Tunuslu Radhia Jerbi: Ülke, cinsiyet ve sınır tanımadan savaşa karşı birleşmeliyiz
Kuzey-Doğu Suriye’ye yönelik saldırılara tepki gösteren Radhia Jerbi, “Ülke, cinsiyet ve sınır tanımadan tüm kadınlarla birlikte, hakların korunması gerekiyor. Her savunmasız insanın yanında durmak için tüm çabalar birleştirilmelidir” dedi.
NEZİHA BOUSSAİD
Tunus – Suriye geçici yönetimindeki cihatçı Hayat Tahrir el-Şam (HTŞ) ve IŞİD bağlantılı çete grupları, Türk devletinin desteğiyle Kuzey ve Doğu Suriye bölgelerine saldırılar düzenliyor. Saldırılarda çok sayıda sivil katledildi, birçoğu yaralandı ve binlerce kişi göçe maruz bırakıldı. Özellikle Kobanê kenti kuşatma altına alınırken, şehre gıda, ilaç, yakıt ve temel tıbbi malzeme girişinin engellenmesi nedeniyle halk, özellikle kadınlar ve çocuklar, açlık, hastalık ve kış koşullarının yarattığı ağır tehlikelerle karşı karşıya.
Bu saldırılara karşı dört parça Kürdistan ve dünyanın çeşitli ülkelerinde protestolar yapılırken, egemen güçlerin sessizliği ise devam ediyor. Yaşanan insanlık dışı saldırılara karşı bir tepki de Tunus’tan geldi.
‘Uluslararası sözleşmelerin açıkça ihlali’
Tunus Kadınları Ulusal Birliği Başkanı ve Uluslararası Kadın Federasyonları Konseyi Başkan Yardımcısı Radhia Jerbi, “Bir insan hakları savunucusu olarak, dünyanın çeşitli yerlerindeki olayları takip ediyorum. Uluslararası Kadın Federasyonları Konsey’deki rolüm, insan haklarını savunmaktır. Bu nedenle, Suriye, Sudan, Libya, Afganistan ve İran gibi bölgelerde meydana gelen ihlaller ve kadınların insan haklarının açıkça ihlali beni derinden endişelendiriyor. Ayrıca, bu ihlaller, kadınların onuruna, vatandaşlık haklarına ve diğer tüm vatandaşlar gibi insani muamele görme hakkına sahip olmaları gerektiğini belirten uluslararası sözleşmelerin açıkça ihlalidir" diye belirtti.
‘Daha fazla harekete geçilmeli’
Radhia Jerbi, işgallerin sadece Filistin’de değil, aynı zamanda diğer bölgelerde de kadınların zorla yerinden edilmesine ve şiddete uğramalarına yol açtığını kaydetti. Radhia Jerbi, “Bu bölgelerdeki kadınlar, yalnızca farklı bir etnik kökene veya dile sahip oldukları için, evlerinden zorla atılmakta, fiziksel saldırılara, tecavüze, çocuklarına işkenceye ve bazen de kaçırılmaya maruz kalmaktadır. Ne yazık ki, bu iğrenç suçların çoğu sözde Müslüman çoğunluğa sahip bölgelerde işleniyor” diyerek, tüm insanlık için bu ihlallere karşı daha fazla harekete geçilmesi gerektiğini vurguladı.
Kuzey ve Doğu Suriye’deki Kürt halkına dayanışma ve desteğini açıklayan Radhia Jerbi, "Küreselleşme, hızlı bilgi yayılımı ve coğrafi ya da diğer faktörlerden bağımsız olarak hızlı iletişimle karakterize edilen 21. yüzyılda, insanların haklarının farkında olmalarına rağmen, bu hakların hala ihlal ediliyor olması acı verici. İnsanların adaletsizliğe maruz kaldığını, haklarının bastırıldığını ve seslerinin susturulduğunu görüyoruz. Uluslararası hukuk artık özellikle kadınların, çocukların ve genel olarak savunmasızların korunmasını garanti etmiyor, çünkü bu hukukun çifte standart uyguladığını ve mağdurun yanında olup olmayacağına, özel koşullarına göre karar verdiğini defalarca gördük. İnsan hakları konuları da dahil olmak üzere çeşitli alanlarda uluslararası kurum ve kuruluşların rolünün azaldığı bir uluslararası durumda yaşıyoruz" sözlerine dikkat çekti.
‘Bu suçların bir coğrafyaya hapsolmasını ve kadınların kendilerini yalnız hissetmesini istemiyoruz’
Kadın haklarının ihlal edildiğini vurgulayan Radhia Jerbi, “Ülke, cinsiyet ve sınır tanımadan tüm kadınlarla birlikte, bu hakların korunması gerektiğinde ısrar ediyorum. Her savunmasız insanın ve tüm hakların yanında durmak için tüm çabalar birleştirilmelidir. Bu nedenle, Suriye, Sudan, Afganistan ya da dünyanın herhangi bir bölgesindeki tüm kadınların yanındayım. Hepimiz onlarla en güçlü dayanışma içindeyiz ve kadın hakları örgütleri aracılığıyla, seslerini yükseltmeye ve suçları ifşa etmeye çalışıyoruz. Seslerimizi yükseltiyoruz, çünkü bu suçların dar bir coğrafyaya hapsolmasını ve kadınların kendilerini yalnız hissetmesini istemiyoruz” şeklinde konuştu.
‘Kürt kadınları öncülüğündeki IŞİD yenilgiye uğratıldı’
IŞİD çetelerinin Êzidî, Ermeni ve Kürt kadınlara uyguladığı şiddet ve ihlallerin boyutunun unutulamayacağını belirten Radhia Jerbi, “Televizyonda kadınların köle pazarlarında satıldığını, Orta Çağ’ı anımsatan korkunç sahnelerde zincirlendiğini gösteren görüntüler yayınlandı. Kürt kadınların acılarının boyutunu, demokrasi ve özgürlük özlemlerini ve Suriye ile Irak’taki diğer kadınlar gibi yaşama isteklerini dile getirdikleri bir kadın konferansına katıldım. Kürt kadınları öncülüğündeki direnişte IŞİD neredeyse yenilgiye uğratıldı ve bu kadınların tekrar insanlık dışı uygulamaların kurbanı olmaları imkansızdır” diye vurguladı.
Radhia Jerbi, “Bir kez daha söylüyoruz ki, dünyanın her köşesinde kadınların yanında durmak, onlarla dayanışma göstermek ve bu uygulamaları ifşa etmek bizim görevimizdir. Böylece kadınlar kendilerini yalnız hissetmesin ve sesleri dünyanın dört bir yanındaki özgür insanlar ile bu haklar için mücadele eden aktivistler tarafından duyulsun” dedi.