Süveyda’da annelerden çağrı: Tutuklular serbest bırakılsın
Süveyda’da düzenlenen protestoda kadınlar, zorla kaçırılan ve aylarca haber alınamayan çocuklarının akıbetinin açıklanmasını ve çocuklar dâhil tüm tutukluların derhal serbest bırakılmasını talep ederek uluslararası kuruluşlara acil müdahale çağrısı yaptı
ROCHELLE JUNİOR
Süveyda – Suriye’nin Süveyda kentinde zorla kaçırılan ve kaybedilen kişilerin aileleri, bugün vilayet meydanı önünde bir araya gelerek, dosyaları altıncı ayına giren çocuklarının akıbetinin açıklanmasını istedi. Annelerin “Çocuklarımızın akıbeti ne zamana kadar belirsiz kalacak?” sorusu meydanda yankılanırken, aileler meselenin hukuki olduğu kadar insani bir boyutu bulunduğunu, zorla kaybetmenin acıyı katlayarak derin psikolojik ve toplumsal yaralar açtığını vurguladı.
‘Oğlumun nerede olduğunu bilmek istiyorum’
Hüda el-Hadi, oğlu Revad el-Aver’in kaçırılmasına ilişkin yaşadıklarını anlattı. Oğlunun, babasıyla birlikte kendisini hastaneye götürmek üzere yoldayken kaçırıldığını belirten Hüda el-Hadi, ne oğlunun ne de eşinin silahlı olduğunu söyledi. Eşinin, kaçıranları arabayı almaya ya da kendisini gözaltına almaya ikna etmeye çalıştığını, ancak oğlunun gözlerinin önünde götürüldüğünü aktardı. Bu olayın ardından eşinin sağlık durumunun hızla kötüleştiğini ve bir ay önce, oğlunun acısıyla yaşamını yitirdiğini ifade etti. El-Hadi, tüm zorla kaybedilenler için özgürlük çağrısı yaparak, “Oğlumun nerede olduğunu bilmek istiyorum. Sorumluların bu acıya kulak vermesini ve serbest bırakılmalarını istiyoruz” dedi.
‘Her günüm bir trajedi olarak geçiyor’
Nival el-Cebr Nasr ise ailelerin çocukları kaçırıldığından beri her günü bir trajedi olarak yaşadığını belirtti. Zorla kaybetmenin evlerde ve kalplerde büyük bir boşluk yarattığını söyleyen Nival el-Cebr Nasr, yetkilileri acil harekete geçmeye çağırdı. Kaçırılan gençlerin herhangi bir suç işlemediğini, yalnızca topraklarını ve onurlarını savunduklarını vurguladı.
‘Silahsız bir sivildi’
Vedad Mezher, eşi Ahmed Salim Mezher’in 15 Temmuz 2025’te Süveyda’ya yönelik saldırılar sırasında, turistik otel yakınındaki dükkânının önünde genel güvenlik güçlerince gözaltına alındığını anlattı. Eşinin silahsız bir sivil olduğunu, evin geçimini sağlayan tek kişi olduğunu belirten Vedad Mezher, doğrulanmamış bilgilere göre eşinin Adra Cezaevi’nde tutulduğunu ancak resmi bir teyit bulunmadığını söyledi. Vedad Mezher, “Kaçırılanların hepsi için özgürlük istiyoruz. Bu acıyı yaşamayı hak etmiyoruz” diyerek uluslararası kuruluşlara ve yetkililere çağrıda bulundu.
‘Çağrılar karşılıksız kalıyor’
Katılımcılardan Necva et-Tavil, Süveyda’da yaşanan katliamların ardından ailelerin seslerini duyurmak için meydanda olduklarını, kaçırılan gençlerin annelerine dönme hakkı bulunduğunu söyledi. Zorla kaybetme ve tutuklamaların sivil-asker takaslarına konu edilmesini eleştiren Necva et-Tavil, bunun kabul edilemez olduğunu belirtti. Adra Cezaevi’nde uzun süredir tutulan bazı sivillerin açlık grevine girdiğini hatırlattı. Uluslararası ve insan hakları kuruluşlarına yapılan başvurulara rağmen somut bir yanıt alınamadığını ifade etti. Aralarında 18 yaş altı çocukların da bulunduğunu vurgulayarak bunun uluslararası hukuka aykırı ve savaş suçu niteliğinde olduğunu söyledi.
‘Tek sesle özgürlük istiyoruz’
Süveyda Yüksek Hukuk Komitesi üyesi avukat Kiyan es-Sabbag, özgürlüğün insanın en temel hakkı olduğunu belirterek, geçicş yönetimin cezaevlerinde 70’ten fazla zorla kaybedilmiş kişi bulunduğunu söyledi. Bugün Süveyda’da kadın ve erkeklerin tek sesle özgürlük talep ettiğini ifade eden Kiyan es-Sabbag, uluslararası insani kuruluşları ve garantör ülkeleri sorumluluklarını yerine getirmeye çağırdı. Ayrıca, geçici Suriye yönetiminin Halep’te yürüttüğü ve daha önce sahil bölgeleri ile Süveyda’da yaşananlara benzetilen saldırıların durdurulması için uluslararası topluma acil çağrıda bulundu. Kiyan es-Sabbag konuşmasını “Kaçırılanlara özgürlük, tutuklulara özgürlük” sözleriyle tamamladı.