Serêkaniyeli göçmen kadınlar: Kentimize güvenli ve onurlu şekilde dönmek istiyoruz

İşgal altındaki Serêkaniye kentinden göç etmek zorunda kalan ve Qamişlo kentine yerleşen göçmen kadınlar, güvenli dönüş talebinde bulunarak, onurlu bir şekilde, güvenli koşullar ve teminatlar altında topraklarına geri dönmek istediklerini belirtti.

ZEYNEB ÎSA

Qamişlo- 9 Ekim 2019 tarihinde işgalci Türk devleti Serêkaniye kentine yönelik saldırılarına başladı ve Serêkaniye halkına karşı her türlü silahı kullandı. Halkın eşi benzeri görülmemiş direnişinin ardından Türk devleti ve ona bağlı çeteler Serêkaniye kentini işgal etti ve yüz binlerce kent sakini zorla göç ettirildi.

Şu anda Qamişlo’da yaşayan Serêkaniyeli göçmen kadınlar geri dönüş tartışmalarıyla ilgili ajansımıza değerlendirmelerde bulundu.

‘Talebimiz haklarımızı korumaktır’

Armanc Mihemed, Serêkaniye halkı olarak kentlerinin işgalden kurtarılmasını, güvenli bir şekilde kentlerine dönmeyi ve anadillerini konuşabilmeyi istediklerini belirterek şunları söyledi: “2019 yılında Cizîrê Kantonu’na göç etmek zorunda kaldık. Serêkaniyeli birçok insan şu anda Newroz ve Waşûkanî kamplarında yaşıyor, bir kısmı da başka kentlerde kalıyor. Serêkaniye’ye yönelik saldırıların sonuçları ağır oldu; binlerce insan evlerinden göç etmek zorunda kaldı ve göç yollarına düştü. Göç yollarında büyük zorluklar yaşadık. 29 Ocak’ta Demokratik Suriye Güçleri ile Şam’daki geçici yönetim arasında yapılan anlaşmaya göre Efrînli göçmenlerin kentlerine dönmesi gerekiyor. Biz de Serêkaniyeliler olarak güvenli dönüş talebinde bulunuyoruz. Serêkaniye bir Kürt kentidir; orada haklarımızın korunmasını, kendi anadilimizle eğitim görmeyi ve Kürt kültürümüzü korumayı istiyoruz. Talebimiz kentimize dönmek, haklarımızı korumak, anadilimizle eğitim görmek ve kültürümüz ile sanatımızı yaşatmaktır.”

‘Dönüş umudumuz bitmedi ve asla bitmeyecek’

Rohilat Muslim ise topraklarına dönmek için her zaman mücadele edeceklerini vurgulayarak, “Rojava Devrimi’nin başlangıcından bu yana Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılar oldu. Türk devleti Kobanê, Efrîn, Serêkaniye ve Girê Spî’ye yönelik saldırılarından hiçbir zaman vazgeçmedi. Bu saldırılarda işgalci Türk devleti 2018 yılında Efrîn’i, 2019 yılında ise Serêkaniye ve Girê Spî’yi işgal etti. İşgal ve vahşi saldırılar nedeniyle Cizîrê Kantonu’na göç etmek zorunda kaldık. Şu anda Cizîrê Kantonu’nda zor koşullar altında göçmen olarak yaşıyoruz. Temel talebimiz topraklarımıza güvenli bir şekilde geri dönmektir. Güvenli ve onurlu bir dönüş umuduyla yaşıyoruz. Kentimize dönmek, Kürtçe eğitim görmek istiyoruz. Dönüş umudumuz bitmedi ve asla bitmeyecek. Topraklarımızda huzur içinde yaşamak istiyoruz” dedi.

‘Anadilimizle eğitim görmeliyiz’

Muna Yusif de Demokratik Suriye Güçleri ile Şam’daki geçici hükümet arasında yapılan anlaşmalar doğrultusunda göçmenlerin güvenli ve birlikte Serêkaniye’ye dönmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi: “2019 yılında Türk devletinin Serêkaniye kentine yönelik saldırıları nedeniyle Cizîrê Kantonu’na göç etmek zorunda kaldık. Göç yolunda birçok ihlale maruz kaldık. Göç ettiğimiz günden bugüne kadar tek umudumuz Serêkaniye’ye dönmektir. Kentimize güvenli bir şekilde dönmek istiyoruz. Türk devletine bağlı çeteler Serêkaniye’de evlerimizi yağmaladı ve yıktı. Demokratik Suriye Güçleri ile Şam’daki geçici hükümet arasında yapılan son görüşmelerde göçmenlerin dönüşü konusu da ele alındı. Bu görüşmeler sonucunda İç Güvenlik Güçleri’nin gözetiminde güvenli bir şekilde Serêkaniye’ye dönmeyi, huzur içinde yaşamayı ve çocuklarımızın okullarına dönerek anadillerinde eğitim görmesini umut ediyoruz.”