Ezidi kadınlar: Şengal’in savunmasız kalmasına izin vermeyeceğiz
Ezidi kadınlar, Bağdat’ın YBŞ ve YJŞ’nin silahsızlandırılmasına yönelik kararını reddetti ve kendi çocuklarından başka kimsenin onları korumayacağını vurgulayarak silahlarını vermeyeceklerini belirtti.
Şengal – 1 Eylül’de Irak askeri yetkilileri ile Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı yetkilileri arasında Şengal’in durumunu görüşmek üzere Bağdat’ta bir toplantı düzenlendi. Ezidi toplumunun bileşenleri ve temsilcilerinin hazır bulunmadığı bu toplantıda, Şengal’in ve Ezidi toplumunun geleceği hakkında kararlar alındı; Şengal’deki ‘gayriresmi’ askeri güçlerin silahsızlandırılması yönünde karar verildi. Bu kararlar hakkında Ezidi toplumunun öfkesi, tepkisi ve muhalefeti her geçen gün artıyor. Ezidi kadınlar tepkilerini dile getirdi.
‘Şengal toprağını korumasız bırakamayız’
Borik köyü komünü sözcüsü Tewrê Ilyas, YBŞ ve YJŞ’nin IŞİD’e karşı yürüttüğü mücadeleye dikkat çekerek şöyle konuştu:
“Bağdat’ta bir toplantı düzenlediler ve bu toplantının sonucunda YBŞ-YJŞ ile Êzidxan Asayişi’ni kabul etmeyeceklerini söylediler. YBŞ ve YJŞ’nin silah bırakmasını istiyorlar. Biz Şengal toprağını korumasız bırakamayız. 3 Ağustos 2014 fermanında emek, mücadele, yaralı ve şehit verenler onlardı. DAİŞ’e karşı Şengal’de onlar savaştı. Onların emeğinin yok edilmesini istemiyoruz. Irak tarafından resmen tanınmalarını istiyoruz.”
Tewrê Ilyas, bu güçleri oluşturanların bu toprakta yaşadığını, bu toplumun çocukları olduğunu belirterek kararlara karşı tepkisini şöyle dile getirdi:
“Bunu kabul etmiyoruz. Çünkü biliyoruz ki korumasız kalırsak başımıza başka fermanlar gelecek. Fermanın ardından YBŞ-YJŞ güçleri ve Önderlik fikri sayesinde ayağa kalktık. YBŞ savaşçıları bizim çocuklarımızdır, bu toprağın çocuklarıdır. Biz de Iraklıyız. Tanınmak istiyoruz. Çünkü eğer o silahlar bırakılırsa Şengal’de kalamayız.”
‘Toprağımızı savunduğumuz silahları Irak’ın eline vermeyiz’
Şengal Halk Meclisi Eş Başkan Yardımcısı Besê Avesta da Şengal’e askeri güçlerin artırılmasını Ezidi toplumu için bir tehdit olarak nitelendirerek şöyle dedi:
“Toplumumuz içinde askeri güçlerin artırılması bir korku yarattı. Çünkü 2014 fermanından önce de bu şekilde güçler artırılmıştı. Ondan sonra da başımıza ferman geldi. Bu yüzden bunu kabul etmiyoruz. Önemli olan, Ezidi toplumunun iradesini ve gücünü güçlendirebilmek ki yeni fermanların önünü keselim. Hala kadınlarımızın ve annelerimizin yaraları sarılmadı.”
Besê Avesta, Ezidi toplumunun iradesi olmadan alınan bu kararların uygulanmasına izin vermeyeceklerini belirterek şöyle konuştu: “Irak devleti elimizdeki güçlerin silahlarını almak istiyor. Buna izin vermiyoruz. Elimizdeki silahlar bizim şeref ve namusumuzdur. Toprağımızı savunduğumuz, toprağımızı kurtardığımız, binlerce şehit verdiğimiz o silahları Irak devletinin eline vermeyiz.”
Konuşmasının sonunda Besê Avesta Irak devletine seslenerek “Irak devleti 2014’te oluşan bu gücü kabul etmeli ve demokratik bir entegrasyon gerçekleştirmelidir. Toplumumuza yönelik saldırı o kız ve oğlanların elleriyle bozguna uğratıldı. 8 Eylül’de bir yürüyüş düzenleyeceğiz. Toplumumuza bu yürüyüşe katılmaları çağrısında bulunuyorum. Bugün hamiyet, şeref ve namus günüdür” dedi.
‘Kendi gücümüzle aynı zamanda Irak sınırlarını da koruyoruz’
Ezidi Kadın Özgürlük Hareketi (TAJÊ) üyesi Dayê Qîmet Xwedêda da bu kararlara karşı tepkisini şu sözlerle dile getirdi: “YBŞ-YJŞ’nin Irak tarafından alınan o kararına katılmıyoruz. Bizde onlara verecek ağır bir silah yok. Silahlar bireyseldir. Bir şey olursa onlarla kendimizi koruyabilir, direnebiliriz. YBŞ ve YJŞ ferman döneminde bu bireysel silahlarla Ezidi toplumunu korudu. Şu anda etrafımızda ne zaman saldırı geleceği belli değil. Eğer o silahlar bizden alınırsa kendimizi nasıl koruyacağız? Biz de Irak’ın bir parçasıyız, Irak’ı nasıl koruyacağız?”
‘Çocuklarımız olmasaydı Şengal’de taş üstünde taş kalmazdı’
Dayê Qîmet, ferman döneminde YBŞ ve YJŞ’nin direnişinden bahsederek “Bu kadar şehit ve büyük emekten sonra silah bırakmaya razı değiliz. Ezidi çocuklarımız bizi korumazsa kimse gelip bizi korumaz. O dönemde Şengal’de birçok güç vardı, bizi kim korudu? Bu çocuklarımız olmasaydı şimdi Şengal’de taş üstünde taş kalmazdı. Bu dağ, bu çocuklar ve Tanrı sayesinde direndik ve DAİŞ’i yendik. Irak’a hiçbir zararımız yok. Silahlarımızın Irak’a hiçbir zararı yok. Eğer bugün Şengal başka bir gücün eline geçerse bu tehlike Irak’ın diğer bölgeleri için de oluşur. Biz aynı zamanda Irak sınırlarını da koruyoruz. Biz de Iraklıyız. Irak için yüzlerce şehit verdik. YBŞ ve YJŞ güçlerimizin kabul edilmesini istiyoruz. Haklarımızı verin. Şimdiye kadar Irak devleti tarafından Ezidiler için hiçbir şey yapılmadı. Gözleri biz Ezidilerin silahlarındadır. Bu kabul edilemez” şeklinde konuştu.