Uluslararası Komite çağrısı: Süveyda’da yaşananlar ‘hata’ değil, soykırım

Süveyda’da yaşanan katliamları “basit hatalar” olarak nitelendirmenin kabul edilemez olduğunu belirten Hala el-Haytham, olayların soykırım niteliğinde olduğunu söyleyerek, suçların belgelenmesi için uluslararası bir komitenin kurulmasını istedi.

ROCHELLE JUNİOR

Süveyda - Suriye geçici yönetiminde Sosyal İşler Bakanı Hind Qabawat, Süveyda’da yaşananları “bazı hatalar” olarak nitelendirdi. Açıklama, 14 Şubat’ta Almanya’daki Münih Güvenlik Konferansı sırasında katıldığı panelde geldi.

Hind Qabawat, Dışişleri Bakanı Asaad al-Shaibani’nin Süveyda’daki olayları sadece “hatalar” olarak değerlendirme görüşünü de yineledi. Süveyda halkı, yapılan açıklamayı binlerce masum insanın katledildiği ve 38 köyün sistematik olarak yerinden edildiği süreci küçümsemek olarak değerlendirdi. Uluslararası raporlar da olayların savaş suçu niteliğinde olduğunu doğrularken, bu durum, yaşananların münferit veya önemsiz hatalar olmadığını savunanların konumunu güçlendiriyor.

‘Hata değil, sistematik saldırı’

Süveydalı Hala el-Haytham, Süveyda’daki olayların “basit hatalar” olarak nitelendirilmesini sert bir dille eleştirdi. “Eğer bunlar basit hatalarsa, basit olmayan ne olurdu?” diyen Hala el-Haytham, toplu katliamları, evlerin ve kiliselerin yakılmasını, kadınların kaçırılmasını ve sakinlerin zorla yerlerinden edilmesini sadece “hata” olarak görmekten vazgeçilmesi gerektiğini vurguladı. Hala el-Haytham, yaşananların münferit olaylar olmadığını da belirterek, “Bunlar rastgele gelişen olaylar değil, bölgede demografik değişim yaratmayı amaçlayan sistematik saldırıdır” dedi.

‘Katliamları resmi olarak tanıması, adalete ulaşmanın ilk adımıdır’

Süveyda’da Dürzilere karşı işlenen katliamların "bireysel hatalar" olarak nitelendirilemeyeceğini vurgulayan Hala el-Haytham, “Özellikle bu güçler ağır silahlar ve zırhlı araçlarla donatılmışken, birden fazla yönden askeri konvoyların girişi nasıl açıklanabilir? Bütün bunlar bir bireyin hatasının sonucu muydu? Hayır, organize bir soykırımın parçasıydı. Suriye geçici yönetiminin katliamları resmi olarak tanıması, adalete ulaşmanın ilk adımıdır. Bize karşı işlenen suçun büyüklüğünü kabul etmeden eski haline dönemeyiz. Hükümetin hatasını kabul etmesini talep ediyoruz, çünkü bu, vatandaşlar ve yetkililer arasında güveni yeniden inşa etmenin tek yoludur” sözlerine dikkat çekti.

‘Bağımsız uluslararası bir komisyon kurulmalı’

Hala el-Haytham, Süveyda’da meydana gelen olayları incelemek, belgeleri toplamak ve katliamlar ile bölgeye verilen zararlar hakkında adil bir rapor sunmak üzere bağımsız bir uluslararası komisyon kurulmasının gerekliliğini vurguladı. Süveyda’nın tahsis edilen fonlardan mahrum bırakılması ve haksız bir kuşatmaya tabi tutulması gibi uygulamaları da “sakinlerin toplu cezalandırılması” olarak nitelendiren Hala el-Haytham, yaşananların “küçük bir hata” değil, uluslararası hesap verebilirliği gerektiren bir insanlık suçu olduğunu kaydetti. Hala el-Haytham, “Eğer bunu küçük bir hata olarak görüyorlarsa, bizim için kabul edilemezdir” şeklinde konuştu.

‘Bu insanlara nasıl güvenebiliriz’

El-Matouna köyünde yaşanan bir olayı anlatan Hala el-Haytham, yerel yetkililerin köylülere topraklarına girme izni verdikten sonra ihanet ettiklerini vurgulayarak, “Köylülere topraklarına girme ve inceleme izni verdiler, ancak köye girdiklerinde ihanetle karşılaştılar. Bundan sonra onlara nasıl güvenebiliriz? İnsanlar zeytin hasadı için köylerine girdiler ve ihanete uğradılar. Güvenlik nerede? Bu insanlara nasıl güvenebiliriz?” ifadelerinde bulundu.

‘Biz sadece adalet istiyoruz’

Hala el-Haytham, Süveyda halkının sesi için uluslararası topluma çağrı yaptı ve bölgede yaşananların bağımsız bir uluslararası komite aracılığıyla belgelenmesi gerektiğini vurguladı. Hala el-Haytham, “Biz sadece adalet istiyoruz. Tek istediğimiz haklarımızın tanınması, şehitlerimize saygı gösterilmesi ve bize karşı işlenen suçun kabul edilmesidir. Süveyda’ya gelip yaşanan katliam ve yıkımı belgeleyecek, katledilenlerin ailelerinden tanıklıklar alacak gerçek bir uluslararası komiteye ihtiyacımız var. Bu komite, olayların ‘katliam’ mı yoksa sadece ‘basit hatalar’ mı olduğunu belirleyecek olan yetkili mercidir” dedi.