Sudanlı kadınlar 8 Mart’ı savaş koşulları altında direnişle karşılıyor
Sudan’da 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, çatışmaların gölgesinde kadınların yaşadığı hak ihlallerine dikkat çeken bir dayanışma günü olarak öne çıkıyor. Hızlı Destek Kuvvetleri kontrolündeki bölgelerde kadınlar, tüm zorluklara rağmen dirençlerini koruyor.
AYA İBRAHİM
Sudan- 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, Sudanlı kadınlar için taleplerini yineledikleri ve özellikle çatışma sürecinde maruz kaldıkları yaygın ihlallerin ele alınması gerektiğini vurguladıkları anlamlı bir gün olmaya devam ediyor. Çatışma bölgelerinde, özellikle Hızlı Destek Kuvvetleri’nin kontrolü altındaki alanlarda kadınlar, katliam, tecavüz ve zorla kaybetme dahil olmak üzere ağır insan hakları ihlalleriyle karşı karşıya kaldı. Çatışmadan en fazla etkilenen gruplar arasında yer almalarına rağmen Sudanlı kadınlar, olağanüstü bir direnç örneği sergileyerek hakları, güvenlikleri ve onurları için mücadele etmeyi sürdürüyor. 8 Mart, aynı zamanda adalet, hesap verebilirlik ve kalıcı barış taleplerinin güçlü bir şekilde dile getirildiği bir dayanışma günü niteliği taşıyor.
‘Acil çözüm gerektiren temel sorunlar bulunuyor’
Gazeteci Salma Awad Fadil, 8 Mart’ın kadınların sorunlarını gündeme getirmek ve tüm zorluklara rağmen elde ettikleri başarıları hatırlamak için önemli bir fırsat olduğunu belirtti. Kadınların varlığının tek bir günle sınırlı olmadığını, her zaman toplumun içinde aktif ve etkili olduklarını vurgulayan Salma Awad Fadil, “Ancak 8 Mart, özellikle son derece zor koşullar altında çeşitli alanlarda emek veren kadınlara saygı ve takdir göstermek için herkesi bir an durup düşünmeye davet ediyor. Sudan’ın yaşadığı ve kadınlar üzerinde ağır etkiler bırakan çatışma göz önüne alındığında, Sudanlı kadınları ilgilendiren ve acil çözüm gerektiren temel sorunlar bulunuyor” ifadelerinde bulundu.
‘Kadınların çabaları görülmeli’
Salma Awad Fadil, kadınların aileleri için büyük sorumluluklar üstlendiğini ve uzun süreli yaşam aksamalarına rağmen artan baskılarla başa çıkma konusundaki güçlerini ve yeteneklerini kanıtladıklarını kaydetti. Kadınların hem Sudan içinde hem de dışında, doğuştan gelen sorumluluk duygularıyla ailelerinin krizlerin üstesinden gelmesine yardımcı olmada hayati bir rol oynadığını dile getiren Salma Awad Fadil, bu çabanın daha fazla destek ve görünürlük hak ettiğini vurguladı.
Cinsiyete dayalı şiddet arttı
Sudan’da çatışmaların başlamasından bu yana Sudanlı kadınların yaşadığı acılar her geçen gün derinleşti. Yerinden edilme ve güvenli alan arayışıyla başlayan bu süreç, yaygın insan hakları ihlalleri ile temel sağlık hizmetlerine ve gıdaya erişimde yaşanan ciddi zorluklarla devam etti. Önceki Birleşmiş Milletler raporları, hamile kadınların önemli bir bölümünün temel sağlık hizmetlerinden yoksun kaldığını ve bunun da anne ölümlerinde artışa yol açtığını ortaya koydu. Uluslararası raporlar ayrıca, yedi ile yetmiş yaş arasındaki kadın ve kız çocuklarına yönelik yaygın cinsel saldırı vakalarını belgeledi. Bu vakalar arasında, Hızlı Destek Kuvvetleri tarafından Batı Sudan’daki Kuzey Darfur’da, El Faşer kuşatması sırasında gerçekleştirildiği bildirilen toplu tecavüz, işkence ve aşağılama saldırıları da yer alıyor. Cinsiyete dayalı şiddet ise benzeri görülmemiş bir şekilde artarken, mağdurların büyük çoğunluğunu kadınlar ve kız çocukları oluşturuyor.
‘Kadınlar sayısız ihlale maruz kaldı’
Sudan Kuzey Bölgesi Kadınlar Birliği Başkanı Basmat Şerif, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutlamanın kadınların ulusal hafızalarıyla, ülkelerine duydukları sevgiyle ve devlet kurumlarındaki kadın liderlere odaklanan çeşitli girişimler aracılığıyla özveri ve yaratıcılık kapasiteleriyle yeniden bağ kurmaları için önemli bir fırsat olduğunu belirtti. Basmat Şerif, kadınların son yıllarda sayısız ihlale maruz kaldığını, ancak elde edilen kazanımlarda ayrılmaz birer ortak olduklarını, yeniden yapılanma ve kalkınma sürecinde de etkili bir rol üstleneceklerini söyledi.
‘Hedef kadınları güçlendirmek’
Basmat Şerif ayrıca, Sudan Kuzey Bölgesi Kadınlar Birliği’nin yakında hayata geçireceği bir girişime değinerek, “Bu girişim kapsamında, kadınlar için yasal ve sosyal koruma ağlarını güçlendirmenin yollarını ele almak ve maruz kaldıkları ihlallerin ardından onurlarının iadesini sağlamak amacıyla bir yuvarlak masa toplantısı düzenlenmesi planlanıyor. İlk aşamada bin kadına ilk yardım becerileri kazandırmak için Kızılay ile ortaklık kurmayı hedefliyoruz. Amacımız, kadınların farklı alanlardaki yeteneklerini geliştirmek ve kriz koşullarında daha etkin rol almalarını sağlamak. Ayrıca Sudan Sağlık Bakanlığı ile koordinasyon içinde, özellikle kadınlara yönelik koruma ve sağlık programlarını daha etkili hale getirmek için çalışacağız” bilgilerini paylaştı.
‘Siz bir ulussunuz ve sizsiz hayat eksiktir’
Gazeteci Hijaziya Muhammed Saeed de, Sudanlı kadınların zorluklar karşısında “rüzgara karşı duran dağlar” gibi direndiğini ve çalkantılı koşulların azimlerini sarsmadığını belirterek, onların nesilleri besleyen, eğiten ve şekillendiren, düşünce ile yaratıcılığın kaynağı olduğunu dile getirdi. Çatışma sürecinde karşılaşılan ağır şartlara rağmen kadınların sabırlı ve güçlü kalmayı başardığını ifade eden Hijaziya Muhammed Saeed, kadınlara azimlerini koruma çağrısında bulunarak şu mesajı iletiyor: “Siz bir ulussunuz ve sizsiz hayat eksiktir.”