Kızının ardından seslendi: Mücadelesini ben sürdüreceğim

Özgürlük mücadelesinde yaşamını yitiren Jiyan Aşan’ın annesi Cemşit Aşan, “Yüreği yanan son anneler olalım” dedi. Cemşit Aşan, kızının özgürlük ve barış mücadelesini de sürdüreceğini söyledi.

MEMİHAN HİLBİN ZEYDAN

Wan - Özgürlük mücadelesinde farklı tarihlerde, farklı yerlerde yaşamını yitirenlerin 23 Ağustos tarihinde isimleri açıklanmış ve 53 kişi için Wan’da 24-25-26 Ağustos’ta taziye kurulmuştu.

Açıklanan isimlerden biri de 2010 yılında 18 yaşında Özgürlük Hareketi’ne katılıp 2017 yılında yaşamını yitiren Jiyan Aşan (Ruken Serhat) idi.

Jiyan Aşan’ın ailesi çocuğunun yaşamını yitirdiğini 9 yıl sonra öğrendi.

Jiyan özgür yaşamın adı oldu

12 çocuktan 5’inci olan Jiyan Aşan’ı ailesi cesareti ile hatırlayacağını belirtiyor. Yaşama tutku ile bağlı olan Jiyan’ı annesi Cemşit Aşan’dan dinliyoruz.

“Jiyan, 12 çocuğumdan 5’incisiydi. Üniversiteye hazırlanıyordu. Sabahın erken saatlerinde kalkar, ev işleri bana kalmasın diye temizliği o yapardı. Kimseyle fazla iletişim kurmazdı. Dershane-ev arasında bir hayatı olduğunu düşünüyorduk. Ancak dershaneye diye evden çıkıp, örgütlü kurumlara gidiyormuş. Bunu bir yıl sonra öğrendik. Örgütlü kurumlara gittiğini öğrenince engel olmadım.”

Bir kez döndüğü yola bir daha koyuldu

 

Cemşit Aşan, kızının daha önce de Özgürlük Hareketi’ne katılmak için yola çıktığını belirterek şöyle diyor: “Daha önce Amed’e (Diyarbakır) gitti. 20 gün haber alamadık. Amed’den Şirnex’e (Şırnak) geçerken 33 kişiyle gözaltına alınıyor. Gözaltında nereye gideceği sorulunca Beytüşşebaplı olduğumuz için Beytüşşebap’a ablasını görmeye gideceğini söylemiş. Gözaltına alınınca babasını aradılar ‘kızın burada’ diye. Babası sabah yola çıktı gece beraber döndüler. Gözaltından çıktıktan bir hafta sonra ‘ne yaparsanız yapın ben gideceğim’ diyordu. ‘Bu hayat böyle yaşanmaz’ diyordu. Hastaneye diye evden çıktı bir daha geri dönmedi.”

‘Jiyan’ın ardından başım’

Kızı Jiyan’ın henüz lise 3’üncü sınıf öğrencisiyken Özgürlük Hareketi’ne katıldığını hatırlatıyor anne Cemşit Aşan.

Kızından 2 ay boyunca haber alamayan anne Cemşit Aşan, “Harekete katıldığında 18 yaşındaydı. Onu televizyonda gördük, yemin törenindeydi. Onu gördüğümde şükürler ettim ‘iyi bir yoldan gitmiş’ dedim. Kızımın direnişiyle başım dik, alnım aktır” diyor.

‘Hiç eylemlere katılmadı ama hep kitap okurdu’

Cemşit Aşan, kızı ile aralarındaki bir diyaloğu, “Hiç eylemlere katılmazdı ama kitap okurdu. Bir kitabı vardı. Ona sorardım ‘bu ne kitabı’ diye, ‘yabancı bir kitap’ der geçerdi. Benim okumam yazmam yok diğer kızlarıma sorardım ‘bir bakın Jiyan’ın okuduğu kitap nedir’ diye onlar da aynı şeyi söylerdi. Sonradan anladım yabancı bir kitap değilmiş. Siyasi kitaplarmış okudukları” şekline hatırlatıyor.

‘Bana son kez el sallayışını hiç unutamıyorum’

Jiyan’ın Özgürlük Hareketi’ne katılmak için gittiği zaman evden doktora diye çıktığını anlatan Cemşit Aşan, “Parmağı kesilmişti 4 dikiş atılmıştı ‘doktora göstermeye gideceğim’ dedi. Benim onunla gitmeme izin vermedi. Ben ısrar edince bir saat içinde döneceğini söyleyip gitti. Servise binince bana el salladı. O zaman emin oldum gideceğinden. O an hala gözümün önünde. El sallayışını hiç unutmadım” diyor.

Jiyan’ın 2014 yılında yaralandığını duyduğunu anlatıyor anne Cemşit Aşan, daha sonra bir daha kendisinden haber alamıyor.

‘Elim kalbimde öylece kaldım’

2026 yılında yaşamını yitirenlerin isimlerinin açıklanmasıyla kızından yıllar sonra haber alan Cemşit Aşan duygularını şu sözlerle dile getiriyor: “Önce gazi olduğunu öğrendik. Aynı süreçte akrabam Ahmet Aşan’ın da şehadet haberini aldık. Duyunca kalbim hızla çarpmaya başladı, Jiyan’ın haberini almayayım diye dua ettim. Jiyan’ı rüyamda gördüm. Bana ‘anne kalk misafirlerin var benim için geldiler’ diyordu. Uyandım, kapı çaldı, Kapının sesiyle yüreğime bir bıçak saplandı sanki. Ahmet şehit düşmüş dediler, Jiyan da şehit düşmüş. Elim kalbimde öylece kaldım.”

Anne Cemşit Aşan, özgürlük mücadelesinde yaşamını yitiren 53 kişi için Wan’da kurulan üç günlük taziyeyi hatırlatıyor: “Evet taziyemizi yaptık ama canımdan bir parça koptu ne unutulur ne acısı geçer. Var oldukça mücadelemizin, şehitlerimizin, Önderimizin peşinden gideceğiz. Kızımdan önce de mücadeledeydim, mücadeleye devam edeceğim. Bir çözüm süreci başladı. Biz de barış istiyoruz. Hiçbir annenin yüreği yansın istemiyoruz. Biz bu acıyı yaşadık, bu acıyı yaşayan son anneler olalım artık.”