Tunus’ta tarım işçisi kadınlar güvensiz çalışma koşullarıyla mücadele ediyor

Tarım işçisi kadınların düşük ücret, güvensiz ulaşım ve kötü çalışma koşullarına karşı mücadele ettiklerini belirten Tunuslu kadınlar, hakların savunulması, güvenli çalışma koşullarının oluşturulması için örgütlenmenin önemine dikkat çekti.

ZOUHOUR MECHERGUI

Tunus – Yasalar ve kararnamelere rağmen, Tunuslu tarım işçisi kadınların durumu hala zorlu. İş kazalarından düşük ücretlere, güvensiz ulaşım ve kötü çalışma koşullarına kadar uzanan yasa ihlalleri, kadın işçilerin durumunun iyileştirilmesi için farklı paydaşların dikkatini gerektiriyor. Tarım işçisi kadınlar, gıda güvenliği ve tarımsal üretimin sürdürülmesinde hayati bir rol oynamalarına rağmen, Tunus işgücü piyasasında en savunmasız gruplar arasında yer alıyor. Bu durum, birçok sivil toplum kuruluşu ve sendikayı kadın işçileri örgütlemeye, haklarını bilmeleri ve savunmaları için güçlendirmeye yöneltiyor. Bu çabalar, kadın işçilere onur, güvenlik ve sosyal adalet sağlayacak somut değişimler yaratmayı hedefliyor.

Tunuslu insan hakları aktivisti Najia Brini, tarım işçisi kadınların durumunun kötüleştiğini belirterek, devrimden bu yana geçen yıllara ve kadınları korumak ile sosyal ve sağlık haklarını güvence altına almak amacıyla çıkarılan kararnamelere rağmen koşulların değişmediğini söyledi. Najia Brini, “Tarım iş gücünün yüzde 90’ını kadınlar oluşturuyor. Ancak haklarını nasıl koruyacaklarını bilmemeleri nedeniyle hala çeşitli şiddet, sömürü ve dışlanma biçimlerine maruz kalıyorlar” dedi.

‘Kadınlar tehlikeli şartlarda çalıştırılmaya devam ediyor’

İşçiler için koruyucu önlemlerin alınmadığını kaydeden Najia Brini, “Farkındalık eksikliği ve giyim ile koruyucu ekipman gibi temel kaynakların yetersizliği sayısız sağlık sorununa yol açtı. Ayrıca, mücadelelerinin sonucu olarak ortaya çıkan ve ulaşım, iş sağlığı, güvenliği ve sosyal korumayı da içeren koşulların iyileştirilmesi gerekliliğini öngören 2024 tarihli 4 numaralı kararnameye rağmen, kadınlar hala güvenli bir şekilde taşınmadan tehlikeli şartlarda çalıştırılmaya devam ediyor” diye belirtti.

‘Yıllarca süren devrimlere rağmen durum değişmedi’

Najia Brini, sözlerinin devamında, “Kadın işçiler ulaşım sorunları, yetersiz ücretler, sert muamele ve zorlu çalışma koşullarının olumsuz psikolojik etkileriyle karşı karşıya. Bu 'insanlık dışı' çalışma koşullarını kınıyorum. Yıllarca süren devrimlere rağmen durum değişmedi. 8 Mart Dünya Kadınlar gibi özel günler dışında kimse onları hatırlamıyor ve bu çok üzücü. İhlaller, kadın işçilerin dinlenme sürelerini en aza indirmek ve mümkün olduğunca çok kadını sıkıştırmak için kamyonlarda taşınmasına kadar uzanıyor. Durum vahim ve bu grubu kurtarmak için ilgili makamlardan derhal harekete geçilmesi gerekiyor” çağrısında bulundu.

‘Hükümetin ihlal edilen hakları garanti altına alması gerekiyor’

Kadın işçilerin haklarını her zamankinden daha çok savunmaları gerektiğini vurgulayan Najia Brini, 3 Nolu Kararname’nin onların barışçıl aktivizmi ve direnişinin bir sonucu olduğunu belirtti. Najia Brini, kadın işçilerin daha fazla farkındalığa ve korumaya ihtiyaçları olduğunu söyledi. Kadın işçilerin giderek artan şiddet ve sistematik dışlanmaya maruz kaldığına dikkat çeken Najia Brini, “Hükümet ve ilgili kurum ve kuruluşlar, anlaşmaları uygulamak ve ihlal edilen hakları garanti altına alması gerekiyor” şeklinde konuştu.

‘Erkek ve kadın işçiler arasındaki ayrımcılık utanç verici’

Ayrıca, kadınların bazen erkeklerin yapmayı reddettiği zor işleri üstlendiğini belirten Najia Brini, ancak daha düşük ücret aldıklarını ve bunun devam eden bir şiddet biçimi olduğunu vurguladı. Najia Brini, yasalara rağmen uygulama mekanizmalarının eksikliği nedeniyle cinsiyet ayrımcılığının hala sürdüğünü de sözlerine ekledi. Najia Brini, sözlerinin sonunda, “Tehlike sadece ulaşımla sınırlı değil, kadın işçiler koruyucu ekipman olmadan gübre ve pestisit kullanıyor ve bu nedenle çeşitli sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kalıyor. Bu alandaki erkek ve kadın işçiler arasındaki ayrımcılık utanç verici, aynı işi yapıyorlar ama kadınlar daha büyük sorumluluklar üstlenmek zorunda bırakılıyor” diye vurguladı.

Sendikalaşmanın önemi

Tarım Genel Sendikası üyesi Nadia Bargawi ise, sendikanın kadın tarım işçilerini hakları ve sorumlulukları konusunda bilgilendirmek ve örgütlemek amacıyla çalışmalar yürüttüğünü belirtti. Nadia Bargawi, 2020 yılından bu yana Tunus Genel İşçi Sendikası gözetiminde kadın işçilerin durumuna ilişkin araştırmalar yaptıklarını ve bu çalışmaların, işçilerin sembolik kartlarla sendikaya üye olarak iletişim kurmalarını sağladığını ifade etti. Nadia Bargawi, iç bölgelerde sendikaların kurulduğunu ve ihlalleri izlemek ile sendikalarla koordinasyon sağlamak amacıyla dinleme merkezleri oluşturulduğunu da sözlerine ekledi.

Tarım işçisi kadınların haklarını savunmak ve sendika ile bağlı bölgesel şubeler arasında koordinasyonu güçlendirmek için örgütlenmenin çok önemli olduğunu vurgulayan Nadia Bargawi, 2019 tarihli 4 No’lu Kararname ve 51 No’lu Kanun gibi başarıların bu çabaların sonucu olduğunu kaydetti. Nadia Bargawi, ayrıca, haklarının savunulmasını güçlendirmek ve dayanışma ile direniş yoluyla çalışma koşullarını iyileştirmek amacıyla beş kadın tarım işçisi sendikasının kurulduğunu belirtti.