TJA’dan saç örme videosu nedeniyle tutuklanan çocuk için açıklama

TJA, İzmir’de saç örme videosu paylaşımı nedeniyle tutuklanan A.K. için yaptığı açıklamada, çocuğun serbest bırakılmasını ve saldırıların bağımsız biçimde soruşturulmasını istedi.

Amed - İzmir'de 16 yaşındaki A.K., dijital medya hesabından paylaştığı saç örme videosu nedeniyle "örgüt propagandası yapmak" iddiasıyla tutuklanmıştı.

Özgür Kadın Hareketi (Tevgera Jinên Azad-TJA), çocuğa dair yazılı açıklama yaptı.

‘En doğal toplumsal refleksler dahi kriminalize edilmekte’

Erkek egemen devlet aklının, özgürlük iradesini bastırmayı bir yönetme biçimi haline getirdiğine değinilen açıklamada, “Düşüncenin, sözün ve dayanışmanın kamusal alanda görünür olması tehdit olarak algılanmakta; en doğal toplumsal refleksler dahi kriminalize edilmektedir. İfade özgürlüğünün sistematik biçimde hedef alındığı bir süreçten geçiyoruz. Kamuoyunda ‘saç örgüsü paylaşımı sebebiyle tutuklandığı’ bilinen A.K., gerçekte Rojava’ya dönük saldırılar karşısında dijital medyada yaptığı paylaşımlar ve dinlediği müzik içerikleri de tutuklamaya gerekçe gösterilerek gözaltına alınmış, ardından tutuklanarak Şakran Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’ne gönderilmiştir” denildi.

Açıklamada, “Dijital alanda düşünce açıklamak, dayanışma göstermek ve yaşananlara tepki vermek en temel haktır. Bu hakkın suç kapsamına alınması ifade özgürlüğünün açık ihlalidir” ifadeleri yer aldı.

‘Fiziksel saldırıya uğradı’

TJA, A.K.’nin hapishaneye gönderildikten sonra bulunduğu koğuşta fiziksel saldırıya uğradığını belirterek, “Vücudunun çeşitli yerlerinde darp izleri oluşmuştur. Devlet gözetimi altında bulunan bir kişinin hapishane içinde şiddete uğraması doğrudan idarenin sorumluluğundadır. Hapishanelerde yaşanan bu tür saldırılar münferit değil; cezasızlıkla beslenen yapısal bir sorunun sonucudur” denildi.

‘Çıplak aramaya maruz kaldı’

Açıklamanın devamında şu ifadeler yer aldı: “Bununla birlikte A.K.’nin çıplak aramaya maruz bırakılması, insan onurunu hedef alan ağır bir hak ihlalidir. Çıplak arama bir güvenlik uygulaması değil, kadın bedeni üzerinden tahakküm kurmaya dönük bir işkence yöntemidir. Hapishanelerde beden dokunulmazlığının ihlal edilmesi, kötü muamelenin normalleştirilmesi ve onur kırıcı uygulamaların sürdürülmesi kabul edilemez.

Bugün mesele yalnızca bir tutuklama değildir. Mesele; dijital medyada ifade edilen düşüncenin cezalandırılması, dayanışmanın bastırılması ve toplumsal vicdanın susturulmak istenmesidir. İfade özgürlüğü haktır. Bu hak; siyasi saiklerle askıya alınamaz. Yine geçtiğimiz günlerde Rojava’da yaşanan saldırılara dijital medyadan tepki gösteren R.S.’de benzer siyasi saiklerle tutuklanmış ve hapishanelerde ağır hak ihlallerine maruz kalmıştır.

Buradan açıkça ifade ediyoruz: İfade özgürlüğü engellenemez. Çıplak arama işkencedir. Hapishanelerde şiddet ve kötü muamele derhal son bulmalıdır. A.K.’ye yönelik saldırılar bağımsız biçimde soruşturulmalıdır. A.K. ve R.S derhal serbest bırakılmalıdır.”