TJK-E’den yeni kampanya: 'Jin, jiyan, azadî'nin gücüyle komünal toplumu inşa zamanı
Avrupa Kürt Kadın Hareketi (TJK-E), Zürih’te düzenlenen “Barış, Bizsiz Olmaz” konferansında, “Bi Hêza Jin Jiyan Azadî Dema Avakirina Civaka Komînal e!” sloganıyla yeni kampanyasını duyurdu.
Haber Merkezi - Avrupa Kürt Kadın Hareketi (TJK-E), Zürih’te gerçekleştirilen uluslararası kadın konferansında yaptığı açıklamayla yeni bir kampanyanın startını verdi.
“Jin, jiyan, azadî’nin gücüyle komünal toplumu inşa etme zamanı” şiarıyla başlatılan kampanyada, kadın özgürlük mücadelesinin toplumsallaştırılması, komünal yaşamın geliştirilmesi ve demokratik toplumun kadın öncülüğünde inşa edilmesi hedefi vurgulandı.
Açıklama, Seda Can ve Sidar Aydın tarafından Kürtçe ve Türkçe olarak okundu.
4 Nisan vurgusu
“4 Nisan, sadece bir tarih değil; barışın, umudun ve yeniden başlangıcın simgesidir. Kürt halkının yeniden doğuşudur. Bu anlamda bu doğuş başta Kürt halk önderi Rêber Apo’ya, tüm Kürt halkına, özgürlük savaşçılarına ve barışta ısrar eden tüm halklara kutlu olsun.
Bu anlamlı günde gerçekleştirdiğimiz barış konferansı, geçmişten gelen fikirlerin geleceğe taşındığı bir buluşma olacak. Aynı zamanda bugün, yeni kampanyamızın da başlangıcıdır.
İlhamını insanlığın ortak değerlerinden alan bu süreç, barışa ve birlikte yaşama dair umutlarımızı büyütme çağrısıdır. Bugün attığımız adım, yarının barışını inşa etme iradesidir.
Bu vesileyle, barışa katkı sunan tüm değerleri ve bu yönde emek veren herkesi saygıyla anıyor, umut dolu bir geleceği birlikte inşa etme çağrısı yapıyoruz.
Kadın özgürlük mücadelesini toplumsallaştırma çağrısı
Bugün burada Kürt kadınları olarak yeni bir kampanyanın başlangıcını ilan etmek üzere toplandık. Kampanyamızın esas amacı kadın özgürlük mücadelemizin toplumsallaştırılması ve pozitif inşa sürecinde özlenen özgür yaşamda derinleşme ve kendini mücadelenin öznesi haline getirmektir.
Tüm eril zamanların yıkım, imha, esaret temelinde sömürü ve tahakküm üzerine şekillendiğini biliyoruz. Savaşların kapısını açan kastik katil yapılanma günümüzde ataerkil sistem biçiminde doğaya, insanlığa, toplumlara ve kadınlara savaş açmış durumda. Savaşlar yıkımı getirdiği, insanlığı ve doğal yaşam kaynaklarını yok ettiği için özgür yaşam alanlarının daraltılması, kuşatılması anlamına gelir. Bundandır ki en çok kadınlar ve çocuklar savaşların ağır yükünü taşır ve en ağır bedelleri öder.
Savaş, doğal olanın baskı altına alınmasıdır. Simone de Beauvoir’ın da dediği gibi ‘Savaş, erkeklerin yarattığı bir dünyanın kadınlara dayattığı en büyük yabancılaşma’ olarak görülmelidir. Bu yabancılaşmanın aşılması için barış savunuculuğu temel görevlerimizdendir. Barış ortamları kadınların ve toplumların demokratik yaşam içinde dayanışmayı güçlendirdikleri ve doğal gelişim yasaları içinde birbirini geliştirdikleri fırsatları ve olanakları güçlendirmektedir.
Demokratik komünal toplum inşası bir kararlaşma anıdır
Bu nedenle demokratik komünal ve kadın özgürlükçü bir toplum inşa etmek, önce bu sıkıştırılmış savaş hali ve krizli andan çıkış için bir kararlaşma anıdır. Biliyoruz ki sistem bugün hem bireyi anlamsızlaştırarak anlam ve kimlik krizine sürüklemiş hem de toplum ve kadınlar sürekli krizli kimlikler olarak sorunların derinleştiği ve çözümsüzlüğün dayatıldığı bir zeminde tutulmaktadır.
Jin, Jiyan, Azadî felsefesi eşitliktir, özgürlüktür, insanca yaşamdır. Bu krizli kimlik ve anlara sıkıştırılmış ruh ve duygu dünyasından çıkmadır. Toplumsal hayatın tüm renklerine kendi varlığını koruma temelinde irade olmuş, bilinçlenmiş bir katılım sürecidir.
Komünler doğrudan demokrasi alanıdır
Kampanyamız kadınların ve toplumun ihtiyacının bireyciliğe karşı toplumsallaşma, yok sayılmaya ve görünmemeye karşı yerinden yönetim ile öz yönetim ve öz örgütlülük sürecini güçlendirmeyi hedeflemektedir. Komün bu anlamda doğrudan demokrasi alanı olarak söz kurma, eyleme geçme ve örgütlenmenin evimizdeki en küçük birimi olarak her yerde ve herkesle yan yana omuz omuza mücadele etme zeminidir.
Komün inşa çalışmalarında eşitlerin birliğini sağlamak için iktidarcılığa ve devletçiliğe karşı farkındalık ve bilinçlenme çalışmalarını derinleştireceğiz. Aile ve kapitalist sistem kadını olmak yerine komünün öncülüğünü kadın zekâsı ile yapacağız. Erkeği komüne katarak onu demokratik özgür yaşamda görünür kılacağız. İktidar ve devletçi mantığın komünalite ile aşılacağı bilinerek erkeğin toplumsal sorunlara duyarlı kılınması ve ortak çözüm gücü olabilmek için kadın ve erkeğin komünleşmesini hedefleyeceğiz.
Şimdi kadın zamanı
Önderliğimiz; ‘Benim için kadına yapılabilecek en iyi şey, ona gerçekleri olabildiğince açıklamaktır. Kadınlar komünaliteyi daha iyi başarır. Bu tarihin başından beri böyledir. Komünde sıkı bir eğitim olacak. Kız çocuğundan başlayarak kadınlar ve erkekler eğitilecek’ demektedir.
Şimdi kadın zamanı; bu anlamda gerçekle buluşma, bu sorumlulukla hakikati örmektir. Hakikat, hakların bilinci ve adaletin sağlanmasıdır. Şimdi kadın zamanı hak ve hakikat yolunda varlığın kabulüdür. ‘Vardık, varız, var olacağız’ bir tespit değil, aynı zamanda tarihsel mirasın güncelde örgütlenme formuna dönüşmesi ve kadın öncülüğünde demokratik toplumun inşasıdır.
Örgütlü kadın birliği toplumun diriliğidir
Komünleri inşa ederken proje ve örgüt oluşturmak Kadın Zamanı hamlesinin olmazsa olmazıdır. Bir kadını yaşatacak olanın komünalite-toplumsallık olduğunun farkındayız. Bu toplumsallığın ana kurucu özneleri olarak herkesten daha fazla rol oynayacağız. Varlık gerekçemiz örgütlülüktür. Örgütlendiğimiz oranda var olduk. Örgütlü kadın birliği toplumun birliği ve diriliğidir.
Komünal toplumda egemen dil yer bulamaz
Ne ulus-devlet dili ne de egemen erkek dili komünal toplumda yer bulamaz. Çünkü ulus devlet dili buyurgandır ve itaate zorlar. Erkek egemen dil ise köleleştirici ve boyun eğmeciliği dayatır. Bu iki yaklaşımın da hegemonya ve iktidar ürettiğini biliyoruz. Komünün başarısı devlet ve erkek egemen dili sınırlama ve onunla mücadeleyi güçlendirmelidir.
Jin jiyan azadî ile komünal toplumu inşa zamanı
Jin, jiyan, azadî ile Komünal Toplumu İnşa Zamanı kampanyamız kendi zamanımızı yaratma ve özgürlük anlarını çoğaltmaktır. Bu kampanya ile kapitalist sistemin sürdürülmesine zemin oluşturan ‘gönüllü kölelik’ zeminlerini zayıflatmak hedeflenmektedir.
Bu çağrıya biz kadınlar olarak Avrupa’dan ses veriyor ve demokratik toplum inşasında halkımızla, dostlarımızla ve tüm kadınlarla birlikte geleceğimizi kendimiz inşa edeceğimizi beyan ediyoruz. Jin, jiyan, azadî ile Komünal Toplumu İnşa Zamanı, Kürt kadınlarının demokratik birliğini geliştirmedir. Jin, jiyan, azadî ile Komünal Toplumu İnşa Zamanı tüm kadınlarla komünal enternasyonal mücadeleyi ortaklaştırma ve büyütmedir.”