Tunus’ta erkek şiddeti ve baskısı artıyor

Tunus’un Kasrin vilayetinde yer alan Tanasif Sığınmaevi Müdürü Seyyide Nasri, erkek egemen zihniyetten kaynaklı kadına yönelik şiddetin yaygınlaştığını belirtti.

NEZİHA BOUSSAİDİ

Tunus- Tunuslu kadınların yüzde 84,7’si, 15 yaşından itibaren hayatlarında en az bir kez farklı türlerde şiddete maruz kalıyor. Sivil toplum aktivistlerine göre, özellikle Tunus’un iç bölgelerinde şiddet oranları giderek artıyor.

Bu istatistikler, şiddetin neden bu kadar yaygın bir toplumsal sorun haline geldiği ve neden bu kadar olumsuz etkiler bıraktığı konusunda sorgulamaya yol açıyor. Kadın hakları savunucularının büyük çabalarla çıkmasını sağladığı 58 Sayılı Kanun, kadınlara yönelik şiddetle mücadelede önemli bir adım olarak görülse de uygulamada ciddi zorluklarla karşılaşılıyor.

Kasrin vilayetindeki şiddete maruz bırakılanlar için kurulan Tanasif Sığınmaevi Müdürü ve Tiqar Derneği’nin kurucularından Seyyide Nasri, konuya ilişkin değerlendirmede bulundu.

Kadınlara yönelik şiddetin yaygınlığı

Seyyide Nasri, derneğin 22 Şubat 2011’de kurulduğunu ve o tarihten bu yana kadınlara hukuki destek, yönlendirme ve rehberlik sunduğunu belirtti. Özellikle şiddete maruz bırakılan kadınlar için sığınma hizmeti verdiklerini belirten Seyyide Nasri, yıllardır kadın hakları için mücadele ettiklerini vurgulayarak şunları söyledi: “Dernek olarak 2017 yılında yürürlüğe giren 58 Sayılı Kanu’nun hazırlanmasına yıllarca katkıda bulunduk. Yasayı büyük bir sevinçle karşıladık ve Tunuslu kadınlar için büyük bir kazanım olarak gördük. Ancak zamanla fark ettik ki, 'camiyi inşa etmeden önce seccadeyi serdik'; yani yasayı çıkardık ama onu uygulayacak uygun toplumsal ve kurumsal zemini oluşturamadık.”

Seyyide Nasri, özellikle Kasrin gibi iç bölgelerde köklü erkek egemen düşünce yapısının değişmemesi yasanın etkili şekilde uygulanmasını engellediğini kaydederek, Al-Ayun ve Hassi Al-Farid bölgelerinde yoksulluk, toplumsal ve ekonomik kırılganlıkların yanı sıra kadınların içinde bulunduğu kötü koşulların durumu daha da vahim hale getirdiğini belirtti.

Tunus’un iç bölgelerinde erkek egemen kültürün etkisi

Kasrin vilayetinde erkek egemen kültürün hâkim olduğunu belirten Seyyide Nasri, bunun yalnızca Kasrin ile sınırlı olmadığını, Tunus’un tüm iç bölgelerinde benzer bir tablonun yaşandığını söyleyerek, “Özellikle kırsal kesimde kadınların okuma yazma bilme oranı yüzde 40’ın altında, bazı bölgelerde bu oran yüzde 50’nin üzerine çıkıyor. Ayrıca, okulu erken bırakan çocukların yüzde 60’ından fazlasını kırsal kesimde yaşayan kız çocukları oluşturuyor” dedi.

Seyyide Nasri, erkek egemen kültürün derinleşmesinin ve yasal yaptırımların uygulanmamasının kadınları şiddetten korumayı ve bu sorunun önüne geçmeyi imkânsız hale getirdiğine dikkat çekti.

Sivil toplum kuruluşlarının mücadelesi

Seyyide Nasri, Tiqar Derneği’nin, 2011 yılından bu yana 15 yıldır şiddetle mücadele ettiğine ve kadınlara destek sağlamak için Kadın Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, Sosyal İşler Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı ile ortak anlaşmalar yaptığını vurgulayarak şunları söyledi: “Ancak, bu çabalar büyük oranda yetersiz fon nedeniyle sekteye uğradı. Her yeni bakan atandığında, bir önceki yönetimin sivil toplum kuruluşlarıyla yaptığı anlaşmalarını iptal ediyor bu da kadın hakları alanındaki çalışmaların sürekliliğini engelliyor.”

Tunus’ta 16 sivil toplum kuruluşu, devlete bağlı kurumlarla kadınlara yönelik şiddeti sona erdirmek için ortak çalışmalar yürütüyor. Ancak bu çalışmalar çok sınırlı mali destekle yapılıyor ve devletin ilgisizliği nedeniyle büyük ölçüde etkisiz kalıyor.

Seyyide Nasri, kadınların yaşadığı bir diğer sorunun, şiddete maruz bırakılan kadınlar için ücretsiz sağlık hizmetlerinin bulunmaması olduğunu belirterek, “Şiddete uğrayan kadınlar sağlık hizmetine ulaşmak için büyük zorluk çekiyorlar. Hastaneye sevk edildiklerinde tıbbi rapor alma süreçlerinde sorun yaşıyorlar” dedi.

Kadınları şiddetten korumak için önlemler

“Kadınlara yönelik şiddetin iç bölgelerde azaltılması amacıyla yerel ve ulusal düzeyde şiddetle mücadele koordinasyon mekanizmaları oluşturulmuştur” diyen Seyyide Nasri, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu mekanizmalar, kadınlara yönelik şiddeti önlemek ve mağdurlara destek sağlamak için sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği içinde çalışmaktadır. Kadına yönelik şiddetle mücadelede yol gösterici olması amacıyla Ulusal Kadına Yönelik Şiddeti Önleme Gözlemevi tarafından bir rehber hazırlanmıştır. Bu rehber, 2017 tarihli 58 Sayılı Kanunun uygulama prosedürlerini, hükümet kararlarını ve bakanlık genelgelerini kapsamaktadır. Ayrıca, şiddetle mücadelede koordinasyon komitelerinin çalışma esaslarını belirlemek, ulusal stratejiye uygun politikalar geliştirmek ve her bölgenin kendine özgü ihtiyaçlarına uygun çözümler üretmek amacıyla bir dizi toplantı ve diyaloglar düzenlenmektedir.”