Savaşçı Zinarîn Kobanê, Şêx Meqsûd direnişinin detaylarını anlattı
Şêx Meqsûd direnişinde yer alan Zinarîn Kobanê, çetelere karşı direnişlerini sonuna kadar sürdürdüklerini belirterek, “Bu saldırılarda, kadını ve toplumu yok etmek istediler. Başaramayacaklar. Mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz” dedi.
Hesekê – Halep’in Şêx Meqsûd, Eşrefiyê ve Beni Zêd mahallelerinde halk ve savunma güçleri, Türk devletinin desteklediği El-Emşat ve El-Hamzat çeteleri ile Nûr El-Din grubu ve cihatçı Heyet Tahrir el-Şam’a (HTŞ) karşı tarihi bir direniş sergiledi. Halep İç Güvenlik Kuvvetleri üyesi Zinarîn Kobanê, yaşanan saldırıların detayları hakkında ajansımıza değerlendirmelerde bulundu.
‘Dronlar Türk devletine aitti’
Zinarîn Kobanê, çetelerin saldırı yapılacağı bilgisini aldıktan sonra herkesin savunma amaçlı hazırlıklarını yapıp mevzilendiğini belirterek, “Saldırı başlangıçta iki saat sürdü ve arkadaşlarımız büyük bir başarı elde etti. Ancak daha sonra yeniden çatışmalar yaşandı ve bir kez daha arkadaşlarımız üstünlük sağladı. Ardından üçüncü bir saldırı gerçekleşti. Çetelerin bize yönelik saldırısı saat 12.30’da başladı. Hepimiz mevzilerimizdeydik ve arkadaşların morali çok yüksekti. Bilgi geldi ve ‘çeteler etrafınızı sardı, tedbirlerinizi alın’ denildi. Tüm arkadaşlar tedbirlerini aldı. Başta ilerleyemedikleri için dronlarını gönderdiler. Elbette gönderilen dronlar Türk devletine aitti” ifadelerini kullandı.
‘Daha sonra keşif ve saldırılar altında yaralılarımıza müdahale ettik’
Çetelerin “Allah û Ekber” diye bağırdığını, savaşçıların ise “Berxwedan Jiyan e” sloganını attığını dile getiren Zinarîn Kobanê, “Çeteler bağırıyordu ve korktukları için saklanıyorlardı. Ancak dronları geldikten sonra çeteler kaleşnikoflarını kullanmaya başladı. Bizim de silahımız kaleşnikoftu, ancak arkadaşlar daha çok biksi kullandı. Saat 01.20 olduğunda çatışma başladı. Bu sırada ben arkadaşlarıma doğru ilerlemeye çalışırken roket attılar. Roketin patlaması sonucu ben ve 4 arkadaşım yaralandık. Çatışmalar çok ağır olmasına rağmen arkadaşlar birbirlerine yardım ediyor, yaralı arkadaşları çıkarmaya çalışıyordu. Daha sonra keşif ve saldırılar altında yaralılarımıza müdahale ettik ve diğer arkadaşlarımıza ulaştık” ifadelerinde bulundu.
‘Hastaneye ulaşamayan arkadaşlarımız ise fedakarca eylemler gerçekleştirdi’
Arkadaşlarına ulaştıktan sonra çetelerin tanklarının geldiğini söyleyen Zinarîn Kobanê, “Yaralı olan tüm arkadaşlarımızı aldık ve Eşrefiyê mahallesindeki hastaneye doğru yola çıktık. İlk başta hastaneye girdiğimizde çeteler uzaktaydı, ancak keşifleri ve dronları hastanenin üzerindeydi. Keşif ve dronlarla hastaneye saldırdılar ve tüm yaralıları katletmek istediler. Zaman geçtikçe keşifleri daha da arttı. Çeteler hastaneye yaklaşamadığı için dronlarla saldırıyordu. Sonunda çok sayıda yaralı verdik ve şehitlerimiz oldu. İlk olarak arkadaşımız Roj şehit düştü, ardından arkadaşımız Ziyad ve bir kadın arkadaşımız şehit oldu. Hastaneye ulaşamayan arkadaşlarımız ise fedakarca eylemler gerçekleştirdi ve bombalarını üzerlerinde patlattı” diye kaydetti.
‘Çeteler hastanenin içinde gaz bombaları patlattı’
Keşif ve dronların durmasının ardından tanklarla hastaneye saldırı düzenlendiğini dile getiren Zinarîn Kobanê, “Yaklaşık 40–45 bin çete, tüm ağır silahlarıyla 150 savaşçıya saldırdı. Tanklarla çok ağır saldırılar yaptıkları için arkadaşlarımız sonunda tanklarını imha etti. Arkadaşlarımız çok büyük bir direniş sergiledi. Çeteler hastanenin içinde gaz bombaları patlattı ve gaz hastanenin içine yayıldı. Durum çok ağır ve çok zordu. Ancak arkadaşlarımızın sloganları ve moralleri düşmanı çaresiz bırakıyordu. Çeteler her saldırdığında, arkadaşlarımız yüksek moralleriyle düşmanı geri püskürtüyordu. Arkadaşlarımız çetelerin keşif faaliyetlerini de etkisiz hale getirmişti. Sonunda çok sayıda yaralımız olduğu için hastanede yer ve ilaç kalmadı. Cephanelikler hedef alındığı için mühimmatımız da azaldı. Arkadaşlarımız hastanedeki arkadaşlara ulaşamadı. Çok büyük zorluklar yaşadık ama direniş ve zafer bizim oldu. Biz her zaman düşmanımızı yenilgiye uğratıyoruz” diyerek, çok sayıda savaşçının yaralandığını ve ardından ateşkesin ilan edildiğini söyledi.
‘Gêrîla cephanesi tükendikten sonra son bombasını üzerinde patlattı’
Daha sonra tüm yaralıların Rakka ve Qamişlo’ya ulaştırıldığını belirten Zinarîn Kobanê, yaşananların kelimelerle anlatılamayacağına dikkat çekerek, sözlerine şöyle devam etti:
“Arkadaşlarımız kendilerini fedai eylemler için hazırlamıştı. Ancak ateşkesten sonra hepimiz arkadaşlarımıza ulaştık. Ben ve şehit Gêrîla aynı yerdeydik. Gêrîla arkadaşımız son mermisine kadar savaştı ve cephanesi tükendikten sonra son bombasını üzerinde patlattı. Çeteler kadını her zaman bir köle gibi görür ve kadının gerçekliğini bilmez. Gêrîla arkadaşın kişiliği çok farklıydı, büyük bir moral ve coşku veriyordu. Ben ve Gêrîla arkadaş bir süre birlikte kaldık. Onun hareketleri, morali ve arkadaşlara yaklaşımı her zaman farklıydı. Genç ve kadın arkadaşlarla ilişkileri çok iyiydi. Başarılı bir arkadaştı ve her zaman arkadaşlarıyla bağ kurmaya, onlara yardımcı olmaya çalışıyordu.
Şehit Gêrîla bizim için bir örnektir. Gêrîla arkadaş ideolojik ve askeri dersleri çok severdi. Aynı zamanda arkadaşlarını tanımaya ve günlük planlamasını yapmaya büyük önem verirdi. Her zaman arkadaşlarla tartışır, sorular sorardı. Gêrîla arkadaş çok büyük bir direniş gösterdi ve düşmanın eline geçmemek için en sonunda bombasını üzerinde patlattı. Gêrîla arkadaşın ve tüm şehitlerimizin ruhu her zaman bizimledir. Gêrîla arkadaşın, Ziyad arkadaşın ve tüm şehit düşen arkadaşların intikamını alacağız.”
‘Amaçlarına ulaşamayacaklar’
Zinarîn Kobanê, çetelerin saldırılarındaki amaca dikkat çekerek, “Onların amacı toplumumuzu yok etmekti. Tüm arkadaşlarımız ve halkımız, iki saat süren çatışmada direnişi sürdürüp başarı elde edince ve halay çekince, çeteler hepimizi ortadan kaldırmak istedi. Çeteler zaten en başta ‘Bir günlük bir bebek bile kalsa öldürür, parçalara ayırırız’ diye tehditlerde bulunmuştu. İlk olarak sivil halka saldırdılar, katliamlar gerçekleştirdiler. Çocukları katlettiler, kadınları kaçırdılar. Erkekleri ise buldukları her yerde katlettiler. Herkesi esir aldılar, bazı arkadaşlarımızı da esir aldılar.
Yaşadığımız bu süreçle birlikte aslında Önderlik ile bağımızı koparmak istediler. Saldırılarının sorumluluğunu İç Güvenlik Güçleri’ne ve iki mahallenin halkına atmaya çalıştılar. Amaçları, bizimle Önderlik arasındaki bağı koparmaktı. Bu saldırılarda, kadın özgürlüğünü, kadınları ve tüm halkları yok etmek istedikleri açıkça görüldü. Düşmanlarımız dünyadaki tüm Kürtleri yok etmek istiyor, ancak amaçlarına ulaşamayacaklar. Başaramayacaklar. Çünkü biz her zaman kendimizi savunuyoruz. Tarihin her döneminde şehitlerimizin ruhu ve gizli bir direniş vardır. Zafer her zaman bizimdir. Ben herkesin sonuna kadar direnişini sürdürmesini istiyorum. Biz mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz” mesajını verdi.