Sudan Gazeteciler Sendikası: 2025’te 14 medya çalışanı hayatını kaybetti

Sudan Gazeteciler Sendikası’nın raporuna göre 2025 yılı boyunca gazeteciler öldürme, gözaltı ve zorla kaybetme gibi ağır ihlallerle karşı karşıya kalırken, 14 gazeteci ve medya çalışanının ise hayatını kaybettiği belirtildi.

Sudan – Sudan’da gazeteciler, hayatlarını ve özgürlüklerini tehdit eden son derece ciddi zorluklarla karşı karşıya. İhlaller; öldürme, gözaltı, zorla kaybetme gibi ağır suçların yanı sıra ifade özgürlüğünün kısıtlanması, karalama kampanyaları ve tehditleri de kapsıyor. Bu durum, gazetecilik faaliyetini son derece tehlikeli hâle getirirken, basın özgürlüğünü de ağır bir sınavla karşı karşıya bırakıyor.

Sudan Gazeteciler Sendikası, 14 Ocak günü yayımladığı son raporunda, 2025 yılı boyunca 14 gazeteci ve medya çalışanının katledildiğini açıkladı. Sendika ayrıca 6 zorla kaybetme vakası, 4 uzun süreli gözaltı, 9 geçici keyfî gözaltı ve tutuklama ile 4 adli soruşturma vakasını belgelediğini bildirdi.

Raporda, gazetecilerin sığındığı ülkelerde yaşanan 8 sınır ötesi ihlal, 19 tehdit, nefret söylemi ve karalama kampanyası, ayrıca gazetecilik faaliyetini kısıtlayan 3 kurumsal karar ve uygulama da yer aldı.

Kadın gazeteciler katmanlı hedef alma sürecindeler

Sendika raporu, Sudanlı kadın gazetecilerin durumuna özel olarak değinerek, onların çok katmanlı bir hedef alma süreciyle karşı karşıya kaldığını vurguladı. Bu süreç; gözaltı, karalama, tehdit ve ek toplumsal ile güvenlik kısıtlamalarını içeriyor ve kadın gazetecilerin koruma ve destek mekanizmalarına erişimini ciddi biçimde engelliyor.

Sudan Gazeteciler Sendikası’na göre, Batı Sudan’da yer alan Kuzey Darfur eyaletinin başkenti El-Faşir, 2025 yılı boyunca gazetecilere yönelik ihlallerin en yoğun yaşandığı ve en tehlikeli merkezlerden biri oldu. Sürekli bombardıman, güvenlik yokluğu ve iletişim ile internetin neredeyse tamamen kesilmesi, belgeleme faaliyetlerini zorlaştırdı ve gazetecilerin gerçeğe ulaşma imkanlarını ciddi şekilde sınırladı.

3 gazetecinin akıbeti bilinmiyor

Raporda ayrıca, Ekim 2025’te Hızlı Destek Kuvvetleri’nin El-Faşer kentinin kontrolünü ele geçirmesiyle eş zamanlı yaşanan katliamlar öncesinde, şehirde bulunan üç gazetecinin kaybolduğu ve bu kişilerin akıbeti ya da nerede olduklarına dair hiçbir bilginin bulunmadığı ifade edildi.

Sendika, savaşın taraflarına gazetecilerin sivil oldukları gerçeğine saygı gösterilmesi çağrısında bulunarak, keyfî şekilde tutuklanan tüm gazetecilerin derhal serbest bırakılmasını ve zorla kaybedilen kişilerin akıbetinin açıklanmasını talep etti.