YPJ Komutanı: Kobanê, YPJ mücadelesinin tarihi noktası oldu

Kobanê savaşında YPJ’nin öncülüğü, rolü ve misyonu hakkında konuşan YPJ komutanlarından Penaber Efrîn, Kobanê direniş mirasının YPJ’nin gelişiminin ve kadın mücadelesinin devamının temeli haline geldiğini vurguladı.

NEXEM ÇAÇAN

Hesekê - Kobanê savaşı, YPJ mücadelesi tarihinde tarihi bir aşama olarak kayda geçti. O dönemde kadınlar gücünü direniş ve savunma alanında gösterdi ve bu direniş, YPJ’nin örgütsel ve askeri gelişiminin temeli oldu. Kobanê direnişinden bugüne YPJ, deneyim, örgütlenme ve kadın kapasitesini geliştirerek askeri alandaki rolünü genişletti ve toplumsal alanda da yer aldı.

YPJ komutanlarından Penaber Efrîn, Kobanê savaşında YPJ’nin öncülüğü, rolü ve misyonu hakkındaki sorularımızı yanıtladı.

*YPJ Kobanê savaşında nasıl bir rol oynadı ve bu savaş kadın mücadelesi için nasıl tarihi bir nokta oldu?

Kobanê savaşı YPJ için yalnızca DAİŞ’e karşı bir savaş değildi; önemli bir deneyim alanı, kendini geliştirme ve kadının güçlenmesiydi. Kobanê’de gösterilen direniş YPJ için askeri ve örgütsel kapasitenin gelişimine yol açan önemli bir güç ve deneyim kaynağı oldu.

Bu direnişte Arîn Mîrkan direniş sembolü olarak özel bir yer tutuyor. Kobanê savaşının başında YPJ’nin deneyimi bugünkü düzeyde olmasa da, Arîn Mîrkan ve birçok yoldaşının Kobanê’de açtığı direniş ve yol, bizim için güçlenme ve direnişi sürdürmenin nedeni oldu. Elbette bu deneyim, YPJ’nin Kobanê savaşında önemli bir rol oynamasının, DAİŞ’e karşı güçlü bir direniş göstermesinin ve sonunda zafer kazanmasının temeli oldu.

Kobanê savaşı YPJ tarihinde önemli bir aşama olarak görülüyor; çünkü bu savaşta YPJ’nin gücü yalnızca askeri alanda değil, karar alma, örgütlenme ve toplumsal direniş alanında da kendini gösterdi. Kobanê’de oluşan deneyimler YPJ’nin gelişiminin temeli oldu ve mücadelenin tüm aşamalarındaki misyon ile rolünün önünü açtı.

*YPJ o dönemde askeri ve toplumsal alanda öncülüğünü nasıl kanıtladı?

4 Nisan 2013’de Cizîr’de düzenlenen konferansın ardından YPJ kuruldu, kadınlar bu örgüt etrafında toplandı ve çalışmalara katıldı. 2016 Newrozu’nda dikkat çekici sayıda kadının katılımı gerçekleşti; ayrıca Newroz’dan sonra Kobanêli birçok kadın YPJ’ye katıldı ve bu katılım YPJ’nin direniş gücünü belirgin biçimde artırdı.

Toplumsal ve düşünsel alanda da Önder Apo’nun Rojava bölgelerine ve özellikle Kobanê’ye geçişi, kadınların bilinci ve Kobanê toplumunun kültürü üzerinde önemli etki yarattı. Kobanê toplumu kısa sürede bilinç değişimine başladı ve kitlesel olarak devrime katıldı. Aynı zamanda toplum, Önder Apo’nun Kobanê’de verdiği emek ve mirasa sahip çıktı.

Kobanê’de kurulan ilk tabur, Şehit Dicle Taburu’ydu. Savaşın başlaması ve Kobanê’deki çatışmaların devam etmesiyle halkın YPJ’ye umudu, kişiliğimizde büyük bir güç oluşturdu. Kobanê’yi kurtaracağımıza ve halkını koruyacağımıza inanıyorduk. Kobanê halkına karşı bu inanç ve sorumluluk, o dönemde askeri deneyimlerimiz hâlâ az olsa da direniş gücümüzü artırdı ve devam etmemizi, direnmemizi, mücadelemizi sürdürmemizi sağladı; sonunda zafer kazandık.

*Kobanê Savaşı’ndan bugüne YPJ’nin örgütlenmesi ve mücadele tarzında ne gibi değişiklikler oldu?

Kobanê’de yalnızca DAİŞ’e karşı savaşmadık; aynı zamanda DAİŞ’i kuran ve Kürt halkının üzerine süren katı zihniyet ile güçlere karşı eşsiz bir direniş gösterdik. Kobanê savaşı, teslimiyeti kabul etmeyen ve direnişte ısrar eden Kürt kadınlarının direnişin sembolleri olmasına olanak sağladı.

Bu kişilikler arasında Arîn Mîrkan önemli bir örnek olarak öne çıktı. Onun eylemi bize karşı yalnızca silahlı bir güç olmadığını, hegemonik sistem ve güçlerin var olduğunu; halkların ve kadınların özgürlüğü üzerine kurulan demokratik sistemlere ve toplumsal modellere engel çıkarmak istediklerini gösterdi. Bu tutum ve direniş bizim için fedai çizgisinin mirası oldu ve direniş anlayışımız üzerinde büyük etki yarattı.

O dönemde YPJ Rojava’nın birkaç bölgesiyle sınırlıydı ama Kobanê direnişi ve DAİŞ’in yenilgisiyle kadın gücü daha geniş bir alana dönüştü ve bu deneyim dünya çapında bir miras haline geldi. Bugün farklı bileşenlerden kadınlar YPJ içinde yer alıyor ve YPJ birçok bölgede kendini örgütledi. Mevcut gelişme yalnızca YPJ’nin savunma alanındaki rolünü genişletmekle kalmadı, dünyanın birçok yerindeki kadın mücadelesi üzerinde de önemli etki yarattı. YPJ, QSD içinde uzman ve profesyonel bir güç olarak yer alıyor. Ayrıca Suriye ordusunda da aynı şey geçerli.

*YPJ bu yıllarda kendini koruma, askeri eğitim ve kadın kapasitesini geliştirme açısından neler elde etti?

Son yıllarda teknik ve askeri alanda önemli gelişmeler oldu ve YPJ de bu gelişmeden uzak kalmadı. Önceki dönemlerde hükümet, kadınların ağır silahları kullanamayacağını veya bazı zorlu savaşlarda direnemeyeceğini söylüyordu. Ancak YPJ mücadele ve deneyimiyle bu zihniyeti kırdı ve kadınların her alanda varlığını gösterebileceğini ve önemli rol oynayabileceğini kanıtladı. Bununla birlikte YPJ askeri alanda, kadın ve toplumun korunmasında da kendini kanıtladı.

Aynı zamanda eğitim yöntemleri savaşın ihtiyaçları ve yeni koşullara göre sürekli değiştirildi ve geliştirildi. Bununla birlikte toplumun kadınları da örgütlendi. Kadınların direniş ve mücadelesiyle toplum, özgürlüğün yeni yaşamın temeli olabileceğini hissetti. Bu nedenle YPJ’nin rolü yalnızca askeri alanla sınırlı kalmadı; aynı zamanda düşünsel ve ideolojik alanda da kendini geliştirdi ve kadın ile toplumun demokratik ulus ve özgür birlikte yaşam temelinde örgütlenmesini istedi.

Bu anlayışta ordu yalnızca askeri güçle kurulmaz. Güçlü bir güç kurmak için hem askeri hem de düşünsel ve ideolojik yönlerin birbirini tamamlaması gerekir. YPJ de her iki yönü esas aldı ve bununla aynı anda hem silahlı güçlere hem de kadın ve toplum özgürlüğüne karşı ideolojilere karşı kendini korumak istedi.

Bu çerçevede YPJ yalnızca DAİŞ ideolojisine karşı mücadele etmedi; aynı zamanda kapitalist sistemin etkisi ve kadınlara karşı yürütülen özel savaşa karşı da tutum aldı. Bununla YPJ direniş anlayışını askeri alandan toplumsal ve düşünsel alana taşıdı.

*Bugün bölgede yaşanan siyasi ve askeri değişimlerin gölgesinde YPJ’nin temel misyon ve hedefleri nelerdir, ayrıca YPJ’nin geleceği nasıl görülüyor?

Devlet sistemleri, birçok alanda kadın, genç ve toplum bileşenlerinin özgürlüğüne karşı duran egemen sistemlerdir. Bu nedenle YPJ olarak amacımız, bölgedeki süreçlerde YPJ’nin mücadeleyle elde ettiği tüm kazanım ve mirasları korumak ve Suriye’nin yasal çerçevesinde resmi olarak güvence altına almaktır.

Bugün kadınlar her gün şiddet ve hak ihlalleriyle karşı karşıya kalıyor. Ayrıca genç kızların kaçırılması durumu da devam ediyor. Bu nedenle özsavunma kadın ve toplum için çok önemlidir. YPJ yıllarca askeri ve siyasi alanda mücadele yürüttü ve bugün de amacımız, toplumun korunmasını barışçıl yöntemler ve yeni koşulların gerektirdiği yollarla sürdürmektir.

Suriye’nin herhangi bir bölgesinde korunma ihtiyacı olursa, YPJ o bölgenin şart ve ihtiyaçlarına göre rolünü oynayacak ve mücadelesini sürdürecektir. YPJ’nin geleceği için de İçişleri Bakanlığı ile birçok görüşme ve tartışma yapıldı. Bu tartışmalar çerçevesinde, başlangıç adımı olarak YPJ’nin Suriye ordusu içinde bir birlik olarak yer alması söylendi.

YPJ disiplin, örgütlenme ve askeri ölçütleriyle tanındı. Bu nedenle toplumun desteğiyle Arap Cumhuriyeti yerine Demokratik Suriye Cumhuriyeti’nde yer alabileceğiz.