Taliban’dan kadınlara şiddeti meşrulaştıran yeni ceza yasası

Taliban lideri Hibetullah Ahundzade tarafından imzalanarak yürürlüğe konulan 60 sayfalık yeni Ceza Kanunu, erkeklere eşlerini ve çocuklarını belirli sınırlar içinde dövme izni veriyor. Kadınların mahkemeye erişimi ise erkek vasi şartına bağlanıyor.

Haber Merkezi - Afganistan’da Taliban yönetimi, kadınların temel haklarını daha da kısıtlayan yeni bir Ceza Kanunu’nu yürürlüğe koydu. Ülke genelindeki mahkemelere gönderilen 60 sayfalık düzenleme; aile içi şiddeti belirli koşullar altında suç olmaktan çıkarırken, kadınların adalete erişimini erkek vasi şartına bağlıyor. Kadınları şiddetten koruyan önceki yasal düzenlemelerin yürürlükten kaldırılması ise hem ülkede hem de uluslararası alanda sert tepkilere neden oldu.

Yeni yasaya göre erkekler, kemik kırılmasına ya da açık yaraya yol açmamak şartıyla eşlerini ve çocuklarını dövebilecek. Ciddi yaralanma durumunda ise azami 15 gün hapis cezası öngörülüyor. Bu düzenleme, aile içi şiddeti fiilen hafifleten ve meşrulaştıran bir çerçeve olarak değerlendiriliyor.

Kadın, erkek vasi olmadan mahkemeye gidemeyecek

Kadınların yargı süreçlerine katılımı da ciddi biçimde sınırlandırıldı. Buna göre bir kadın, ancak erkek bir hakim önünde ve bir erkek vasi eşliğinde mahkemeye çıkabilecek. Çoğu durumda bu vasi, kadının evli olduğu oluyor. Bu durum, şiddete maruz kalan bir kadının faille birlikte mahkemeye gitmek zorunda kalması anlamına geliyor.

Yasa ayrıca, kadının eşinin izni olmadan aile evine sığınmasını suç kapsamına alıyor. Bu fiil için üç aya kadar hapis cezası öngörülürken, kadına sığınma imkanı sağlayan aile üyeleri de aynı cezayla karşı karşıya kalabiliyor. Böylece hem mağdurlar hem de onları korumaya çalışan yakınları hukuki yaptırım tehdidi altına giriyor.

Taliban’ın son düzenlemesiyle birlikte, kadınları aile içi şiddete karşı koruyan önceki yasal çerçeve tamamen ortadan kaldırılmış oldu. İnsan hakları savunucuları, bu düzenlemenin Afganistan’da kadınların hukuki statüsünü daha da gerilettiğini ve şiddeti sistematik hale getirme riski taşıdığını belirtiyor. Uluslararası toplumdan ise yasanın geri çekilmesi ve kadın haklarına yönelik ihlallerin sonlandırılması yönünde çağrılar yükseliyor.