Süveyda’da kadınlardan aile içi şiddete karşı çağrı: Sessiz kalmayın

Suriye’nin Süveyda kentinde kadınlar, artan aile içi şiddet ve kadınlara yönelik suçlara karşı hukuki ve toplumsal hesap verebilirliğin güçlendirilmesi çağrısında bulundu.

ROCHELLE JUNİOR

Süveyda- Suriye’nin Süveyda kentinde El-Mer’e Şu’let et-Tenmiye (Kadın Kalkınmanın Meşalesidir) Topluluğu, “Sessizliğe hayır, kadının onuruna ve yaşam hakkına evet”  başlıklı bir panel düzenledi. Çok sayıda Süveyda sakininin katıldığı etkinliğin ardından kadınlara yönelik şiddet ve aile içi suçlara dikkat çekmek amacıyla sessiz bir eylem gerçekleştirildi.

Panelde, şiddete karşı eğitimin çocukluk döneminden itibaren ortak bir anlayışla geliştirilmesinin önemi ele alındı. Katılımcılar, şiddetle mücadelenin ilk adımının aile içinde atılması gerektiğini belirterek, kadın katliamları ve kadına yönelik şiddet vakalarında faillerin hem hukuki hem de toplumsal açıdan hesap vermesi gerektiğini ifade etti.

‘Hesap verebilirliğin olmaması sorunu büyütüyor’

Topluluğun Başkanı Feryal Selim, oluşumun Temmuz 2025’te Süveyda’da yaşanan olaylar ve katliamların ardından, kadınların çeşitli biçimlerde maruz kaldığı baskılara dikkat çekmek amacıyla çalışmalarına başladığını söyledi.

Kadınların kriz döneminde kaçırılma da dahil olmak üzere farklı ihlallere maruz kaldığını belirten Feryal Selim, yaklaşık bir buçuk yıllık süreçte toplumda çok sayıda şiddet, katliam ve itibar saldırısı vakasının yaşandığını ifade etti.

Feryal Selim, en büyük endişelerden birinin suç faillerine yönelik etkili hesap verebilirlik mekanizmalarının bulunmaması olduğunu belirterek, sorunun çözümünün özellikle aile içinde erken yaşta başlaması gerektiğini söyledi.

Anne ve babaların çocuklarla gerçek iletişim kanalları kurmasının önemine dikkat çeken Feryal Selim, çocukların desteklenmesi ve onlarla sağlıklı iletişim kurulmasının, özellikle Süveyda’nın içinde bulunduğu zorlu koşullarda büyük önem taşıdığını kaydetti.

Feryal Selim, çevrelerinde şiddete tanık olan çocukların yaşananlardan en fazla etkilenen kesim olduğunu belirterek, aile içi iletişimin gelecekte ortaya çıkabilecek sorunların ve şiddet vakalarının önlenmesine katkı sağlayabileceğini söyledi.

Kadınlara da mesaj gönderen Feryal Selim, her kadının güçlü olma, yaşama, eğitim alma, kendi geleceği hakkında karar verme ve haklarını talep etme hakkına sahip olduğunu vurguladı.

 

‘Şiddet yalnızca aile içi anlaşmazlık değil’

Doktor Darin el-Hakim, kadının yalnızca “toplumun yarısı” olmadığını, aynı zamanda toplumun diğer yarısını yetiştiren kişi olduğunu belirterek kadınların aile ve toplumun inşasında önemli bir sorumluluk taşıdığını söyledi. Kadına yönelik şiddetin katliama dönüştüğü durumların “aile içi anlaşmazlık” şeklinde tanımlanmasını eleştiren Darin el-Hakim, bunun aile sınırlarını aşarak tüm toplumu ve insanlığı ilgilendiren bir mesele haline geldiğini ifade etti.

Kadınlara yönelik şiddetle ilgili verilerin sorunun boyutunu ortaya koyduğunu belirten Darin el-Hakim, toplumun önemli bir bölümünün yaratıcı ve üretken potansiyelinin şiddet nedeniyle kaybedilmesi halinde geleceğin nasıl şekilleneceğini sorguladı.

Şiddetin yalnızca kadınların maruz kaldığı bir aile sorunu olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Darin el-Hakim, kadınların güçlendirilmesi, haklarının güvence altına alınması ve korunması çağrısında bulundu. Darin el-Hakim, sağlıklı ailelerin kurulmasının şiddeti bir iletişim yöntemi olarak benimsemeyen çocukların yetişmesine katkı sağlayacağını belirtti. Ayrıca yasalar ve toplumsal düşünceler ile bunların sahadaki uygulanması arasında önemli bir boşluk bulunduğuna dikkat çeken Darin el-Hakim, kadın katliamlarının yanı sıra gençlerin öldürülmesi gibi olayların da toplum açısından ciddi bir tehlikeye işaret ettiğini söyledi.

 

Kadın katliamlarında yasanın uygulanması çağrısı

Kadınların toplumdaki rolünü konu alan eserleriyle tanınan yazar ve romancı Ahlam Ebu Assaf da panelde son dönemde yaşanan bir kadın katliamı vakasını gündeme getirdi.

Bir genç kadının babası tarafından katledilmesi olayına değinen Ebu Assaf, fail hakkında yasanın uygulanması çağrısında bulundu.

Sorunun köklerine inilmesi için evlerde silah bulundurulmasının da önüne geçilmesi gerektiğini belirten Ahlam Ebu Assaf, bu yönde mümkün olan en kısa sürede adımlar atılması gerektiğini ifade etti.

 

Katılımcılar, şiddetle mücadelenin yalnızca suç işlendikten sonra değil; önleyici eğitim, aile içi iletişim, kadınların güçlendirilmesi, toplumsal farkındalık ve hukukun etkin uygulanması yoluyla yürütülmesi gerektiği mesajını verdi.