Sabîha Onar: 15 Şubat komplosu Kürt bilincini daha da güçlendirdi
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan şahsında yürütülen komployu anlatan Sabîha Onar, “Komplocu güçler, Kürt halkını yok etmek istediler, fakat başarılı olamadılar. Birlik ve direniş sayesinde Kürt bilinci ve Kürdistan bilinci daha da güçlendi” dedi.
Mexmûr - 15 Şubat 1999’da Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik geliştirilen uluslararası komplo 27’nci yılına girdi. 27 yıldır İmralı Ada Cezaevi’nde ağır tecrit altında tutulan Abdullah Öcalan’ın yararlanması gereken “umut hakkı”, Türk devleti ve komplocu güçler tarafından sürekli engelleniyor. Komplonun 27’nci yıldönümü dolayısıyla ajansımıza konuşan Mexmûr Jineoloji Akademisi üyesi Sabîha Onar, komplonun Abdullah Öcalan şahsında Kürt halkına yönelik yürütüldüğünü ve Rojava’ya yapılan saldırılarla da bağlantılı olduğunu söyledi.
‘Kürt bilinci asla yok edilemez’
Şubat ayının Kürt halkı açısından her ne kadar acı dolu bir dönem olsa da, önemli bir dönüm noktası olduğunu belirten Sabîha Onar, “27 yılda başarılı olamadılar ve asla başarılı olamayacaklar. Çocuklarımızın dilinde ‘Bijî Serok Apo’ ifadesi var oldukça, Kürt bilinci asla yok edilemez. Bu, Önderliğin etrafında şekillenen bir hafıza biçimidir. Önder Apo, dört duvar arasında fikirleriyle halkı etkilemeye devam ediyor. İnsanlar düşündükçe, Önder Apo’nun Kürt bilincini ve Kürdistan değerlerini canlı tuttuğunu ve halkın etrafında büyük bir enerji yarattığını görüyor” ifadelerini kullandı.
‘Önder Apo, yeni bir komployla halkın yaşamına müdahale etme girişimini boşa çıkardı’
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat 2025 tarihindeki “Barış ve Demokratik Toplum” çağrısına dikkat çeken Sabîha Onar, sözlerine şöyle devam etti:
“Komplocu güçler, Kürt halkını yok etmek istediler fakat başarılı olamadılar. Birlik ve direniş sayesinde Kürt bilinci ve Kürdistan bilinci daha da güçlendi. Tarih boyunca Kürt bilinci parçalanmaya çalışıldı, ancak halk, bilinç, irade ve güçle barışçıl ve demokratik bir toplum inşa etti. Bu uzun soluklu çaba, halkların birlikte özgür bir yaşam sürmesi ve demokratik bir toplum oluşturması için zemin hazırladı. Bu süreç, umut ve moral kazandırdı ve temelinde halklar arasındaki kardeşlik bağlarını güçlendirdi. Komplocu güçler, cihadist grupların da desteğiyle 27 Şubat çağrısını boşa çıkarmak ve komplolarını sürdürmek istedi. Ancak bu güçler, halkların kardeşliği, birliği ve toplum olma iradesine zarar veremedi. Kim halkların kardeşliğine karşı hareket ederse asla başarılı olamaz. Önder Apo, komplocuların yeni bir komployla yüz yıl daha halkın yaşamına müdahale etme girişimini boşa çıkardı. Rojava’da Kürtlere ve Araplara yönelik başlatılan saldırılar, bu komploların bir parçası olarak şiddet yoluyla çatışmayı başlatmayı hedefledi.”
‘Kadınlar ahlaki-politik toplumu inşa ettiler’
Abdullah Öcalan’ın paradigmasının, barışçıl ve demokratik bir toplum ile komünal yaşamda kadın gücünü ön plana çıkardığını vurgulayan Sabîha Onar, “Bu paradigma, savaşta da, sivil yaşamda da kadın gücünü ortaya çıkardı ve özgürlüğe doğru yol açtı. Rojava’da düşman saldırdığında, kadınlar hem kendilerini hem de toplumlarını korumak için cesurca karşı koydular. Kadınlar fikirlerini, bilgilerini ve yaşamlarını savunarak toplumun kurtuluşunu ve ahlaki-politik yapısını inşa ettiler” şeklinde konuştu.
‘Önder Apo, kadınların kurtuluş paradigmasını ortaya koydu’
Kuzey ve Doğu Suriye’de kadınların direnişinin engellenmeye çalışıldığını kaydeden Sabîha Onar, sözlerinin devamında, “Kadınlar hedef alınarak iradeleri yok edilmeye çalışıldı. Önder Apo, kadınların kurtuluş paradigmasını ortaya koyarak, kadınların sadece savaşta değil, toplumun her alanında söz sahibi olmasını istedi. Rojava Devrimi, bu bağlamda bir Kadın Devrimi olarak tanımlandı. Kadınlar, savaş alanından sivil yaşamın tüm katmanlarına kadar rol alarak toplumsal dönüşümü başlattı. Rojava’ya dönük saldırılarda özellikle kadınlar hedef alındı. Rojava Devrimi ‘Kadın Devrimi’ haline geldiği için, ikinci komplo Kadın Devrimi'ne karşı gerçekleştirildi" dedi.
Konuşmasının sonunda tüm kadınlara kazanımların korunması çağrısında bulunan Sabîha Onar, "Tüm dünya kadınları, cihatçı zihniyete karşı birlik oluşturmalı. Güçlü bir bilince ve mücadeleye ihtiyacımız var" diye kaydetti.