Tunus’taki bir anaokulunda cinsel saldırı: Kadınlar hükümeti sorumlu tutuyor

Tunus’ta bir anaokulunda yaşanan cinsel saldırı olayı, denetimsiz eğitim kurumlarındaki boşlukları ve çocuk korumasındaki yetersizlikleri ortaya çıkardı. Tunuslu kadınlar, faillerin hesap vermesi ve hükümetin ihmalkarlığının giderilmesini istedi.

NEZİHA BOUSSAİDİ

Tunus- Çocuklara yönelik taciz ve tecavüz olayları, yol açtığı acı hikayelerle toplumda ortaya çıkmaya devam ederken; denetim mekanizmalarının kırılganlığını ve en temel insan hakları ihlallerine karşı kurumsal tepkilerin yetersizliğini gözler önüne seriyor. Tunus’ta bir anaokulunda yaşanan cinsel saldırı olayı, münferit bir vaka olmanın ötesinde, çocukların korunmasındaki boşlukları ortaya koyan ve yetkili kurumlara acil müdahale sorumluluğu yükleyen ciddi bir uyarı niteliği taşıyor.

Bu tür suçlar karşısında sessizlik veya eylemsizlik, cezasızlık kültürünü beslerken; saldırıya maruz kalan çocuklar ve aileleri derin psikolojik ve sosyal travmalarla karşı karşıya kalmaya devam ediyor. Yakın zamandan yaşanan olayda çocuğun ailesi şikayette bulunarak ilgili bakanlığa başvurmuş olsa da, çocuğun güvenliği ve anaokulunun denetimi konusunda yeterli adımların atılmadı. Soruşturma süreci devam ederken bazı kişilerin gözaltına alındığı, anaokulu sahibinin ise ülkeyi terk ettiği bildirildi. Kadın, Çocuk ve Yaşlılar Bakanlığı ise kurumun kapatılmasına ilişkin henüz resmi bir karar vermedi.

Latifa Taamallah Derneği: Failler hesap vermeli

Birçok kadın derneği, Tunus’ta bir anaokulunda bir çocuğa yönelik cinsel saldırı olayını “korkunç” olarak nitelendirdi. Latifa Taamallah Derneği yaptığı açıklamada, “Nasr Mahallesi’ndeki bir anaokulunda bir çocuğun cinsel saldırıya uğraması, özellikle bakım ve koruma alanı olması gereken yerlerde çocuklara yönelik tekrar eden bir sorun haline gelmesi nedeniyle son derece ciddi ve sarsıcıdır” ifadelerine yer verdi.

Dernek, olayın tüm yönleriyle titizlikle soruşturulması, faillerin hesap vermesi ve yasanın tarafsız biçimde uygulanmasının zorunlu olduğunu vurguladı. Ayrıca çocuğa ve ailesine psikolojik ve hukuki destek sağlanmasının acil bir sorumluluk olduğunu belirtti.

Musawah Örgütü: Bakanlığın ihmali var

Musawah Örgütü, çocuğa yönelik cinsel saldırı suçunu şiddetle kınadı. Örgüt, olayın failinin yanı sıra, olayı kolaylaştıran, katılan veya örtbas eden herkesin hesap vermesi gerektiğini vurgulayarak, yasanın ciddi, sıkı ve caydırıcı şekilde uygulanması çağrısında bulundu. Örgüt ayrıca, Aile, Kadın, Çocuk ve Yaşlılar Bakanlığı’nı, cinsel şiddet, taciz ve tecavüz vakalarını takip etmede yaşanan ihmalkarlık ve gecikmeler ile bu suçları haklı çıkarmaya yönelik girişimler nedeniyle sorumlu tuttu. Musawah Örgütü, bu ihmalkarlığın, etkin koruma, izleme ve hesap verebilirlik mekanizmalarının eksikliği nedeniyle, benzer suçların toplumda tekrarlayan ve yaygın bir olgu haline gelmesine yol açtığını kaydetti.

Denetim yetersizliği riski arttırıyor

Tunus’ta yaklaşık 9 bin 930 çocuk kurumu — bunların içinde 5 bin 600 özel anaokulu ve 500 kreş de bulunuyor — yeterli şekilde denetlenemiyor. Bu kurumlar yalnızca 43 müfettiş ve 177 pedagojik asistan tarafından izlenebiliyor.

Bu tablo, denetim mekanizmalarının etkili çalışmasını engellerken, devlet kontrolü dışında faaliyet gösteren ve ciddi riskler barındıran denetimsiz kreşlerin çoğalmasına zemin hazırlıyor. Bürokratik engeller ise gerekli kapatma ve yasal yaptırımların uygulanmasını sürekli geciktiriyor. Denetimsizlik, çocukların fiziksel ve psikolojik refahını ciddi biçimde tehdit ediyor ve güvenliklerini riske atıyor.

‘Kadınların ve çocukların yüzde 80’i tacize maruz kalıyor’

Kadınların Sesleri Derneği Genel Direktörü Sarah Ben Said, ajansımıza yaptığı açıklamada, “Bir çocuğun cinsel saldırıya uğramasının ardından dijital medyada büyük bir öfke dalgası patlak verdi. Ne yazık ki, cinsel istismar Tunus’ta yaygın bir sorun. İstatistikler, Tunuslu kadınların ve çocukların yaklaşık yüzde 80’inin bir tür tacize maruz kaldığını gösteriyor. Bu durum özellikle anaokulları ve kreşler gibi eğitim kurumlarında sessizliğe gömülüyor” dedi.

Hükümetin sessizliği: Göz yumuyor

Sarah Ben Said, hükümeti çocuklara ve kadınlara yönelik şiddet konusundaki sorumluluklarını yerine getirmemekle eleştirerek, “Hükümet bu konuda sessiz kalıyor ve denetimsiz kreşler ile anaokullarının yaygınlaşmasına göz yumuyor. Eğitim sektörüne yatırım yapmayı bırakıp niteliksiz işçilerin kapılarını açması, çocuklara yönelik cinsel istismarın artmasına yol açıyor. Sivil toplum yıllardır bu konu üzerinde çalışıyor ve 58 numaralı yasa hem kadınlara hem de çocuklara yönelik şiddeti ele alıyor, ancak hükümetten hiçbir tepki gelmiyor ve bu konu tartışmaya açılmıyor” ifadelerini kullandı.

Soruşturma çağrısı

Emekli sağlık çalışanı ve sivil toplum aktivisti Samia Ben Salama Latif ise, olayla ilgili olarak, “Çocuğa yönelik bu suç gerçekten korkunç ve yıkıcıdır. Hem çocuk hem de toplum için ağır sonuçlar doğuruyor. Bu olayın ilk olmadığını düşünüyorum, umarım sonuncusu olur. Kendimi her zaman annenin yerine koyuyorum, kıymetli çocuğumu anaokuluna emanet ediyorum ki gönül rahatlığıyla işe gidebileyim, elimden gelenin en iyisini yapabileyim ve gerekli verimliliği sağlayabileyim. Ancak bu olay tüm anneleri şok etti” dedi.

Suçu ve sonuçlarını önlemek için altta yatan nedenlerin belirlenmesi gerektiğini kaydeden Samia Ben Salama Latif, Kadın, Çocuk ve Yaşlılar Bakanlığı, Eğitim, İçişleri, Sağlık ve Kültür bakanlıklarının konuyu kapsamlı şekilde soruşturması çağrısında bulundu.