Süveyda’da sivil toplumdaki kadınların hakları için rehber hazırlandı

Süveyda Masarat Salam İcra Direktörü Shrouq Abu Zeidan, Cinsel Taciz, ‘Sömürü ve İhlallerle Mücadele Ulusal Rehberi’nin sivil toplumda kadınları güçlendirmeyi, ihlallerden korumayı ve eşitlikçi bir çalışma ortamı yaratmayı amaçladığını vurguladı.

ROCHELLE JUNİOR

Süveyda- Suriye’nin Süveyda şehrindeki Eşit Vatandaşlık Merkezi, Baytuna Örgütü ve çeşitli sivil toplum kuruluşları, sivillere yönelik taciz ve ihlallerden korunmaya ilişkin özel politikaların eksikliği nedeniyle bu politikaları geliştirmek amacıyla bir rehber hazırladı. Yaklaşık bir ay önce yayımlanan “Cinsel Taciz, Sömürü ve İhlallerle Mücadele Ulusal Rehberi”, adalet ve eşitliğe dayalı bir çalışma ortamı oluşturma yolunda önemli bir adımı temsil ediyor. Rehber, 12 yılı aşkın bir çabanın ürünü olarak, kadın ve erkek çalışanları ihlallerden korumayı ve kadınların güçlendirilmesini sağlayacak net ve uygulanabilir iç politikalar geliştirmeye yardımcı oluyor.

Bu rehberin yayınlanması, sivil toplum kuruluşlarının lisanslama süreçleri, yasal kısıtlamalar ve kadınların katılımına ilişkin zorluklarla başa çıkmak zorunda olduğu karmaşık bir siyasi ve sosyal ortamda gerçekleşti. Güvenlik ve siyasi engellere rağmen rehberin yayımlanması, eşit vatandaşlık değerlerini güçlendirmeye ve içeriden başlayan, güveni artıran bir koruma ve önleme kültürüyle istenen toplumsal değişimi yönlendiren sağlıklı bir sivil sistem oluşturma kararlılığını ortaya koyuyor. Süveyda Masarat Salam İcra Direktörü Avukat Shrouq Abu Zeidan, konuyla ilgili ajansımıza konuştu.

‘Hedef ayrımcılığı ortadan kaldırmak’

Rehberin Eşit Vatandaşlık Merkezi tarafından Baytuna Örgütü işbirliğiyle yürütülen bir projenin parçası olarak tamamlandığını kaydeden Shrouq Abu Zeidan, çalışmaların Nisan 2024’te başladığını ve aynı yılın Aralık ayında tamamlandığını ifade etti. Rehberin, sivil toplum kuruluşlarının çalışanlarını korumak için acilen net iç politikalara ihtiyaç duyduğu bir dönemde hazırlandığını aktaran Shrouq Abu Zeidan, “2012 yılında kurulan Eşit Vatandaşlık Merkezi, Suriye’de kadınlara yönelik her türlü ayrımcılığı ortadan kaldırmayı ve kadınlarla erkekler arasında eşit vatandaşlık anlayışını tesis etmeyi amaçlıyor. Özellikle Suriye bağlamında sivil toplum çalışma ortamına odaklanıyoruz” dedi.

Rehber içi oturumlar düzenlendi

Shrouq Abu Zeidan, rehberin geliştirilmesinin temel nedeninin, örgütler arasında taciz, sömürü ve cinsel istismar kavramlarına ilişkin yaygın bir anlayış eksikliği olduğunu açıkladı. Shrouq Abu Zeidan, ayrıca, özellikle bu tür politikaların Suriye’de faaliyet gösteren herhangi bir örgütle işbirliği yapmak isteyen çoğu bağışçı için ön koşul haline gelmesi nedeniyle, kuruluşların kendi özel iç politikalarını geliştirmesinin de zor bir süreç olduğunu ekledi. Shrouq Abu Zeidan, sözlerinin devamında şu hususlara dikkat çekti:

“Rehber, farklı yasal ve siyasi bağlamları dikkate alarak, karmaşık çalışma ortamlarında uygulanabilecek politikalar geliştirmek için pratik bir rehberlik ve esnek bir çerçeve sunacak şekilde tasarlandı. Rehber, Suriye’nin fiilen farklı etki alanlarına ayrıldığı, (kuzeydoğu, kuzeybatı, iç bölgeler ve güney) bir dönemde hazırlandı. Her bölgenin kendi yasal çerçevesi ve operasyonel mekanizmaları bulunuyor. Bu durum, her bölgede sivil toplum kuruluşlarıyla kapsamlı bir katılımcı yaklaşım gerektirdi. Her bölgeden beşer olmak üzere toplam yirmi kuruluş, kuruluşun büyüklüğü, çalışma biçimi, iç politikalarının varlığı veya yokluğu ve lisanslama sistemi gibi kriterlere göre seçildi. Ayrıca, yerel avukatlar her bölgede geçerli yasal çerçeveleri açıklamak için yoğun oturumlara katıldı.

Çalışma sırasında özellikle lisanslama konusunda bölgeler arasında ciddi farklılıklar olduğunu gözlemledik. Suriye’deki birçok kuruluş, önceki rejim tarafından getirilen kısıtlamalar nedeniyle çoğunlukla lisanssız çalışıyordu. Bölgesel oturumlar, görüşmeler ve masa başı araştırmalar sonucunda kılavuzun ilk taslağını hazırladık. Sonrasında bu taslağı, kılavuzun içeriği hakkında uygulamalı eğitimler vermek ve eksiklikleri gidermek için ortak kuruluşlarla paylaştık. Kuruluşların kendi bölgelerinde bağımsız bir şekilde bilgi aktarabilmelerini ve politikaları benimseyebilmelerini sağlamak amacıyla bir ‘eğitmen yetiştirme’ programı da uyguladık. Tüm bu aşamalar tamamlandıktan sonra kılavuzun son versiyonunu kesinleştirdik.”

‘Çalışmalara yönelik kısıtlamalar devam ediyor’

Rehberin başlangıçta Aralık 2024’te yayınlanmasının planlandığını söyleyen Shrouq Abu Zeidan, “Ancak önceki rejimin çöküşü ve ardından yaşanan hızlı siyasi ve güvenlik değişiklikleri, birçok bölgede yaygın insan hakları ihlalleriyle birleşince lansmanı ertelemek zorunda kaldık. Yeni bağlam, lisanslama prosedürlerinde bazı değişiklikler getirmiş olsa da, sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarına yönelik kısıtlamalar devam ediyor. Özellikle kadınların siyasi süreçlerden ve karar alma mekanizmalarından nispeten dışlanması, kadınların kamusal hayata katılımı konusundaki tartışmayı hala canlı tutuyor. Bu durum, sivil toplumda çalışan kadınların gerçekliğini doğrudan etkiliyor” diye kaydetti.

‘Kadınların güçlendirilmesi hedefleniyor’

Shrouq Abu Zeidan, rehberin temel amacının sivil toplum kuruluşlarında çalışan kadınları güçlendirmek, onları ihlallerden korumak ve hem psikolojik hem de fiziksel olarak güvenli bir çalışma ortamı yaratmak olduğuna dikkat çekti. Shrouq Abu Zeidan, “Bu ortam, kadınların çalışmalarına kesintisiz devam etmelerini, aktif katılımlarını ve hem kuruluş içinde hem de daha geniş topluluk düzeyinde karar alma pozisyonlarına ulaşmalarını sağlayacak. Ayrıca, her coğrafi bölgedeki kadınların özel koşullarını da dikkate alacak şekilde tasarlandı” dedi.

‘Net politikalar benimsemek şart’

Shrouq Abu Zeidan, rehberin yayınlanmasındaki gecikmenin bazı bölgelerin hedef alınması ve en son Süveyda’da yaşanan ihlal ve katliamlardan kaynaklandığını açıkladı. Shrouq Abu Zeidan, “Yerel ekip, insani ve güvenlik olaylarına odaklandığı için lansmanı tam olarak denetleyememişti. Tüm zorluklara rağmen rehber, Eşit Vatandaşlık Merkezi’nde yapılan iç istişarelerin ardından yayımlandı. Bu adım, sivil toplum kuruluşlarının topluluk sesini duyurması, politikaları şekillendirmesi ve değişimi yönlendirmesi için çok önemli. Sağlıklı bir sivil toplum sistemi içeriden başlar, kadın ve erkek çalışanları koruyan, insan haklarını gözeten ve adalet ile eşitliğe dayalı bir çalışma ortamı oluşturmak için net politikalar benimsemek şarttır” diyerek sözlerini tamamladı.