Tunus’ta boşanma oranları artıyor: Farkındalık ve yasal düzenleme çağrısı

Tunus’ta boşanma oranlarına dikkat çeken Dalal Bouazizi, evlilikte tarafların haklarını netleştiren yasal ve toplumsal farkındalık programlarının geliştirilmesini, çocuklara yönelik bilinçlendirme çalışmalarının da güçlendirilmesini istedi.

İHLAS HAMRUNİ

Tunus - Tunus’ta son yıllarda boşanma oranlarında önemli bir artış yaşanırken, yılda yaklaşık 14 bin boşanma vakası kaydedildi. Yükselen boşanma oranları, yalnızca aile yapısındaki bir değişimi değil, kadınların artan görünürlüğünü ve eşitsiz ilişkilere karşı geliştirdiği direnci de ortaya koyuyor. Ekonomik kriz, toplumsal baskılar ve bakım emeğinin büyük ölçüde kadınların omuzlarına yüklenmesi, evlilik içindeki adaletsizlikleri daha görünür hale getirirken; birçok kadın, bu eşitsizliğe karşı boşanmayı bir çıkış yolu olarak tercih ediyor. Uzmanlara göre bu tablo, geleneksel aile yapısının sorgulandığı ve kadınların kendi yaşamları üzerinde daha fazla söz sahibi olmaya başladığı bir dönüşüme işaret ediyor.

Boşanmalar artıyor: Nedeni sosyal, ekonomik ve kültürel değişimler

Avukat Dalal Bouazizi, boşanma vakalarındaki artışın tek başına bir olgu olarak değerlendirilemeyeceğini, bunun hızlı sosyal, ekonomik ve kültürel değişimlerin doğrudan sonucu olduğunu söyledi.

Ekonomik faktörlerin boşanma oranlarındaki artışın en önemli nedenleri arasında ilk sırada yer aldığını açıklayan Dalal Bouazizi, birçok ailenin yüksek yaşam maliyetlerinin yanı sıra konut ve araç ödemeleri gibi aylık kredi ve borç yükleri nedeniyle ciddi mali baskı altında olduğunu belirtti. Dalal Bouazizi, bu ekonomik baskının zamanla evlilik ilişkisi içinde psikolojik gerilime dönüştüğünü, bunun da sık sık anlaşmazlıklara yol açarak ayrılıkla sonuçlanabildiğini ifade etti.

Ayrıca, duygusal istikrar eksikliği ve zayıf iletişimin de önemli rol oynadığını kaydeden Dalal Bouazizi, “Özellikle eşler arasındaki duygusal istikrar eksikliği ve zayıf iletişim göz önüne alındığında, psikolojik ve sosyal faktörler de önemli bir rol oynuyor” diye ekledi. Dalal Bouazizi, bu durumun özellikle kadınları doğrudan etkilediğini, kadınların iş ve ev sorumluluklarını birlikte üstlenmek zorunda kaldığını da sözlerine ekledi.

‘Mevcut düzenlemeler hızlı toplumsal değişimlere uyum sağlamakta yetersiz’

Dalal Bouazizi, boşanmanın çocuklar üzerindeki etkilerine de dikkat çekerek, “Boşanma, çocuklarda derin psikolojik ve sosyal yaralar bırakır. Birçoğu, ebeveyn ayrılığı, zayıflayan aile içi iletişim ve bazen de bir ebeveynin günlük yaşamlarından yokluğu nedeniyle duygusal sıkıntı çekmektedir” dedi. Bu durumun çocukların akademik performansını ve sosyal davranışlarını etkileyebileceğini belirten Dalal Bouazizi, özellikle velayet, ziyaret hakları ve nafaka konularındaki anlaşmazlıkların devam etmesi halinde çocuklarda istikrarsızlık ve duygusal güvensizlik hissinin daha da artabileceğini kaydetti.

Hukuk sisteminin bu dönüşümlere ne ölçüde ayak uydurduğuna ilişkin değerlendirmede Dalal Bouazizi, Kişisel Durum Kanunu ve Çocuk Hakları Kanunu gibi önemli bir yasal çerçeve ile aile ilişkilerini düzenleyen diğer mevzuata rağmen, mevcut düzenlemelerin hızlı toplumsal değişimlere uyum sağlamakta yetersiz kaldığını söyledi. Dalal Bouazizi, sorunun yalnızca yasal metinlerin varlığıyla sınırlı olmadığını, aynı zamanda bu düzenlemelerin Tunus ailesinin yeni gerçekliğine uyum kapasitesiyle de ilgili olduğunu vurguladı. Dalal Bouazizi, özellikle dijitalleşme, psikolojik şiddet biçimleri ve boşanma sonrası çocuklara ilişkin artan anlaşmazlıkların bu uyum ihtiyacını daha da görünür kıldığını dile getirdi.

‘Evlilik öncesi önleyici yaklaşımlar önemli’

Çözüm önerilerine ilişkin olarak evlilik öncesi önleyici yaklaşımın önemine dikkat dikkat çeken Dalal Bouazizi, sözlerine şöyle devam etti:

“Evlilikte tarafların hak ve sorumluluklarını netleştiren yasal ve toplumsal farkındalık programları artırılmalı. Ayrıca boşanmanın aile ve çocuklar üzerindeki etkilerine dair bilinçlendirme çalışmaları da güçlendirilmelidir. Durum, aile uzlaşmasının rolünü güçlendirmeyi ve arabuluculuk mekanizmalarını geliştirmeyi gerektiriyor.”

Sağlıklı aile kültürünün yaygınlaştırılmasında derneklerin ve sivil toplumun rolünün önemini hatırlatan Dalal Bouazizi, yeni sosyal gerçekliğe uyum sağlamak için yasal düzenlemelerin geliştirilmesinin gerekliliğini vurguladı. Dalal Bouazizi, bu düzenlemelerin aile içi anlaşmazlıklarda çocukların her türlü istismardan korunmasına, nafaka, velayet ve ziyaret haklarının dengeli ve adil şekilde güvence altına alınmasına odaklanması gerektiğini söyledi. Boşanma olgusuna çözüm bulmanın yalnızca yasal bir mesele olmadığını dile getiren Dalal Bouazizi, bunun aynı zamanda Tunus’ta aile dokusunun bütünlüğünü korumak için ortak çaba gerektiren sosyal, eğitimsel ve ekonomik bir sorun olduğunu söyleyerek sözlerini tamamladı.