Tahran Üniversitesi’nde 40 öğrenci hakkında disiplin soruşturması

Tahran Üniversitesi’nde son aylarda 40 öğrenci disiplin kuruluna sevk edildi. Öğrenciler hakkında güvenlik içerikli suçlamalar yöneltilirken, disiplin süreçlerinde usulsüzlük yapıldığı ve güvenlik baskılarının arttığı bildirildi.

Haber Merkezi – Tahran Üniversitesi Öğrenci Kanalı'nın yayımladığı rapora göre, son aylarda 40 Tahran Üniversitesi öğrencisi disiplin kuruluna çağrıldı. Raporda, öğrencilere yönelik disiplin süreçlerinde yasal prosedürlerin ihlal edildiği, kararların disiplin yönetmeliğine aykırı şekilde alındığı, resmi olmayan kaynakların delil olarak kullanıldığı ve üniversitede güvenlik baskılarının arttığı bildirildi.

Rapora göre yeni disiplin soruşturmaları dalgası, Şubat 2026'nın son günlerinde başladı. 23 Şubat'tan itibaren çok sayıda öğrenci kısa mesaj ve telefon yoluyla disiplin kuruluna çağrıldı. Sürecin, savaşın başlaması ve üniversitede eğitimin çevrim içi yürütülmeye başlanmasının ardından daha da yoğunlaştığı belirtildi.

Öğrenciler, kendilerine isnat edilen suçlamalara ilişkin herhangi bir belge veya kanıt sunulmadan, disiplin kurulu toplantısından önce savunmalarını e-posta yoluyla disiplin sekreterliğine göndermelerinin istendiğini aktardı.

Oysa 2024 yılında yürürlüğe giren Öğrenci Disiplin Yönetmeliği'ne göre, suçlamaların öğrenciye bildirilmesi, delillerin sunulması ve savunmanın alınması, disiplin kurulunun yüz yüze toplantısında gerçekleştirilmek zorunda. Eleştiriler, savunmanın e-posta yoluyla istenmesinin hukuki sürecin yerine geçemeyeceği ve adil yargılanma ilkeleriyle bağdaşmadığı yönünde.

Öğrencilere güvenlik içerikli suçlamalar

Rapora göre disiplin kuruluna sevk edilen 40 öğrencinin kimliği tespit edildi. Öğrenciler; "kargaşa ve isyan çıkarmak", "yasadışı gösterilerin başlıca organizatörlerinden olmak", "ulusal ve dini değerlere hakaret etmek", "rejim karşıtı sloganlar atmak" ve "üniversitenin işleyişini aksatmak" gibi suçlamalarla karşı karşıya bulunuyor.

Öğrenci aktivistleri ise bu suçlamaların belirsiz ve geniş yorumlanabilecek ifadeler içerdiğini, bu nedenle öğrenci faaliyetlerini sınırlandırmak amacıyla kullanıldığını belirtiyor.

Raporda ayrıca, Besic'e yakın olduğu belirtilen Telegram kanallarının iki öğrenci hakkında hazırlanan dosyalarda ve disiplin cezalarının değiştirilmesinde etkili olduğu iddia edildi. Üniversite yönetimi ise bu iddialara ilişkin henüz resmi bir açıklama yapmadı.

Disiplin kurulunun ilk duruşmalarının 17 Haziran'da başladığı, ancak soruşturma sürecinde de yönetmelik hükümlerinin birçok kez ihlal edildiği paylaşıldı.

Rapora göre bazı dosyalarda, Besic'e yakın Telegram kanallarında paylaşılan içerikler bağımsız bir inceleme yapılmaksızın delil olarak kabul edildi. Bu durum, disiplin soruşturmalarının bağımsızlığı ve tarafsızlığı konusunda ciddi soru işaretlerine yol açtı.

Öte yandan bazı öğrencilerin üniversite kampüslerine girişlerinin engellendiği, bir kısmından taahhütname alındığı ve kampüslerde güvenlik önlemlerinin artırıldığı da bildirildi. Konuya yakın kaynaklar, bu uygulamaların üniversitelerde güvenlikçi yaklaşımın giderek güçlendiğini gösterdiğini ifade ediyor.