Tahran su krizinde kritik eşikte
Tahran ve çevresinde derinleşen su krizi, yalnızca kuraklıkla değil, kontrolsüz yapılaşma, kaçak kuyular ve ekolojik tahribatla ilişkilendiriliyor. Uzmanlar, “kuraklığın” en ağır evresine girdiği uyarısında bulunuyor.
Haber Merkezi- İran’ın başkenti Tahran’da su krizi giderek daha ciddi bir boyuta ulaşıyor. Uzmanlara göre sorun yalnızca yağış azlığı ya da baraj seviyelerindeki geçici düşüşten ibaret değil; yıllardır süren kontrolsüz kentleşme, villa projeleri, kaçak su kuyuları ve doğal ekosistemlerin tahribi, bölgenin su yapısını geri dönülmesi zor bir noktaya taşıdı.
Özellikle kuzeydoğu bölgelerinde yaşanan gelişmeler, yeraltı su kaynaklarının yenilenme kapasitesini kaybettiğini gösteriyor. Uzmanlar, Tahran’ın şu anda “hidrolojik kuraklık” olarak tanımlanan ve hem yüzey hem de yeraltı su rezervlerinin tükenmeye başladığı en ağır evreyle karşı karşıya olduğunu belirtiyor.
Villa projeleri su kaynaklarını tüketiyor
Son yıllarda dağlık alanlarda hızla yayılan villa ve yazlık projelerinin, özellikle yeraltı sularına büyük baskı oluşturduğu ifade ediliyor. Uzmanlara göre derin kuyular aracılığıyla çekilen yoğun su miktarı nedeniyle birçok bölgede yeraltı su seviyesi ciddi biçimde düştü. Bazı kuyuların kullanılmaya devam edebilmesi için sürekli daha derine kazıldığı aktarılıyor.
Ayrıca birçok yapılaşma alanında standart kanalizasyon sistemlerinin bulunmaması nedeniyle atık suların doğrudan yeraltı kaynaklarına karıştığı, bunun da nitrat ve biyolojik kirlilik riskini artırdığı belirtiliyor.
‘Yağmur yağıyor ama su birikmiyor’
Yetkililer, son iki yılda görülen dönemsel yağışların krizi hafifletmeye yetmediğini vurguluyor. Uzun süren kuraklık ve insan müdahalesi nedeniyle toprağın su tutma kapasitesinin büyük ölçüde azaldığı ifade ediliyor.
Uzmanların “toprağın susuzluk hafızası” olarak tanımladığı süreç nedeniyle yağışların büyük kısmı ya buharlaşıyor ya da hızla yüzey akışına dönüşerek bölgeden uzaklaşıyor. Özellikle dağlık alanlardaki yapılaşma ve doğal örtünün tahrip edilmesi, yağmur sularının yeraltına süzülmesini engelliyor.
Kar rezervleri yok oluyor
Krizin en dikkat çekici boyutlarından biri de Tahran’ın yaz aylarında temel su kaynağı olan dağlardaki kar rezervlerinin hızla azalması. Uzmanlar, Elburz Dağları’ndaki kar birikiminin son altı yıldaki sıcaklık artışı ve kuraklık nedeniyle neredeyse yok olduğunu belirtiyor.
Bu durumun, Karaj, Cacerud ve Lar nehirlerinin debisini ciddi biçimde düşürdüğü; dolayısıyla Tahran’a su sağlayan barajların beslenmesini de olumsuz etkilediği ifade ediliyor.
Doğu Tahran’da çökme riski
Yeraltı sularının aşırı çekilmesi nedeniyle doğu Tahran’da toprak çökmesi belirtilerinin görülmeye başladığı bildiriliyor. Uzmanlar, kil tabakalarının sıkışmasının uzun vadede geri dönüşü olmayan hasarlara yol açabileceği ve altyapıyı tehdit edebileceği uyarısında bulunuyor.
Barajlar kritik seviyede
Tahran’a su sağlayan Lar, Letiyan, Mamlu, Emir Kebir ve Talegan barajlarında da su seviyelerinin son yılların en düşük düzeyine indiği belirtiliyor. Düşük nehir debisi, azalan kar örtüsü ve yüksek buharlaşma nedeniyle bazı barajların “ölü hacim” sınırına yaklaştığı ifade ediliyor.
Uzmanlar, bu açığın kapatılması için açılan acil durum kuyularının ise binlerce yılda oluşan son stratejik yeraltı rezervlerini tüketme riski taşıdığına dikkat çekiyor.
‘Sorun sadece iklim değil’
Uzmanlara göre iklim değişikliği ve kuraklık krizi derinleştirse de mevcut tablonun temel nedeni plansız kentleşme ve yetersiz su yönetimi. Kontrolsüz villa projeleri, kaçak kuyular, doğal alanların tahribi ve altyapı eksikliklerinin Tahran’ı kalıcı bir su krizine sürüklediği belirtiliyor.
Uzmanlar, başkentin artık geçici bir kuraklık döneminden değil, yaşam koşullarını doğrudan tehdit eden yapısal bir su çöküşünden geçtiği uyarısını yapıyor.