Süveyda’da çocukların evlendirilmesine karşı farkındalık çağrısı
“Kadın Hayattır” Derneği tarafından Süveyda’da düzenlenen hukuk seminerinde çocuk yaşta evlendirilmelerin hukuki, psikolojik ve toplumsal sonuçları ele alındı.
ROCHELLE JUNİOR
Süveyda – Kadınlar ve kız çocukları açısından en ciddi sorunlardan biri olarak görülen çocuk yaşta evlendirilmeler, özellikle savaş ve çatışmaların yaşandığı bölgelerde ekonomik ve sosyal zorluklarla birlikte daha da yaygınlaşıyor. Bu durumun birey, aile ve toplum üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekmek amacıyla “Kadın Hayattır” Derneği, bugün “Erken Yaşta Evlilik” başlıklı bir hukuk semineri düzenledi.
Seminerde erken yaşta evliliğin hukuki, psikolojik ve toplumsal riskleri ele alınırken, kız çocuklarının korunması, eğitimlerini tamamlamaları ve evlilik öncesinde kendi geleceklerini inşa etmelerinin önemi vurgulandı.
‘Toplumsal bilinç oluşturmayı hedefliyoruz’
Derneğin hukuk birimi başkanı Muna Cerbu, çalışmalarının yalnızca yasa maddelerini anlatmakla sınırlı olmadığını belirterek, toplumun kültürel yapısını dikkate alan bir yaklaşım benimsediklerini söyledi.
Süveyda toplumunun gelenek ve göreneklerle şekillendiğini ifade eden Muna Cerbu, “Sağlıklı gelenekleri destekliyoruz ancak bireylerin haklarını gölgeleyen ve hukukun uygulanmasını engelleyen bazı kalıpların da sorgulanması gerekiyor” dedi.
Aileyi toplumun temel yapı taşı olarak gördüklerini belirten Muna Cerbu, gençlere ve ailelere yönelik bilinçlendirme çalışmalarını sürdürdüklerini söyledi. Bölgede yaşanan savaşın, erken yaşta evlilik başta olmak üzere birçok olumsuz toplumsal sorunun artmasına neden olduğunu kaydeden Muna Cerbu, ekonomik kriz ve güvenlik sorunlarının aileleri bu tür evliliklere yöneltebildiğine dikkat çekti.
Savaş ve ekonomik kriz etkisi
Dernek olarak yalnızca eğitim faaliyetleri yürütmediklerini belirten Muna Cerbu, hukuki destek gerektiren vakaları avukatlara yönlendirdiklerini ve çözüm süreçlerini takip ettiklerini ifade etti. Amaçlarının savaş koşullarına rağmen daha bilinçli ve sağlıklı bir toplumun oluşmasına katkı sunmak olduğunu dile getirdi.
Muna Cerbu ayrıca toplumsal baskı ve utanç duygusunun kimi zaman hukukun uygulanmasını zorlaştırdığını belirterek, özellikle kız çocuklarına yönelik şiddet vakalarında mağdurların yardım istemekten çekinebildiğini söyledi.
Muna Cerbu, “Yasaları sert biçimde uygulamaktan çok, bilinç ve farkındalık oluşturarak bu olguyu azaltmaya çalışıyoruz. Hukuk açık ve nettir ancak onu toplumun gerçekleriyle uyumlu hale getirerek şiddet ve erken yaşta evlilikle mücadele etmek gerekiyor” diye konuştu.
‘Çocuk yaşta evlilik toplumu zayıflatıyor’
Seminere katılan ressam Hüda Dubeysi de toplumsal farkındalığın artırılmasının önemine dikkat çekti. Bazı köylerin işgal edilmesi ve ailelerin yerinden edilmesinin ardından çocuk yaşta ve kayıt dışı evliliklerin arttığını belirten Hüda Dubeysi, bunun toplumu daha kırılgan hale getirdiğini söyledi.
Küçük yaşta evlendirilen kız çocuklarının yaşlarına uygun olmayan sorumluluklar üstlenmek zorunda kaldığını ifade eden Hüda Dubeysi, ailelerin bilinçlenmesinin ve çocuklarına karşı sorumluluklarını yerine getirmelerinin çözümün önemli bir parçası olduğunu vurguladı.
‘18 yaşından önce yapılan evlilikler çocuk evliliğidir’
“Kadın Hayattır” Derneği Yönetim Kurulu Başkanı mühendis Emani Şukeyr ise seminerde erken yaşta evliliğin hukuki, sosyal ve psikolojik boyutlarının kapsamlı biçimde ele alındığını belirtti.
Emani Şukeyr, hukuken 18 yaşından önce yapılan evliliklerin erken yaşta evlilik olarak tanımlandığını hatırlatarak, bazı geleneklerin ise kız çocuklarının ergenlik dönemine ulaşmasını evlilik için yeterli gördüğünü belirtti. Çocuk yaşta evliliğin toplumların yaptığı en büyük hatalardan biri olduğunu dile getiren Emani Şukeyr, bunun önlenmesi gerektiğini vurguladı.
Kadınların evlilik öncesinde eğitimlerini tamamlamaları ve psikolojik ile düşünsel açıdan yeterli olgunluğa ulaşmalarının önemine işaret eden Emani Şukeyr, çocuk yaşta evlendirmelerin kadınların omuzlarına ağır sorumluluklar yüklediğini söyledi.
Uzun vadeli etkiler bırakıyor
Erken yaşta evliliğin dünyanın birçok ülkesinde görülen bir sorun olduğuna dikkat çeken Emani Şukeyr, bu durumun uzun vadeli etkiler yarattığını ifade etti.
Küçük yaşta evlenen kadınların yaşamlarını, duygularını ve aile ilişkilerini yönetmekte zorlanabildiğini kaydeden Emani Şukeyr, bunun zaman zaman boşanma ya da “psikolojik boşanma” olarak tanımlanan aile içi kopuşlara yol açabildiğini söyledi.
Küçük yaşta anne olan kız çocuklarının hem bedensel hem de ruhsal gelişimlerini tamamlamadan ağır sorumluluklar üstlenmek zorunda kaldığını ifade eden Emani Şukeyr, bunun aile yaşamını ve çocuklarla kurulan ilişkiyi olumsuz etkilediğini belirtti. Erken yaşta evliliğin depresyon, kaygı ve çeşitli psikolojik sorunlarla da bağlantılı olduğunu sözlerine ekledi.
‘Kız çocuklarının geleceği korunmalı’
Sorunun çözümünün tüm toplumun ortak sorumluluğu olduğunu vurgulayan Emani Şukeyr, kız çocuklarının eğitimlerini sürdürmeleri ve kendilerini geliştirmeleri için desteklenmesi gerektiğini kaydetti.
Çocuk yaşta evliliğin çocuk haklarının ihlali anlamına geldiğini belirten Emani Şukeyr, toplumun bu konuda bilinçlenmesi ve ailelerin kız çocuklarının geleceğini gözeten kararlar alması gerektiğini ifade ederek, erken yaşta evliliklerle mücadelede toplumsal dayanışmanın önemine dikkat çekti.