Savaş esirlerinin aileleri: HTŞ’nin ölçülerine güvenimiz yok
Cihatçı HTŞ tarafından esir alınan savaşçıların aileleri, yakınlarının serbest bırakılmamasına tepki göstererek, “Her savaşta esirler olur, ancak HTŞ çetelerinin ölçü ve yaklaşımlarına güvenilemez” dedi.
NÛRŞAN EBDÎ
Kobanê – Cihatçı HTŞ’ye bağlı çeteler, 6 Ocak’ta uluslararası güçlerin onayıyla Rojava’ya yönelik geniş çaplı bir saldırı başlattı. Bu saldırılarla birlikte ağır çatışmalar yaşandı. Savaş kurallarına uymayan bu gruplar, Şam yönetimi ile Suriye Demokratik Güçleri (QSD) arasında yapılan tüm anlaşmaları ihlal ederek, binlerce savaşçıyı esir aldı ve birçoğunu işkence ile katletti.
Şêx Meqsûd, Dêrhafir, Tebqa, Reqa, Dêrezor, Hesekê ve Kobanê kırsalında Kürt savaşçı ve sivillere yönelik ağır ihlaller gerçekleştiren bu gruplar, yaptıkları eylemleri görüntüleyerek kamuoyu ve esir yakınlarıyla paylaştı. Bu gelişmelerin ardından QSD ile Şam yönetimi arasında bir anlaşma imzalandı. Bu kapsamda esirlerin serbest bırakılması konusu gündemde kalmaya devam ediyor; şimdiye kadar bazı gruplar arasında esir değişimi yapılmış olsa da hala çok sayıda esir bulunuyor.
Rojava’nın Kobanê kentinde, çocukları HTŞ çetelerinin elinde esir olan onlarca aile, ajansımız aracılığıyla esirlerin bir an önce serbest bırakılmasını talep ederek kaygılarını dile getirdi.
‘Eşimin sağlık durumu risk altında’
Eşi Ednan Arif Mistiq’in Dêrezor’da esir alındığını belirten Sebah Xalid Mistiq, eşinin sağlık durumunun kötü olduğunu söyleyerek, “Eşim Ednan Arif Mistiq Dêrezor’da esir alındı ve şu an diğer esirlerle birlikte tutuluyor. Ednan’ın ciddi sağlık sorunları var; böbreklerinden biri çalışmıyor, diğeri de sorunlu. Bu nedenle cezaevi koşulları durumunu daha da ağırlaştırıyor ve biz bu yüzden çok endişeliyiz” dedi.
6 çocuğu olan Sebah Xalid Mistiq, çocuklarına babalarının yokluğunu anlatamadığını, çocuklarının her gün babalarını sorduğunu ifade ederek şöyle dedi:
“Babalarını soran çocuklarıma ne söyleyeceğimi bilmiyorum? Zaten diğer aileler gibi biz de onun esir alındığı görüntüleri sosyal medyada gördük. Annelerin yüreği yanıyor, esirlerin eşleri ve çocukları iyi değil. Ne gündüzleri gündüz, ne geceleri gece. Tek talebimiz bir an önce serbest bırakılmaları ve herkesin ailesine kavuşmasıdır. Bu konuda umudumuz büyük ve gözümüz yolda.”
‘Oğlumdan haber alamıyorum’
Oğlunun esir alınmadan önce kendisiyle konuştuğunu ve ardından kaybolduğunu belirten Ranya Mihemed Xelîl, yaşadıklarını şöyle anlattı:
“Oğlum Mihemed Şêx Beha, Öz Savunma Güçleri içinde yer alıyordu ve Reqa’nın Mensûra kasabasında esir alındı. En son benimle konuştuğunda kuşatıldıklarını ve çıkamadıklarını söyledi. Sonrasında ne olduğunu bilmiyoruz. Sadece sosyal medyada yayımlanan esir görüntülerinde onu gördük.”
‘Bu bayramda çocuklarımızı görme umuduyla yaşıyoruz’
Ranya Mihemed Xelîl, HTŞ çetelerinin savaşçılara yönelik işkence uygulamalarından kaygı duyduklarını belirterek şunları söyledi:
“Çocuklarımızı istiyoruz. Onların durumu ne, başlarına ne geldi bilmiyoruz. Özellikle HTŞ çetelerinin savaşçılara yaptıkları ortada; işkence edip en vahşi yöntemlerle katlettiler. Savaşta her şey olabilir, ama bu grupların hiçbir ölçüsü yok ve her şeyi yapabilirler. Yaptıklarını gördükçe içimiz yanıyor ve çocuklarımız için daha fazla korkuyoruz. Bu bayramda onları görme umuduyla yaşıyoruz ve onlara sarılmak istiyoruz.”