyaç var.
Birçok kadın için serbest çalışma artık yalnızca ek bir seçenek değil; yaşam koşullarıyla mücadele etmenin, temel ihtiyaçları karşılamanın, ailenin geçimine katkıda bulunmanın ve belirli ölçüde mali bağımsızlık kazanmanın bir yolu haline geldi. Buna rağmen kadın girişimciler finansman, yüksek kira ve işletme maliyetleri, pazarlama güçlükleri gibi sorunlarla karşı karşıya kalıyor. Bunların yanı sıra bir proje kurma kararını bile itiraz konusu haline getirebilen toplumsal kısıtlamalarla mücadele ediyorlar.
‘Kadınların işletmeleri neden kamusal bir mesele?’
Sınıfsal açıdan bakıldığında çelişki daha da belirginleşiyor. Pahalılığın aileleri tükettiği, sağlık ve eğitim hizmetlerinin zayıfladığı, yolsuzluk, tekelcilik ve kaynakların kötü yönetilmesine ilişkin sorunların arttığı bir ülkede kadınlara yönelik bir kafe, ahlaki söylemin tepkisini çeken bir meseleye dönüşüyor. Buna karşılık yurttaşların sömürülmesi, gelirlerinin erimesi ve ekonomik haklarının ihlal edilmesi aynı düzeyde ilgi görmüyor.
Burada amaç, toplumsal değerlerin önemini küçümsemek ya da insanların farklı düşünme hakkını ortadan kaldırmayı talep etmek değil; neyin tepki ve itirazı hak ettiği konusundaki seçiciliği sorgulamaktır. Bir kadın tarafından işletilen ticari bir proje neden kamusal bir meseleye dönüşürken, binlerce ailenin yaşamını etkileyen krizler neden aynı düzeyde sorgulama ve baskıya konu olmuyor?
‘Kadınlar ahlaki bir sınava dönüştürülüyor’
Çalışmak ve düzenli bir gelir elde etmek, toplumun onayına bağlı bir ayrıcalığa dönüştürülmemesi gereken iki haktır. Kadının da tıpkı erkek gibi projesini seçme, hedef kitlesini belirleme ve yasalara uygun şekilde işletme hakkı vardır. Her kadın girişiminin ahlaki bir sınava dönüştürülmesi ya da kadınlara özel bir mekan açılmasının şüpheyle karşılanarak savunma ve gerekçelendirme gerektiren bir durum olarak görülmesi kabul edilemez.
‘Sorun kadın bağımsızlığının denetlenmesi’
Ecdebiye'deki kadın kafesi meselesi, ticari bir mekan hakkındaki anlaşmazlığın ötesine geçen bir sorunu ortaya koyuyor. Bu mesele, kadınların ekonomik ve sosyal kararlarını kendilerinin verme hakkı ve onların tercihlerini belirleme yetkisinin kime ait olduğu konusunda yaşanan mücadeleyi yansıtıyor. Bireylerini korumak isteyen bir toplum bunu kadınları tehdit ederek ya da korkutarak yapmaz. Yurttaşlarına saygı duyan bir devlet ise onların haklarını toplumsal yargılara terk etmez; bunun yerine herkesi koruyan ve ayrımcılığı önleyen yasal bir çerçeve oluşturur.
Herkesin kadın kafelerini desteklemesi ya da bu kafelere gitmesi gerekmiyor. Ancak faaliyetleri yasalara uygun olduğu ve başkalarının haklarını ihlal etmediği sürece kadınların bu tür mekanlar açma, buralarda çalışma ve sunulan hizmetlerden yararlanma haklarına saygı gösterilmesi gerekiyor.
Sorun, bir kadının kapılarını kadınlara açmayı tercih ettiği bir kafe değil; toplumun bazı kesimlerinin hala kadının bağımsızlığını denetlenmesi ve izin alınması gereken bir mesele olarak görmesidir. Oysa toplum, insanların haklarını korumaya, yolsuzluk, tekelcilik ve sömürüyle mücadele etmeye yönelmeli; kadınların girişimlerini hedef almak ve geçim kaynaklarını kuşatmak yerine bu hakları güvence altına almalıdır.