Süveyda’dan Şêx Meqsûd ve Eşrefiyê halkıyla dayanışma eylemleri

Süveyda kentinde yurttaşlar, Halep’in Eşrefiyê ve Şêx Meqsûd mahallelerine yönelik bombardımanlarda yaşamını yitiren siviller için Karama Meydanı’nda bir araya geldi; saldırıların durdurulması ve sivillerin korunması çağrısı yapıldı.

Süveyda – Suriye’nin Halep kentindeki Şêx Meqsûd ve Eşrefiyê mahalleleri cihaçtı HTŞ tarafından yoğun saldırı altında Saldırılar sonucu yaşamını yitirenlerin sayısı artarken, kentte yerinden edilme dalgası oluştu. Yaşananlar, sivillerin hedef alınmasına yönelik artan tepkiler ve saldırıların durdurulması çağrılarıyla birlikte hem yerel hem de uluslararası düzeyde kınanıyor.

Süveyda kentinde yurttaşlar, bugün “Karama Meydanı”nda Halep halkıyla dayanışma amacıyla bir protesto düzenledi. Özellikle son günlerde ağır bombardımana maruz kalan Eşrefiyê ve Şêx Meqsûd mahallelerinin sakinlerine destek için yapılan eylemde, silahsız sivillerin yaşamını yitirdiğine dikkat çekildi. Protestocular, zulüm ve baskıyı reddeden, sivillerin korunmasını ve masum insanların hedef alınmasına son verilmesini talep eden sloganlar attı.

Eyleme katılanlar, yaşananların münferit bir olay olmadığını, yaklaşık bir yıldır hâkim güçler tarafından sürdürülen; kendileriyle fikirsel, inançsal ya da yaşam tarzı açısından farklı olan herkese karşı dışlayıcı ve şiddet temelli bir politikanın parçası olduğunu ifade etti.

Protesto sırasında adalet ve yaşamını yitirenlerin hesabının sorulması yönünde sloganlar atıldı. Katılımcılar, dökülen kanın Suriye’nin yeni geleceğini yazacağını belirterek, bu yaklaşımın durdurulmaması hâlinde yeni can kayıplarının kaçınılmaz olacağı uyarısında bulundu.

Eyleme katılan kadınlar, sivillerin ne suç işlediğini sorarak masumların hedef alınmasına karşı net bir duruş sergiledi. Ayrıca Kürt halkıyla dayanışma göstergesi olarak sarı kırmız yeşil bayraklar taşındı. Bu adımın, kadınlar ve çocuklar başta olmak üzere Kürt halkına yönelik ihlallere dikkat çekmek ve Suriye halkları arasındaki ortak acı ve kader birliğini vurgulamak amacı taşıdığı belirtildi.

‘Halep’te yaşananlar bir soykırım suçudur’

Eyleme katılan Rakiyye eş-Şair, Eşrefiyê ve Şêx Meqsud’a yönelik bombardımanın öldürmeye ve yok etmeye dayalı kanlı bir politikanın parçası olduğunu söyledi. Bu saldırıların, özgürlük, adalet ve yurttaşlık hukuku talep eden; tüm yurttaşlar arasında eşitliği savunan Suriye toplumunun bileşenlerini hedef aldığını ifade etti. Rakiyye Eş-Şair, daha önce uluslararası terör listelerinde yer alan bazı yapıların bugün uluslararası çıkarlar nedeniyle karar mekanizmalarında yer aldığını, bunun bedelinin ise Suriyelilerin kanıyla ödendiğini dile getirdi.

Rakiyye eş-Şair, dünyadaki tüm vicdan sahiplerine çağrıda bulunarak, yalnızca inanç ya da mezhepsel farklılıklar nedeniyle hedef alınan Suriyelilerle dayanışma gösterilmesini istedi ve yaşananların insanlığa karşı işlenen bir suç olduğunu vurguladı.

‘Son göç görüntüleri çok acı vericiydi’

Karama Meydanı’ndan konuşan aktivist İnas Naim ise eylemin, Eşrefiyê ve Şêx Meqsûd mahallelerinde Kürtlere yönelik “vahşi saldırılara” karşı dayanışma amacı taşıdığını belirtti. Son günlerde yaşanan göç görüntülerinin son derece acı ve sarsıcı olduğunu söyleyen İnas Naim, bunun Süveyda halkının geçmişte yaşadığı zorla yerinden edilme ve acıları yeniden hatırlattığını, özellikle kadınlar ve çocuklar açısından durumun daha da ağır olduğunu ifade etti. İnas Naim, haklı davaların mutlaka kazanacağına olan inancını yineleyerek dayanışmayı sürdüreceklerini söyledi.

‘Saldırılar Suriye’nin tüm bileşenlerini hedef alıyor’

Rimal el-Hamed ise meydana çıkış amaçlarının, Suriye toplumuna dayatılan mezhepçi söylemi reddetmek ve Kürtler, Aleviler, Hristiyanlar ile tüm toplumsal kesimlerle dayanışmayı büyütmek olduğunu dile getirdi.

Bugün yaşananların bir siyasi oyun olarak yürütülmesi hâlinde, bunun Süveyda halkının geçmişte yaşadığı zorunlu göç ve köklerinden koparılma sürecini hatırlattığını belirten Rima el-Hamed, uluslararası topluma Kürtlerle dayanışma çağrısı yaptı. Kürtlerin Suriye toplumunun asli bir parçası olduğunu vurgulayan Rima el-Hamed, dini kullanarak cinayetleri meşrulaştırmaya çalışan söylemlerin İslam’la ve gerçek insani-dini değerlerle hiçbir ilgisi olmadığını ifade etti.