Tunus’ta gazetecilere yönelik saldırılar sürüyor
Tunuslu gazeteciler sendikasına bağlı izleme birimi, Mart ayında 6 saldırı vakası kaydedildiğini açıklarken, özellikle kadın gazetecilere yönelik cinsiyet temelli tehdit ve hedef göstermelerin arttığına dikkat çekti.
Haber Merkezi – Tunus Ulusal Gazeteciler Sendikası’na bağlı Mesleki Güvenlik Merkezi’nin Gazetecilere Yönelik İhlalleri İzleme Birimi, Mart ayına ilişkin raporunu yayımladı. Rapora göre geçtiğimiz ay 6 saldırı vakası kaydedildi. Bu sayı Şubat ayında 8, Ocak ayında ise 16 olarak açıklanmıştı.
Bugün yayımlanan raporda, Mart ayında gazetecilere yönelik 3 kışkırtma vakası, 1 tehdit olayı, 1 editoryal müdahale ve 1 bilgiye erişimin engellenmesi vakasının yaşandığı belirtildi.
Saldırıların 13 gazeteciyi hedef aldığı, bunların 10’unun kadın, 3’ünün erkek olduğu ifade edildi. Mağdurların 8 medya kuruluşuna bağlı olduğu; bunların 5 radyo kanalı, 2 basılı gazete, 1 haber sitesi ile 2 bağımsız gazeteciden oluştuğu aktarıldı. Raporda Mart 2026’nın özellikle kadın gazetecilere yönelik toplumsal cinsiyet temelli kışkırtma ve tehdit kampanyalarının yeniden yükseldiği bir dönem olduğuna dikkat çekilerek, dijital alanın giderek daha tehlikeli hale geldiği vurgulandı.
Saldırıların failleri arasında dijital medya kullanıcılarının iki vakadan sorumlu olduğu belirtilirken; basın danışmanları, kimliği belirsiz kişiler, vatandaşlar ve bir medya kuruluşu yönetiminin de birer saldırıdan sorumlu olduğu ifade edildi. Olayların 4’ünün dijital ortamda, 2’sinin ise fiziksel ortamda gerçekleştiği kaydedildi.
Coğrafi dağılıma bakıldığında, saldırıların 4’ünün Tunus vilayetinde, 1’inin Monastır’da ve 1’inin de Nabl’da gerçekleştiği bildirildi.
Güvenliği için kriz masasının etkinleştirilmesi çağrısı
Tunus Ulusal Gazeteciler Sendikası, hükümete çağrıda bulunarak kamu kurumlarından bilgiye erişim krizinin köklü biçimde çözülmesini, gazetecilerin bilgi edinme hakkını kısıtlayan tüm genelgelerin kaldırılmasını talep etti. Ayrıca bakanlıkların medya kuruluşları arasında eşitlik ilkesine uymasını ve gazetecilerin hükümet faaliyetlerinden haberdar edilmesi için şeffaf iletişim planlarının oluşturulmasını istedi.
Sendika, İçişleri Bakanlığı’na da çağrı yaparak gazetecilerin güvenliği için kriz masasının etkinleştirilmesini ve güvenlik konusunda kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesini talep etti.
Ayrıca kamusal alanda gazetecilerin çalışma özgürlüğüne yönelik baskıların derhal sona erdirilmesi gerektiğini belirten sendika, bu baskıların ulusal basın kartı ve sendika üyeliği bulunan gazetecileri de kapsadığını vurguladı.
Sendika, son olarak parlamentoya çağrıda bulunarak, bilgi ve iletişim sistemleri suçlarına ilişkin 54 sayılı kararname değişikliği, medya okuryazarlığı yasa tasarısı ve görsel-işitsel iletişimi düzenleyen yasa tasarısı gibi bekleyen düzenlemelerin hızla ele alınmasını istedi.