İran'da baskı sürüyor: Kadın tutsaklar idam tehdidi altında

İran'da kadın tutsaklara yönelik idam riski artarken, yeni infazlar, gözaltılar, zorla itiraflar ve sınır bölgelerindeki ölümler insan hakları ihlallerine ilişkin endişeleri derinleştirdi.

Haber Merkezi – İran'dan gelen son raporlar, kadın tutsaklara yönelik idam riskinin arttığını, yeni infazların gerçekleştirildiğini ve çok sayıda kişinin gözaltında ya da hukuki belirsizlik içinde tutulduğunu ortaya koyuyor.

İnsan hakları ve kadın hakları savunucularına göre yaşananlar, ülkede baskı politikalarının sürdüğünü ve mağdurları koruyacak etkili mekanizmaların bulunmadığını bir kez daha gözler önüne seriyor.

İdam riski altındaki kadın tutsaklar

İran'da idam kararlarının sayısı ve uygulanma sıklığı artarken, kadın tutsakların durumuna ilişkin kaygılar da büyüyor. Pexşan Ezîzî, Zehra Şehbaz Taberi, Nesime İslami Zahi, Meryem Hedavend, Arguvan Fellahi ve Mehnaz Çarduli'nin idam riski altında olduğu bildiriliyor. Ayrıca Pexşan Ezîzî, Werîşe Muradî ve Beita Hemmeti hakkında yeniden idam kararı verilmesi ihtimali de endişe yaratıyor.

Sine kentinden 27 yaşındaki Mona Meliki'nin tutuklanmasının üzerinden iki haftadan fazla süre geçmesine rağmen, Sine Merkez Cezaevi'nin kadın koğuşundaki tek kişilik hücrede tutulduğu ve hukuki durumunun hala belirsiz olduğu belirtiliyor.

Şiraz'daki Adelabad Cezaevi'nde tutulan Bahai inancına mensup Nahid Felahti'nin ise 35 gündür tutuklu olduğu, son bir haftadır ailesiyle telefon görüşmesi yapmasına ve ziyaretçi kabul etmesine izin verilmediği aktarılıyor.

Tahran'daki protestolar sırasında gözaltına alınan Tuba Muradi Mogo da cezasını çekmek üzere cezaevine gönderildi.

İdam sehpasından yeniden cezaevine

"İsfahan Alihani Meydanı" davasında hüküm giyen Alireza Sepahi'nin, idam edilmek üzere götürülmeden önce kalp krizi geçirdiği bildirildi. Abulfazl Sepahi ve Emir Hüseyin Safiri ile birlikte idam edilmesi planlanan Alireza Sepahi, hastanede tedavi altına alındıktan sonra sağlık kontrolünün ardından yeniden İsfahan Destgerd Cezaevi'ne sevk edildi.

Yeni infazlar ve süren gözaltılar

Son günlerde İran'da çok sayıda idam cezasının infaz edildiği bildirildi. Kürt yurttaşlar Alijan Geravend ile Ferzad Sübhani'nin Karaj Gızılhisar ve Urmiye cezaevlerinde idam edildiği aktarıldı.

Nader Abil, Ahmed Tabatabai Zovare ve Hasan Halili'nin de Taybad ve Gızılhisar cezaevlerinde idam edildiği bildirildi. Taybad Cezaevi'nde uyuşturucu suçlamasıyla hüküm giyen beş kişinin daha idam edildiği, Ali Resuli, İshak Merai, Şemseddin Efarşi ve Ferac Yahyai'nin ise farklı cezaevlerinde infaz edildiği belirtildi.

Bir Beluç tutsağın ailesine haber verilmeden gizlice idam edildiği de öne sürüldü.

Öte yandan İran Yüksek Mahkemesi'nin 41. Dairesi'nin Benyamin Nakdi hakkındaki idam kararını onadığı, İlam'ın Melikşahi kentinden siyasi tutsak Mehdi Ruşeni'nin de idama mahkûm edildiği bildirildi.

Aralarında İsfırayin'deki protestolarla bağlantılı olarak gözaltına alınan 16 yaşındaki bir çocuğun da bulunduğu dokuz kişinin hukuki belirsizlik içinde tutulduğu ifade ediliyor.

Sınır bölgelerinde ölümler

Sınır bölgelerinde güvenlik güçlerinin ateş açması sonucu yaşanan ölümler de sürüyor.

Merivan'ın Başmak bölgesinde bir kolberin öldürüldüğü, yaşamını yitiren kişinin Madihe Kirmani olduğu aktarıldı.

Ahvazlı, iki çocuk babası 35 yaşındaki Arap yurttaş Abbas Husreci'nin, hurda topladığı sırada Devrim Muhafızları'nın doğrudan ateş açması sonucu yaşamını yitirdiği belirtildi.

Mahabadlı Kürt yurttaş Seyyid Ahmed İsmaili'nin de Bukan'da güvenlik güçlerinin açtığı ateş sonucu öldüğü ve cenazesinin güvenlik güçleri tarafından götürüldüğü bildirildi.

Rask bölgesinde Abdulkerim Bun (Muhammedhüseyin) dahil iki kişinin öldürüldüğü, Beluç yurttaş Kerim Berahui'nin Yezd'de başına aldığı darbeler sonucu yaşamını yitirdiği, 21 yaşındaki Mehran Azizi'nin ise Rudar Güney'de polis ateşiyle yaralandığı aktarıldı.

Zorla itiraf iddiaları ve dini azınlıklara baskı

İran'da gözaltında kaybetme, işkence ve zorla itiraf alma iddialarının da sürdüğü belirtiliyor.

Tahran polisi, dijital medya faaliyetleri nedeniyle bir kişinin gözaltına alındığını duyururken, bu kişiye ait olduğu belirtilen bir "itiraf videosu" yayımladı. Ancak görüntülerin hangi koşullarda kaydedildiği bilinmiyor.

Birleşmiş Milletler İran İnsan Hakları Özel Raportörü Mai Sato, son açıklamasında en az 61 Bahai ile 79 Hristiyanın gözaltında ya da cezaevinde bulunduğunu bildirdi.

Mai Sato, zorla itiraf almak amacıyla işkence yapıldığı ve bu ifadelerin devlet medyasında yayımlandığı yönündeki haberlerden duyduğu endişeyi dile getirdi. Ayrıca Bahai topluluğundan Peyam Veli, Roya Sabit, Artin Gazanfari, Şekila Kasimi, Peyvend Neimi ve Berna Neimi'nin durumuna dikkat çekti.

Mai Sato, Peyvend ve Berna Neimi'nin itiraf vermeye zorlanmaları amacıyla "sahte infaz" uygulamalarına maruz bırakıldığını belirtti.

İdam karşıtlarına tehdit

İsfahan'da gerçekleştirilen infazlara yönelik tepkilerin artması, emeklilerin idam tutsaklarına destek açıklamaları yapması ve ülke genelinde "İdama hayır" çağrılarının yaygınlaşmasının ardından Tahran Savcılığı, infazlara yönelik itirazların hukuki soruşturmaya konu olabileceği uyarısında bulundu.

Savcılık, idam kararlarını eleştirenleri "doğrudan veya dolaylı darbe destekçileri" olarak nitelendirerek, mahkeme kararlarına karşı çıkan kişiler hakkında yasal işlem başlatılacağını açıkladı.

İnsan hakları savunucularından çağrı

İnsan hakları ve kadın hakları savunucuları, uluslararası toplumun tepkisinin yalnızca açıklamalarla sınırlı kalmaması gerektiğini vurguluyor.

Uzmanlara göre etkili yaptırım ve hesap verebilirlik mekanizmalarının işletilmemesi, İran'da idamların, keyfi gözaltıların, işkence ve baskı politikalarının sürmesine zemin hazırlıyor.

Kadınların, siyasi ve sivil toplum aktivistlerinin, çocukların ve diğer yurttaşların ciddi risk altında olmaya devam ettiğini belirten hak savunucuları, uluslararası toplumu mağdurları koruyacak ve insan hakları ihlallerinden sorumlu kişilerin hesap vermesini sağlayacak somut adımlar atmaya çağırıyor.