Sel felaketinin vurduğu Nuristan'da kadınlar yaşam mücadelesi veriyor
Afganistan'ın doğusundaki Nuristan vilayetinde meydana gelen seller nedeniyle evini terk etmek zorunda kalan Ferime Nuristani, "Bu felaketin ardından halkın acil yardıma ve ciddi desteğe ihtiyacı var” dedi.
BAHARİN LEHİB
Nuristan - Afganistan'ın 34 vilayetinden biri olan Nuristan, ülkenin doğusunda, Pakistan sınırında yer alıyor. Afganistan'ın birçok bölgesinde olduğu gibi bu vilayette de halkın büyük bölümü dağlık alanlarda yaşıyor. Bölge halkının geçim kaynağını tarım ve hayvancılık oluştururken, yüksek dağlarda yetişen fıstığı ve ceviz de önemli bir gelir kaynağı.
Doğal güzellikleriyle Afganistan'ın en etkileyici bölgelerinden biri olarak bilinen Nuristan, 20 Temmuz 2026'da meydana gelen ölümcül sellerle büyük bir yıkıma sahne oldu. Birkaç dakika içinde yüzlerce ailenin evi sular altında kalırken, birçok kişi yakınlarını kaybetti.
Sellerde 20 kişi yaşamını yitirdi
Taliban yetkililerinin açıkladığı verilere göre sellerde yaklaşık 20 kişi yaşamını yitirdi, 80 kişi yaralandı ve yaklaşık 100 kişi kayboldu.
Sel felaketinin ardından vilayetini terk etmek zorunda kalan Nuristan sakinlerinden Ferime Nuristani ile telefonla görüştük. İki küçük çocuğu ve eşinin yaşlı anne babasına bakmak için bölgeden ayrılmak zorunda kalan Ferime Nuristani, yaşadıklarını anlattı.
"Selden sonra hayatımız tamamen değişti" diyen Ferime Nuristani, "Yıllardır yaşadığımız ev ve çevre artık ailem için güvenli değil. Bu nedenle iki küçük çocuğumla birlikte yaşadığımız yeri terk etmek zorunda kaldık" ifadelerini kullandı.

‘Evimizi terk etmek bizim için çok ağır oldu’
Evini terk etmenin kendisi için çok zor olduğunu belirten Ferime Nuristani, "Nuristan'da kadınlar yalnızca aile içindeki sorumlulukları değil, aynı zamanda ailenin günlük işleri ve ekonomik yükünün büyük bölümünü de üstleniyor. Dağlarda yaşam zor olsa da insanlar toprağına, evine ve yaşadığı yere derin bir bağlılık duyuyor. Bu nedenle evimizi terk etmek bizim için çok ağır oldu" dedi.
Felaket sırasında en büyük kaygısının çocuklarının güvenliği olduğunu söyleyen Ferime Nuristani, "Böyle bir durumda bir anne, kendisi her şeyini kaybetmiş olsa bile önce çocuklarını kurtarmayı düşünür. Eşimin yaşlı anne ve babasının durumu da beni çok endişelendirdi. Evlerin ve ulaşım yollarının yıkıldığı koşullarda yaşlı insanlara bakmak çok daha zor hale geldi" diye konuştu.

‘Doğal felaketlerde de en fazla kadınlar ve çocuklar etkileniyor’
Nuristanlı kadınların yıllardır hem aileyi hem de bölge ekonomisini ayakta tuttuğunu vurgulayan Ferime Nuristani, doğal afetlerde en ağır bedeli yine kadınlar ve çocukların ödediğini belirterek şunları söyledi:
"Yıllardır ailenin ve ekonominin yükünü kadınlar taşıyor. Ancak doğal afetler yaşandığında en savunmasız kesim yine kadınlar ve çocuklar oluyor. Yaşamını yitirenler, yaralananlar ve kaybolanlar arasında en fazla kadınlar ve çocuklar var. Sel akşam saatlerinde meydana gelmesine rağmen çok ağır kayıplar verdik."
Ferime Nuristani, sözlerini şöyle tamamladı:
"Biz Nuristan halkı yalnızca felaket yaşandığında hatırlanmak istemiyoruz. Selden önce de yolların yetersizliği, sağlık merkezlerinin eksikliği ve eğitim olanaklarının sınırlı olması gibi birçok sorunla karşı karşıyaydık. Bu felaketin ardından halkın acil yardıma ve ciddi desteğe ihtiyacı var. Gönderilecek yardımların da amacı dışında kullanılmaması gerekiyor."
Öte yandan birçok kişi, Nuristan'da olduğu gibi Afganistan'ın diğer bölgelerinde de insani yardımların Taliban'ın kontrolüne geçtiğini savunuyor. Bu durumun örgütün ekonomik gücünü artırdığı ve baskı politikalarını daha da güçlendirdiği yönündeki endişeler dile getiriliyor.