Sudanlı kadın gazeteciler zorlu koşullarda hakikati aktarmaya devam ediyor

Çatışmalar, yerinden edilme ve güvenlik tehditleriyle mücadele ederken doğru bilgiye ulaşmakta zorlanan Sudanlı kadın gazeteciler, mesleki riskler ve psikolojik baskılara rağmen haber üretmeye devam ediyor.

AYA İBRAHİM

Sudan – Sudan ordusu ile Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF) arasındaki çatışmalar, Nisan 2023'ten bu yana devam ediyor ve bu süreçte on binlerce insan hayatını kaybetti, yaklaşık 13 milyon kişi ise yerinden edildi. Birleşmiş Milletler, Sudan’ın şu an "dünyanın en kötü insani kriziyle" karşı karşıya olduğunu bildiriyor. Sudanlı kadın gazeteciler, ülkede devam eden çatışmalar nedeniyle hem kişisel hem de mesleki ciddi zorluklarla karşı karşıya. Kadın gazeteciler, yerlerinden edilmenin ve sevdiklerini kaybetmenin yarattığı psikolojik travmanın yanı sıra, doğru bilgilere ulaşamamak da haberciliklerini zorlaştırıyor.

Bilgiye erişimde zorluklar yaşanıyor

Yüksek Kültür ve Medya Konseyi yetkilisi Ghada Othman Gawish, kadın gazetecilerin Sudan ordusu ile Hızlı Destek Kuvvetleri arasındaki çatışmalar ve savaşın yarattığı bölünmeler nedeniyle büyük güçlükler yaşadığını doğruladı. Ghada Othman Gawish, çatışmaların kadın gazeteciler arasında yaygın yer değiştirmelere yol açtığını ve bunun istikrarsızlığı artırdığını belirtirken, “Çevrimiçi medya platformlarının çoğalması durumu daha da kötüleştirdi, kadın gazetecilerin haklarını zayıflattı ve bilgiye erişimlerini engelledi” dedi.

‘2025 yılında 14 gazeteci katledildi’

Çatışmaların kadın gazetecilerin düşük maaşlarını da etkilediğini belirten Ghada Othman Gawish, bunun önemli ekonomik sonuçlar doğurduğunu vurguladı. Bazı kadın gazetecilerin hayatını kaybetmesinden, bazılarının kaybolmasından duyduğu üzüntüyü dile getiren Ghada Othman Gawish, Sudan Gazeteciler Sendikası’nın yakın tarihli raporuna atıfta bulunarak, “2025 yılında 14 gazeteci ve medya çalışanı katledildi. Ayrıca Sudan içinde ve dışında gazetecilere yönelik zorla kaybetme, tutuklama, yasal taciz, tehdit ve karalama kampanyaları gibi birçok ihlal belgelendi” açıklamasında bulundu.

‘Sosyal ve güvenlik kısıtlamaları süreci zorluyor’

Ghada Othman Gawish, raporun Sudanlı kadın gazetecilerin içinde bulunduğu zor durumu gözler önüne serdiğini ifade ederek, tutuklanma, iftira ve tehditler gibi çok yönlü hedef alınmalarının yanı sıra, koruma ve desteğe erişimlerini engelleyen sosyal ve güvenlik kısıtlamalarının da süreci daha da zorlaştırdığını vurguladı.

‘Zorluklara rağmen gerçeği aktarıyorlar’

Gazeteci Raw'a Mohammed Hussein, "Sudanlı kadın gazeteciler gerçekten seçkin ve bilgi aktarma konusunda son derece yetenekliler. Birçoğu, özellikle kadın gazetecilerin korunmasının yetersiz olduğu çatışma bölgelerinde karşılaştıkları zorluklara rağmen seslerini duyurmayı ve hakikati aktarmayı başardılar. Bu durum onları görevlerini yerine getirmek için büyük riskler almaya zorluyor" değerlendirmesinde bulundu.

‘En zor koşullarda haber üretebiliyorlar’

Çatışmaların kadın gazeteciler üzerinde önemli bir etkisi olduğunu ve bu durumun gazetecilik kariyerlerini normal şekilde sürdürmelerine engel olduğunu vurgulayan Raw’a Mohammed Hussein, "Ancak, bu kadınların becerilerini sergilemek için eğitim ve gelişim fırsatları bulduklarına inanıyorum. En zor koşullarda bile haber üretebiliyorlar ve kendilerini kanıtlayabiliyorlar" şeklinde konuştu. Sudanlı kadın gazetecilerin karşılaştıkları zorluklar ve gösterdikleri direnç hakkında övgüde bulunan Raw’a Mohammed Hussein, çalışmayı bırakanları geri dönmeye ve yeniden ayağa kalkmaya çağırdı.

‘Canlı yayın yapmak başlı başına zorlayıcı’

Gazeteci Hijaziya Muhammed Saeed ise, Sudanlı kadın gazetecilerin karşılaştığı zorlukları şöyle özetledi: “Zorlayıcı koşullar, silahlı çatışmanın tehlikeleri ile mesleki standartların bir araya gelmesinden kaynaklanıyor. Ayrıca yanlış bilgilerle dolu bir ortamda haber ve bilgiye ulaşmak, sınırlı kaynaklarla çalışmak ve birçok kadının yaşadığı yerinden edilme ve katledilmelerinin yarattığı psikolojik baskıyı taşımak da büyük bir engel oluşturuyor. Canlı yayın yapmak başlı başına zorlayıcı, bunun yanında bazı kadın gazeteciler RSF tarafından karalama, tutuklama ve katliamlara maruz kalıyor.”