Tunus’ta 2022 protestoları yeniden gündemde: Kadınlar ifadeye çağrılıyor
Tunus’ta 2022’de Cumhurbaşkanı Kays Said’in anayasa referandumuna karşı düzenlenen protestolarla ilgili dosya yeniden açıldı. Güvenlik güçlerinin çok sayıda aktivisti ifadeye çağırması, insan hakları örgütlerinin tepkisini çekti.
Haber Merkezi - İnsan hakları çevrelerinin “özgürlüklerin kısıtlanması” eleştirileri sürerken, Tunus’ta 22 Temmuz 2022’de başkentte düzenlenen protestolara ilişkin dosya yeniden gündeme geldi. Yetkililerin bazı aktivistleri ifadeye çağırmaya başlaması, tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Söz konusu protestolar, Cumhurbaşkanı Kays Said’in yeni anayasa taslağı için düzenlediği referanduma karşı düzenlenmiş ve çok sayıda sivil toplum temsilcisinin katılımıyla gerçekleşmişti. Gösteriler, 25 Temmuz 2021 sonrasında yaşanan siyasi sürecin bir parçası olarak değerlendirilmişti.
Muhalifler bu süreci “anayasal darbe” olarak tanımlarken, hükümet yanlıları ise “siyasi sistemin düzeltilmesi” olarak nitelendiriyor.
Dört yıl sonra yeniden soruşturmalar
Olayların üzerinden dört yıl geçmesinin ardından dosyanın yeniden açıldığı ve Ben Arous’taki suçla mücadele biriminin bazı katılımcıları ifadeye çağırdığı bildirildi. Soruşturma kapsamında ilgili kişilerin önümüzdeki günlerde ifade vermesi bekleniyor.
İfade çağrısı yapılan isimler arasında Fatma El-Mutamri, İman Ben Jouira ve Rahma Al-Khachanawi’nin bulunduğu aktarıldı. İnsan hakları kaynaklarına göre, dosya kapsamında bazı kişilerin 2024’ün sonlarında ifadeye çağrıldığı, yeni bir grubun ise ilerleyen süreçte soruşturmaya dahil edileceği ifade ediliyor.
‘Hak ihlali’ tartışmaları
Söz konusu soruşturmalar, 2021’den bu yana siyasi ve sivil aktivistlere yönelik davaların artmasıyla birlikte yeniden tartışma konusu oldu. İnsan hakları örgütleri, yetkililerin muhalif sesleri bastırmak için ceza yasaları ve tartışmalı düzenlemeleri kullandığını savunuyor.
Tunus İnsan Haklarını Savunma Birliği ve Sınır Tanımayan Avukatlar gibi kuruluşlar, ülkede ifade özgürlüğü ve siyasi katılım alanında gerileme yaşandığını belirtiyor.
Aktivistler ise bu süreci “özgürlüklerin daraltılması” olarak değerlendirerek, protestolara katılanların hedef alındığını ve bunun caydırıcı bir etki oluşturduğunu ifade ediyor.
Dijital medyada ise çok sayıda kullanıcı, “ifade özgürlüğü davalarının son bulması” çağrısı yaparak ülkedeki mevcut siyasi atmosferin giderek daraldığını belirtiyor.