Türkiye IŞİD'i yeniden canlandırıyor ve Suriye’yi başladığı noktaya geri döndürüyor

Türkiye, Kürtlere karşı vekalet savaşı yürütüyor ve amacı sadece onları ortadan kaldırmak değil; özerklik projesini yok etmek.

SENA EL ALİ

Haber Merkezi  - Sözde kamu güvenliği güçleri, Rakka veya Dêrazor’a girmedi. Bunun yerine, her iki bölgede de IŞİD’in uyuyan hücreleri ve destekçileri aktif hale getirildi. Kontrolü ele geçirdikten sonraki ilk eylemleri, El-Reişe ve Rakka hapishanelerindeki IŞİD tutuklularını serbest bırakmak oldu.

Ancak Suriye geçici yönetimi, bu IŞİD üyelerinin serbest bırakılmasından Suriye Demokratik Güçleri’ni (SDG) sorumlu tutuyor.

Koalisyon üssü El-Reişe hapishanesine sadece 2 kilometre mesafedeyken, tekrar tekrar yapılan çağrılara rağmen hiçbir adım atmadı. Bu kahraman savaşçılar, 2014’ten 2019’un baharına kadar büyük çatışmalardan sonra Bağuz ve diğer SDG kontrolündeki bölgelerde tutuklanan IŞİD çetelerinin bölgeyi ele geçirmesini engellemek için canlarını tehlikeye attı.

Karanlık bir tablo

Rakka, sözde IŞİD hilafetinin başkenti olarak tüm bu yıllar boyunca özgürlüğün anlamını kavrayamadığı için eski yöntemlerine geri döndü. Maalesef, IŞİD’in kendi eylemleri sayesinde bölge karanlığa dönmüş durumda. Artık iyi niyet için bir zaman yok; vatanın renkleri solmuş, gerçeğin kalemi kırılmış ve Suriyelileri öldürmekten haz duyan güçler sayesinde tablo karanlık bir hal almış durumda. Bu savaş, öncelikle askeri bir savaş olmaktan çok, medya savaşıdır. Ana kanallar – isimlerini zikretmeye gerek yok – önemli bir rol oynadı; bu kanallarda bazı Suriyeliler de yer aldı. Benzer şekilde, vatanın anlamını, Suriye’nin değerini veya şehitlerin fedakarlıklarını ve hatta insanlığın anlamını bilmeyen Facebook sayfaları, bu durumu kötüye kullandı.

Bu sayfalar, Şêx Meqsûd Mahallesi’nde bir kadın savaşçının cenazesinin atılmasından veya Süveydâ’da yaşlı bir adamın bıyıklarının tıraş edilmesini alay konusu yapmaktan zevk aldılar. Bu sayfalar, Suriye sahillerindeki yaslı annelerin acıları ve feryatları karşısında duyarsız kaldılar, bugün ise bu zehirlerini Hesekê şehrini zayıflatmak için kullanıyorlar.

Türkiye, Kürtlere karşı vekalet savaşı yürütüyor

Bu zor dönemde, El-Nusra Cephesi’nin eski emirlerinden ve Heyet Tahrir El-Şam’ın en önde gelen ekonomik figürlerinden biri olan Abdulrahman Salameh, ülkesine ihanet ederek servet, ev ve fabrika edindi ve Rakka valisi olarak atandı. Kendisi Halepli. Benzer şekilde, Hendireyat kampında, babasının eski rejime bağlılığı bahane edilerek dokuz yaşındaki Filistinli bir çocuğu öldüren terörist Omar Salahou, Halep çevresinde kamu güvenliği başkanı olarak atandı.

Geçici yönetim, Türkiye yetkililerinin bundan daha azını kabul etmeyeceği gerekçesiyle, SDG’yi feshetmek ve tüm bölgeyi cihatçı müttefiklerine teslim etmek istiyor. QSD komutanı Mazlum Abdi ile Ahmed El-Şera bir araya geldiğinde, Türkiye sanki Suriye Osmanlı’nın bir eyaletiymiş gibi müdahale etti. Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan hemen “Suriye devleti, ülkenin kuzeydoğusunda askeri operasyonları dikkat ve başarıyla yürütmüştür” açıklamasını yaptı. Türkiye, Kürtlere karşı vekalet savaşı yürütüyor ve amacı sadece onları ortadan kaldırmak değil; özerklik projesini yok etmek, Suriye vatandaşlarını hükümetin kontrolünde tutmak, Kuzey ve Doğu Suriye’de ortaya çıkan kadın gücünü yok etmek ve hatta halkın zihninde Suriye fikrini kökten yok etmektir.