İran’da hemşire krizi büyüyor: 70 bin hemşire evlerine çekildi
İran’da yaklaşık 70 bin hemşirenin çalışma hayatından çekilerek evde kaldığı belirtilirken, ülkedeki hemşire açığının en az 100 bine ulaştığı ifade ediliyor.
Haber Merkezi- İran Hemşireler Evi Genel Sekreteri Muhammed Şerifi Mukaddem, ülkede yaklaşık 70 bin hemşirenin evlerine çekildiğini açıkladı. Şerifi Mukaddem, yaptığı açıklamada, ağır çalışma koşulları ve düşük gelir nedeniyle bazı hemşirelerin hastanelerde çalışmaya devam etmek yerine meslekten ayrılmayı veya evde kalmayı tercih ettiğini söyledi.
Hemşirelerin ortalama maaşının 25-28 milyon tümen civarında olduğunu belirten Şerifi Mukaddem, yaşananların ülkedeki sağlık sisteminde ciddi bir insan gücü sorununa işaret ettiğini ifade etti.
İran Hemşirelik Örgütü Başkanı Ahmed Nejatian, hastane yatak sayısına oranla ülkede en az 100 bin hemşire açığı bulunduğunu belirtmişti. Personelin sistemden ayrılması, yeterli istihdam kadrosunun bulunmaması ve sağlık hizmetlerinin insan gücü karşılanmadan genişletilmesinin açığı daha da büyüttüğünü söylemişti.
Sağlık sisteminden kopuş hızlanıyor
Kriz yalnızca yeni personel eksikliğiyle sınırlı değil. İran Sağlık Bakanlığı tarafından açıklanan veriler de hemşirelerin aktif hizmetten ayrıldığını gösteriyor.
Sağlık Bakanlığı Hemşirelikten Sorumlu Yardımcısı Abbas Ebadi, tarafından daha önce açıklanan raporda yaklaşık 2 bin 500 hemşirenin hizmet döngüsünden çıktığını açıkladı. Bunların 570'inin göç ettiği, 1950'sinin ise istifa ettiği veya önceden haber vermeden işini bıraktığı belirtildi. Aynı yıl yaklaşık 1900 hemşirenin de emekliye ayrıldığı kaydedildi.
Hemşirelik Örgütü Başkanı da her yıl emeklilik başta olmak üzere çeşitli nedenlerle yaklaşık 5 bin hemşirenin sistemden ayrıldığını belirtti.
Hemşirelerde göç eğilimi yüksek
2026 yılında BMC Nursing dergisinde yayımlanan bir araştırma da İranlı hemşireler arasındaki göç eğiliminin ciddi boyutta olduğunu ortaya koydu.
İsfahan'da 467 hemşire ve hemşirelik öğrencisiyle gerçekleştirilen araştırmada, katılımcıların yüzde 63,96'sının göç etme eğiliminin yüksek olduğu belirlendi. Ancak bu oranın araştırmaya katılan gruptaki göç etme niyetini ifade ettiği, İran genelindeki gerçek hemşire göçü oranıyla aynı şekilde değerlendirilmemesi gerektiği vurgulandı.
2025 yılında Şiraz'daki devlet hastanelerinde çalışan 595 hemşireyle gerçekleştirilen başka bir araştırmada da katılımcıların yüzde 63,96'sının göç etme eğiliminin yüksek olduğu görüldü.
Araştırmada ayrıca olumsuz sosyal ve çalışma koşulları, erken emeklilik, göç, meslekten ayrılma ve yeni personel istihdamının yetersizliği gibi faktörlere dikkat çekildi.
Geçim taleplerinden grevlere
Personel kaybının yanı sıra hemşirelerin mesleki ve ekonomik taleplerine yönelik protestolar da sürüyor. Hemşirelerin temel talepleri arasında ücretlerin artırılması, ödenmeyen alacakların karşılanması, hemşirelik tarifelerinin düzenlenmesi, zorunlu fazla mesainin kaldırılması, personel sayısının artırılması ve istihdam ile ödemelere ilişkin yasaların uygulanması bulunuyor.
Haziran 2026'da Tahran'da bir grup hemşire ve sağlık çalışanı, İdari ve İstihdam İşleri Kurumu önünde bir araya gelerek ekonomik koşulların iyileştirilmesini, istihdam yasalarının eksiksiz uygulanmasını ve hemşirelik tarifelerinin düzenlenmesini talep etti.
Son dönemdeki önemli eylemlerden biri de Tahran'daki Fayazbahş Hastanesi'nde gerçekleşti. Hemşireler Ağustos 2026'da personel yetersizliği, ağır iş yükü, zorunlu fazla mesai, düşük ücretler ve ödenmeyen alacaklar nedeniyle protesto ve greve gitti.
Eylemlerin ardından bazı hemşireler hakkında dosya açıldığına ilişkin haberler de yayımlandı.
Hastanelerde personel açığı büyüyor
Yaşanan sorun yalnızca hemşirelerin çalışma koşullarıyla sınırlı kalmıyor; sağlık hizmetlerinin sunulma kapasitesini de doğrudan etkiliyor.
Sağlık Bakanlığı Hemşirelikten Sorumlu Yardımcısı'nın açıklamalarına göre İran'da hemşire-hastane yatağı oranı yaklaşık 0,9-0,95 seviyesinde bulunuyor. Sağlık Bakanlığı tarafından açıklanan standart ise 1,8 olarak belirtiliyor.
Personel yetersizliği; daha fazla vardiya, zorunlu fazla mesai ve hemşirelerde mesleki tükenmişliğe yol açabiliyor. Bu durum ise çalışanların hastanelerden ayrılmasını hızlandırarak personel açığının daha da büyümesine neden oluyor.
Hemşirelik alanındaki yetkililer, sorunun artık yalnızca hemşire yetiştirmek olmadığını, mevcut personelin istihdamda tutulmasının da temel sorunlardan biri haline geldiğini belirtiyor. Bazı durumlarda hemşirelik için açılan istihdam kontenjanlarının dahi tamamen dolmadığı ifade ediliyor.
Ortaya çıkan tablo bir kısır döngüye işaret ediyor: personel açığı, ağır iş yükü ve fazla mesai, ücret ve sosyal haklardan duyulan memnuniyetsizlik, mesleki protestolar ve ardından istifa, meslekten ayrılma veya göç.
Hemşireler Evi Genel Sekreteri'nin açıkladığı 70 bin evde kalan hemşire sayısı; yıllık personel kaybı ve en az 100 bin hemşire açığına ilişkin verilerle birlikte değerlendirildiğinde, İran'daki hemşirelik krizinin yalnızca yeni personel eksikliğinden ibaret olmadığı görülüyor. Mevcut sağlık çalışanlarının meslekte tutulması ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi de sağlık sisteminin karşı karşıya olduğu temel sorunlardan biri olarak öne çıkıyor.