Yemenli kadınlar barış ve karar alma süreçlerinde daha güçlü temsil istiyor

Yemen’in Taiz kentinde düzenlenen kadın liderliği ve barış süreçlerine katılım çalıştayında, kadınların siyasi yapılarda en az yüzde 30 oranında temsil edilmesi ve barış müzakereleri ile karar alma mekanizmalarında etkin rol üstlenmesi çağrısı yapıldı.

RANİA ABDULLAH

Yemen- Yemen’in Taiz kentinde kadın liderliği ve barış süreçlerine katılım projesi kapsamında düzenlenen çalıştayda, kadınların siyasi yapılardaki temsili ve barış süreçlerine etkin katılımının önündeki engeller ele alındı. Çalıştaya siyasi partiler, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşlarından 30 üst düzey kadın lider katıldı.

14 Eylül günü düzenlenen çalıştay, kadınların siyasi katılımını güçlendirmeyi ve kapsamlı ve kalıcı barışın inşasındaki rollerini etkinleştirmeyi amaçlayan proje kapsamında gerçekleştirildi. Proje, kadın liderlerin desteklenmesi, müzakere masalarında ve karar alma merkezlerinde etkin şekilde yer almalarının sağlanması ve siyasi yapıların karar mekanizmalarında kadın kotasının en az yüzde 30 olarak uygulanması hedeflerine odaklanıyor.

Çalıştaya katılan kadınlar, kadınların egemenlik ve karar alma mekanizmalarındaki varlığının güçlendirilmesi, barış süreçlerine katılımlarının etkinleştirilmesi ve kadınların yalnızca sembolik şekilde temsil edilmesinin önüne geçilmesi için baskılarını sürdüreceklerini belirtti. Katılımcılar, bunun Yemenli kadınların mevcut süreçte karar alma mekanizmaları üzerindeki etkisini artıracağını ifade etti.

'Kadınların siyasi karar alma mekanizmalarına katılımı engelleniyor'

Nasırcı Birlik Örgütü Üyesi Huda el-Hayderi, Yemenli kadınların siyasi partiler içerisinde önemli zorluklarla karşı karşıya olduğunu belirtti.

Kadınların güçlendirilmesi ve karar alma mekanizmalarına yükseltilmesini sağlayacak uygulama mekanizmalarının bulunmadığını ifade eden Huda el-Hayderi, kadınların parti yapıları içerisine etkin şekilde dahil edilmesinin de güvence altına alınmadığını söyledi.

Çatışmanın devam etmesiyle birlikte kadınların güvenlik sorunları nedeniyle siyasi katılımlarının engellendiğini belirten Huda el-Hayderi, siyasi kadın aktivistlerin çatışmanın tüm tarafları tarafından medya saldırıları ve sistematik karalama kampanyalarının hedefi olduğunu ifade etti. Kadınları korumaya veya bu saldırıları sınırlandırmaya yönelik parti stratejilerinin bulunmadığını belirten Huda el-Hayderi, bunun kadınları çatışmanın ilk mağdurları haline getirdiğini ve siyasi ile toplumsal katılımda karar alma kapasitelerini olumsuz etkilediğini söyledi.

Huda El-Hayderi, sivil toplum alanında kadınların yerinden edilenlere yönelik insani yardım çalışmalarında aktif rol üstlendiğini belirterek, bu çalışmaların beslenme, barınma, tıbbi ve psikolojik desteğin yanı sıra farkındalık kampanyaları, seminerler ve açık çalıştayları da kapsadığını söyledi.

Kadınların ülkenin temel meselesinin çatışmanın sona erdirilmesi, devletin ve güvenliğin yeniden tesis edilmesi olduğunu vurgulayan çalışmalara da katıldığını ifade eden Huda el-Hayderi, kadınların farklı sektörlere ulaşma ve hükümet karşıtı projeler karşısında direnme kapasitesine sahip olduğunu belirtti. Kadınların ihlallere karşı koyma çabalarını desteklemek amacıyla çeşitli alanlarda rol üstlendiğini kaydetti.

'Kadınların barış müzakerelerinde yer alması gerekiyor'

Kadınların bu rolünü güçlendirmek amacıyla farklı kesimleri bir araya getirecek uzlaşı temelli bir kadın yapısının kurulmasını istediğini belirten Hüda el-Hayderi, böylece kadınların siyasi arabuluculuk süreçlerine katılımı için ortak bir çalışma zemini oluşturulabileceğini söyledi.

Huda El-Hayderi, “Gerçek bir barışa ulaşmak için diyaloğa girebilecek kadınların siyasi arabuluculuk süreçlerine dahil edilmesini istiyoruz” dedi. Geçiş dönemi adaletinin kapsamlı şekilde hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Huda el-Hayderi, tüm tarafların gerçekleştirdiği ihlalleri araştırmak üzere açık ve ilan edilmiş bir komisyon kurulmasını istedi. Huda El-Hayderi, bu dosyanın uluslararası insan hakları örgütleri aracılığıyla baskı unsuru olarak kullanılarak krizin aşılmasının hızlandırılması gerektiğini ifade etti.

'Erkek egemen yapılar kadınların önünü kesiyor'

“Kan” Barış ve Kalkınma Vakfı Müdürü Maha Avn, Yemenli kadınların siyasi alanda ilerlemesinin önünde çok sayıda engel bulunduğunu belirtti.

Bu engellerin başında siyasi partiler ve kurumlar içerisindeki erkek egemen yaklaşımlar ile kadınların yükselmesini sınırlayan örgütsel düzenlemelerin geldiğini söyleyen Maha Avn, kadınların parlamentoya, seçim listelerine, yerel yönetimlerdeki karar alma pozisyonlarına ve siyasi yapılardaki diğer sorumluluklara ulaşmasının önünde engeller bulunduğunu ifade etti.

Parti ortamında kadınların yeterliliğine yönelik belirgin bir güven açığı bulunduğunu belirten Maha Avn, kadınların siyasi süreçlere katılımını hedef alan dijital şiddetin de önemli engellerden biri olduğunu söyledi.

Maha Avn, toplumda gelenek ve göreneklere dayalı kısıtlayıcı bakış açısının yanı sıra askeri yayılmanın ve silahlı çatışmanın tırmanmasının da kadınların siyasi katılımını olumsuz etkilediğini kaydetti.

Bu koşulların kadınların rolünü büyük ölçüde daralttığını belirten Maha Avn, özellikle çatışma bölgelerinde doğrudan etkilenen kadınların faaliyetlerinin çoğunlukla insani yardım çalışmaları, dijital medya üzerinden toplumsal mobilizasyon, medya söylemlerinin oluşturulması ve yerinden edilen kadın ve erkeklere destek verilmesiyle sınırlı kaldığını ifade etti.

'Kadın kotası en az yüzde 30 olmalı'

“Sebâ Gençlik” Vakfı bünyesinde Kadın Liderliği ve Barış Süreçlerine Katılım Projesi sorumlusu Necah es-Süfyanî, projenin temel amacının kadınların siyasi yaşama etkin katılımını güçlendirmek olduğunu belirtti.

Necah es-Süfyanî, siyasi partilerin ve siyasi yapıların karar alma mekanizmalarında kadın kotasının en az yüzde 30 oranında uygulanmasını hedeflediklerini söyledi. Kadınların yalnızca sembolik şekilde temsil edilmesini reddettiklerini belirten Necah es-Süfyanî, kadınların karar alma merkezlerindeki rolünün güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Projenin kadın liderlerin eğitim ve kapasite geliştirme çalışmalarından geçirilmesini hedeflediğini ifade eden Necah es-Süfyanî, bu sayede kadınların Taiz ve Yemen’in farklı kentlerinde yaşanan çeşitli çatışma ve anlaşmazlıklara yönelik gerçekçi ve somut çözümler geliştirebilecek kapasiteye ulaşmasının amaçlandığını söyledi.