Süveyda’dan uluslararası topluma Kobanê çağrısı: Yaşam hakkını savunun
Türk devletinin desteklediği HTŞ ve IŞİD çetelerinin kuşatma altına aldığı Kobanê'ye yönelik saldırılara tepki gösteren Süveydalı kadınlar, uluslararası örgütlere ve ilgili ülkelere, “yaşam hakkını savunun” çağrısında bulundu.
ROCHELLE JUNİOR
Süveyda - Kuzey ve Doğu Suriye’nin Kobanê kenti, Türk devletinin desteğiyle Suriye geçici yönetimindeki cihatçı Hayat Tahrir el-Şam ve IŞİD çeteleri tarafından kuşatma altında.
Kuşatma nedeniyle şehirde temel ihtiyaçlar, sağlık hizmetleri ve elektrik ciddi biçimde aksarken, halk gıda ve suya erişimde büyük zorluk yaşıyor. Kobanê halkına destek amacıyla dünyanın dört bir yanından dayanışma ağları kuran kadınlar ve gençler, uluslararası topluma, kuşatmanın sona erdirilmesi ve insani yardımların ulaştırılması çağrısı yapıyor. Suriye’nin Süveyda kentindeki kadınlar da, kuşatma altındaki Kobanê halkıyla, özellikle kadın ve çocuklarla tam dayanışma içinde olduklarını belirterek, yaşananların temel insan haklarının açık bir ihlali olduğunu vurguladı.
Kobanê’ye yönelik saldırılara tepki gösteren Süveydalı kadınlardan Dima Münther, “Çocuklar, kadınlar ve yaşlılar, onları koruyacak caydırıcı yasaların yokluğu yüzünden açlık, ilaç ve bebek maması kıtlığı gibi savaşın sonuçlarının en büyük mağdurları oluyor” dedi.
‘Temel ihtiyaçların girişine izin verilmeli’
Kobanê’den gelen haberlerin felaket niteliğinde bir insani durumu gösterdiğini söyleyen Dima Münther, “Uluslararası örgütlerini çocukların ve kadınların güvenli ve çatışmasız bölgelerde yaşama hakkını savunmaya çağırıyorum. Savaşın ortasında bile insan vicdanı varlığını sürdürmeli, ayrımcılık ve siyasi önyargı gözetmeksizin gıda ve temel tıbbi malzemelerin girişine izin vererek asgari insan değerleri standartlarını korumalıyız" ifadelerinde bulundu.
Kobanê şehrinin şu anda boğucu bir kuşatma altında olduğunu dile getiren Waad Abu Zein Al-Din, “Gıda, su ve ilaç tedariki kesintiye uğradı ve çok sayıda çocuk hayatını kaybetti. Biz Suriyeliler, benzer kuşatma deneyimlerini yaşadığımız için bu trajediyi çok iyi anlıyoruz ve etkileri hala sürüyor. Durum şimdi, temel yaşam ihtiyaçlarının yokluğu nedeniyle daha da vahim hale geldi. Sürekli tedaviye ihtiyaç duyan çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalardan muzdarip hastalar var, bu nedenle ilaç, su ve gıdanın acilen ulaştırılması gerekiyor” sözlerine dikkat çekti.
‘Kuşatma bir savaş suçudur’
Kobanê’de yaşananların ve kuşatmanın savaş suçları olduğunu dile getiren Avukat Lina Abu Hamdan ise, geçiş noktalarının açılması ve sivillerin temel ihtiyaçlarının karşılanmasını garanti eden acil bir uluslararası çözüm çağrısında bulundu.
Lina Abu Hamdan, tüm özgür insanlara, Birleşmiş Milletler’e ve uluslararası insani yardım kuruluşlarına çağrıda bulunarak, ihlallerin azınlıklar da dahil olmak üzere Suriye toplumunun tüm kesimlerini etkilediğini belirtti.
Kobanê halkıyla dayanışma içinde olduklarını dile getiren Lina Abu Hamdan, özellikle hastalıkların yayılması ve ilaç eksikliği göz önüne alındığında kuşatmanın derhal kaldırılması ve insani yardımın ulaştırılması gerektiğini vurguladı. Lina Abu Hamdan, sivilleri korumanın acil bir insani sorumluluk olduğunu söyledi.
‘Trajediyi ağırlaştıran şey uluslararası sessizlik’
Kobanê halkıyla dayanışmasını ifade eden Rima Azzam da, şöyle konuştu: "Bu acı verici koşullar, benzer kuşatmaları yaşamış bir Suriyeli olarak yabancı değilim. Ama trajediyi daha da ağırlaştıran şey, sivillerin çektiği acılara karşı uluslararası sessizliğin devam etmesidir. Masum insanlara karşı yapılan ihlalleri kınıyorum ve savaşlardan en çok etkilenenler kadınlar ve çocuklar oluyor. Dünya ülkeleri, yaşanan vahşete tanık oluyor ama hiçbir ciddi önlem alınmıyor. Çatışma bölgelerindeki kadınlar ve çocuklar, gerçek bir destek ya da koruma olmaksızın haklarının ciddi ihlallerine maruz kalıyor."