İranlı kadın aktivistler ‘Devrimci Kadınlar Konseyi’ni kurdu
İranlı kadın aktivistler, kadınların siyasi gücünü artırmak ve toplumsal hareketlerdeki etkinliklerini siyasi karar alma süreçlerine taşımak amacıyla “Devrimci Kadınlar Konseyi”ni kurdu.
Haber Merkezi – İranlı kadın aktivistler bugün yayınladıkları bildiriyle birlikte “Devrimci Kadınlar Konseyi”ni kurduklarını ilan etti. Devrimci Kadınlar Konseyi kadınların siyasi gücünü artırmak ve toplumsal hareketlerdeki varlıklarını siyasi karar alma mekanizmalarında kalıcı ve etkili bir katılıma dönüştürmek amacıyla kuruldu.
Konsey kendisini “demokratik, çoğulcu, kapsayıcı ve feminist” bir ağ olarak tanımlarken, kadınların siyasi gücünü artırmayı ve bağımsız, belirleyici varlıklarını İran’ın kamusal ve siyasi alanında örgütlemeyi temel amaçlarından biri olarak açıkladı.
Konsey üyeleri, İranlı kadınların onlarca yıldır İslam Cumhuriyeti’ne, toplumsal cinsiyet ayrımcılığına ve ataerkil ilişkilere karşı mücadelenin ön saflarında yer aldığını, ancak bu merkezi rolün henüz iktidar yapıları ve siyasi karar alma süreçlerindeki gerçek paylarına dönüşmediğini belirtiyor. Onlara göre bu ağın oluşturulması, kadınların toplumsal hareketlerdeki geniş katılımı ile siyasi güce sınırlı erişimleri arasındaki boşluğu kapatma girişimi niteliğinde.
Kadınların örgütlenmesini sağlamayı amaçlıyorlar
Devrimci Kadınlar Konseyi, ilk çalışmalarına 2 Nisan tarihinde beş kurucunun girişimiyle başladı. Konseyin kurucuları Samanah Savadî, Sanam Devletşahi, Mina Hani, Naime Dustdar ve Yasemin Fehbed.
Konseyin kurucularından Mina Hani, ağın kurulma gerekliliğine ilişkin yaptığı açıklamada, “Devrimci Kadınlar Konseyi’nin kurulmasının nedeni, kadınların mücadelede ve toplumdaki geniş katılımı ile iktidar ve siyasi karar alma mekanizmalarındaki çok sınırlı varlığı arasındaki boşluktur” dedi.
Mina Hani, “Jin, jiyan, azadî” hareketinde kadınların oynadığı role dikkat çekerek, bu toplumsal varlığın henüz örgütlü siyasi güce dönüşmediğini söyledi. Mina Hani, İran’ın geleceğine ilişkin karar veren birçok yapı ve ittifakta kadınların ya bulunmadığını ya da varlıklarının yalnızca sembolik düzeyde kaldığını belirterek, konseyin amacının kadınların bağımsız örgütlenme yoluyla İran siyasi alanındaki gerçek paylarını elde etmelerini sağlamak olduğunu ifade etti.
‘Kadınların farklı deneyim ve görüşlerini bir araya getirme çabası’
Homa Hoodfar, Nireh Tehidi, Mehrangiz Kar ve Shadi Sadr, Devrimci Kadınlar Konseyi’nde danışman olarak yer alırken, kuruluş döneminde 14 kadın aktivist daha konseye katıldı.
Konsey üyeleri, bu yapının kadın hareketindeki farklı kuşakları ve deneyimleri bir araya getirmek amacıyla oluşturulduğunu belirtiyor. Konseyin üyeleri siyasi ve sivil aktivizm, gazetecilik, araştırma, çevre, insan hakları, etnik haklar ve LGBTİ+ hakları gibi çeşitli alanlarda faaliyet yürütüyor.
Bununla birlikte konseyin önündeki temel sorunlardan biri, İranlı kadınların toplumsal, coğrafi, etnik, dini, siyasi, cinsel ve toplumsal cinsiyet çeşitliliğinin yapıya nasıl yansıtılacağı olarak öne çıkıyor.
Üyelik mekanizmaları açık
Kuruluş döneminin üyelerinden Melika Zer, mevcut konsey bileşiminin İran’daki çoğulcu kadın toplumunun tamamını temsil ettiği iddiasında olmadığını belirterek, bu çeşitliliğin konseyin genişleme sürecinde bilinçli şekilde gözetilmesi gerektiğini söyledi. Melika Zer, özellikle siyasi yapılarda sesleri daha az duyulan kadınların görüşlerine dikkat çekti.
Melika Zer, konseyin üyelik mekanizmasının açık olduğunu ve yeni üyelerin yapının genişletilmesine katkı sunabileceğini belirtti. Çoğulculuğun konsey açısından ölçülebilir bir hedef olduğunu söyleyen Melika Zer, gelecekte konseyin bileşiminin hala büyük ölçüde belirli bir sınıfı, coğrafyayı veya siyasi deneyimi yansıtması halinde bunun örgütsel bir zayıflık olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
‘Jin, jiyan, azadî’ yolunun devamı
Devrimci Kadınlar Konseyi, kuruluşunu “jin, jiyan, azadî” hareketinin ardından oluşan siyasi ortamın devamı olarak tanımlıyor. Hareketin temel sloganı, kökenini Kürtçe “Jin, jiyan, azadî” sloganından alıyor.
Konsey, ülke genelindeki protestolarda kadınların merkezi rol üstlenmesinin ardından temel meselenin, bu toplumsal ve siyasi birikimin kalıcı bir örgütlenmeye ve kadınların siyasi yapılar ile karar alma mekanizmalarında bağımsız varlığına dönüştürülmesi olduğunu savunuyor.
‘Kadınların siyasi gücü’ ne anlama geliyor?
Konseyin kuruluş bildirisinde öne çıkan kavramlardan biri “kadınların siyasi gücü” oldu. Konsey üyeleri, bu kavramın yalnızca siyasi parti ve kurumlarda kadınların sayısının artırılması anlamına gelmediğini belirtiyor. Kadınların gündem belirleme, karar alma, liderlik, kaynakların dağıtımı ve siyasi politikalar ile yapıların şekillendirilmesi konusunda gerçek bir güce sahip olması gerektiğini vurguluyor.
Konseyin kurucularından Naime Dustdar, “Kadınların siyasi gücü bizim için yalnızca toplu fotoğraflardaki kadınların sayısını artırmak veya başkalarının kurduğu yapılara birkaç kadın eklemek anlamına gelmiyor. Siyasi güçten kastımız, kadınların gündemi belirleme, karar alma, liderlik, kaynakları dağıtma ve siyasi yapılar üzerinde etkide bulunma konusunda gerçek bir kapasiteye sahip olmasıdır” dedi.
Naime Dustdar, konseyin karar alma kurumlarında ve geçiş dönemi yapılarında kadınların eşit ve güvence altına alınmış şekilde yer almasını desteklediğini belirterek, bu yapılarda kadınların en az yüzde 50 oranında temsil edilmesini gerekli gördüklerini söyledi. Yapısal eşitsizlik koşullarında toplumsal cinsiyet kotaları gibi mekanizmaların bu eşitliğin sağlanması için gerekli araçlar olabileceğini ifade etti.
Konsey üyeleri, “Devrimci” adının kullanılmasına ilişkin olarak ise bu kavramın ataerkil ve erkek egemen iktidar ilişkilerinde köklü bir değişimin gerekliliğine işaret ettiğini belirtti.
Çoğulcu feminizm, katılımcı demokrasi, iktidarın merkezsizleştirilmesi, toplumsal cinsiyet eşitliği, insan hakları, geçiş dönemi adaleti ile kültürel ve dilsel haklar, ağın açıkladığı temel değerler arasında yer alıyor. Yaşam hakkının savunulması ve idam cezasına karşı çıkılması ile militarizm ve toplumun güvenlikleştirilmesine yönelik eleştiriler de konseyin diğer ilkeleri arasında gösteriliyor.
‘Seçimli yapıya’ vurgu
Konseyin kamuoyuna duyurulmasıyla birlikte kadınlara yönelik üyelik süreci de başladı. Konsey üyeleri, iç yapının üyelik ve seçim mekanizmaları üzerine kurulduğunu, kurucuların kalıcı egemenlik veya veto hakkına sahip olmadığını belirtiyor.
Kuruluş dönemi üyelerinden Pervane Hüseyni, üyeler meclisinin konseyin kurumsal meşruiyetinin temelini oluşturduğunu ve koordinasyon komitesinin üyelerin oylarıyla belirlendiğini söyledi. Pervane Hüseyni, komite için iki yedek üyenin de belirlendiğini, sekreter ve sözcünün ise komite üyeleri arasından seçildiğini ifade etti.
Yeni üyelerin de seçim mekanizmalarına katılabileceğini vurgulayan Pervane Hüseyni, üyeliğin genişlemesiyle birlikte seçilmiş kurumların bileşiminin belirlenmesinde ve konseyin yönetiminin değiştirilmesinde yeni üyelerin de rol oynayabileceğini söyledi.
Konseyin faaliyet perspektifi
Devrimci Kadınlar Konseyi’nin kuruluşunu ilan etmesi, İran’da siyasi bir geçiş sürecinin başlaması halinde kadınların konumuna ilişkin soruları da gündeme getirdi. Bunlar arasında kadınların geçiş dönemi kurumlarındaki payı, anayasanın hazırlanmasındaki rolleri ve ülkenin gelecekteki yapısına ilişkin karar alma süreçlerine katılımları yer alıyor.
Konseyin diğer siyasi partiler, gruplar ve ittifaklarla ilişkisi ve açıkladığı ilkeleri somut programlara dönüştürme kapasitesi de ağın ilerleyen dönemdeki konumunu belirleyebilecek başlıklar arasında bulunuyor.
Konseyin kurucularından Samanah Savadî, ağın ilk yılındaki başarısını, başlangıç aşamasındaki bir yapıdan bağımsız, kalıcı ve etkili bir kuruma dönüşmesiyle ölçüyor. Samanah Savadî, daha fazla kadını örgütleyebilen, siyasi talepler üretebilen ve kadınların siyasi karar alma yapılarındaki varlığının artırılmasında rol oynayabilen bir kurum oluşturmayı hedeflediklerini belirtti.
Samanah Savadî ayrıca üyelerin coğrafi, toplumsal, kuşaksal ve siyasi çeşitliliğinin artırılmasına, kadınların taleplerinin somut taahhüt ve değişikliklere dönüşmesi için siyasi partiler, ittifaklar ve kurumlarla diyalog kurulmasına vurgu yaptı.
Samanah Savadî, konseyin uluslararası alanda İranlı kadınların ve siyasi aktivistlerin örgütlü seslerinden biri olarak tanınmasını, İranlı kadınların siyasi iletişim, erişim ve güçlerinin artırılmasını da konseyin diğer hedefleri arasında gösterdi.