Her gün taze ekmek kokusunun yayıldığı sokak
Evlerinin önünde kurdukları küçük üretim alanını kadınlar için bir dayanışma ve istihdam merkezine dönüştüren anne ile sinemacı kızı, hazırladıkları Kürt yöresel lezzetleriyle hem geçimlerini sağlıyor hem de başka kadınlara çalışma imkânı sunuyor.
HÊLÎN EHMED
Silêmanî - Kentin bu sokağında ilk dikkatinizi çeken şey, sıcak ekmek ve yeni pişmiş çörek kokusu oluyor. Ancak bu koku yalnızca ekmeğin değil; emeğin, umudun ve yeniden kurulan bir yaşamın da kokusu.
Mütevazı bir evin önünde her gün, gün doğmadan işe koyulan bir anne ve ailesindeki diğer kadınlar, hamur yoğuruyor, ekmek, çörek, kelane ve Kürt mutfağına özgü yemekler hazırlıyor. Onlar yalnızca müşterilerin siparişlerini karşılamıyor, aynı zamanda kendileri ve başka kadınlar için de yeni bir yaşam umudu yaratıyor.
Yaklaşık bir yıldır devam eden bu girişim, bugün kadınların birlikte çalıştığı bir üretim alanına dönüştü. Anne ve kızının öncülüğünde altı kadın burada istihdam ediliyor ve her biri kendi emeğiyle hazırladığı ürünleri Silêmanî halkına ulaştırıyor.
Bu anne için çalışmak yalnızca geçimini sağlamak anlamına gelmiyor. On yılı aşkın süredir çocuklarını büyük emeklerle büyüten kadın, bugün aynı mücadeleyi kızıyla birlikte sürdürüyor. Kızı ise sinema alanında tanınan, birçok filmde yer almış başarılı bir sanatçı olmasına rağmen annesinin emeğinden ve aile işinden hiç kopmamış. Kamera ile tandır arasında kurdukları bu ortak yaşam, hiçbir emeğin küçük olmadığını bir kez daha gösteriyor.
'Başka kadınlara umut olmak istiyoruz'
İşletme sahibi Şino Bekir, yıllardır evlerinde hamur işleri ve yöresel yemekler hazırladıklarını, ancak yaklaşık bir yıl önce işleri sokağa taşıyarak daha görünür hale geldiklerini söyledi.
On yılı aşkın süredir çalıştığını ve çocuklarını bu işle büyüttüğünü belirten Şino Bekir, "İlk başta evimizde yemek ve hamur işleri hazırlıyordum. Daha sonra siparişleri evlere göndermeye başladık. Bir yıl önce çocuklarım ve ailemdeki kadınlarla birlikte işimizi sokağa taşımaya karar verdik. İnsanlar yaptığımız işi görsün ve emeğimizle geçimimizi sağladığımızı bilsin istedik" dedi.
Kızı ve aileden birkaç kadınla birlikte bu girişimi başlattıklarını ifade eden Şino Bekir, müşterilerden büyük ilgi gördüklerini ve müşteri sayılarının her geçen gün arttığını söyledi.
Hedeflerinin projeyi büyütmek ve daha fazla kadına istihdam sağlamak olduğunu dile getiren Şino Bekir, "Bugün her çeşit Kürt yemeği ve hamur işi hazırlıyoruz. Tüm kadınların bağımsız şekilde çalışmasını, evlerinden çıkmasını ve ekonomik özgürlüklerini kazanmasını istiyoruz. Engeller karşısında yılmadan mücadele etmeleri gerekiyor. Biz başka kadınlara umut olmak için bu yola çıktık" diye konuştu.
Hem filmlerde rol alıyor hem annesiyle çalışıyor
Şanya Salih ise Silêmanî'de yaşadığını, Arapça ve İngilizce Uluslararası Dil İşletmeciliği bölümünden mezun olduğunu ve tiyatro ile sinema alanında çalıştığını anlattı.
"Kefen" ve "Şîn" filmleri başta olmak üzere birçok sinema filmi, drama ve televizyon programında rol aldığını belirten Şanya Salih, her zaman kendi işini kurmayı hedeflediğini söyledi.
Yaklaşık bir yıldır annesiyle birlikte hamur işi hazırladıklarını belirten Şanya Salih, "Bu işe başlarken amacımız hem hamur işleri ve yemek üretmek hem de başka kadınlara iş imkânı sağlamaktı. Bugün altı kadın birlikte çalışıyoruz. Onlar olmasa bu işi yürütemeyiz" dedi.
Ürettikleri ürünler arasında kelane, cevizli çörek, tahıllı çörek, yağlı çörek, susamlı çörek, beş parmak çöreği gibi hamur işleri ile köfte, kube, serûpê, cevizli ve hurmalı kurabiyeler ile çeşitli tatlıların bulunduğunu aktaran Salih, özellikle kelanenin yoğun ilgi gördüğünü söyledi.
Hazırladıkları ürünleri Silêmanî'nin birçok noktasına ulaştırdıklarını da sözlerine ekledi.
'Maddi imkânsızlık nedeniyle evimizin önünde çalışıyoruz'
İş yerlerinin Silêmanî'nin Mecid Beg Mahallesi'nde, evlerinin önünde bulunduğunu belirten Şanya Salih, henüz bir dükkân açacak maddi imkâna sahip olmadıklarını ifade etti.
Şanya Salih, "Sadece küçük bir çadır kurduk. Uzakta oturan müşterilerimize siparişleri biz ulaştırıyoruz, bazıları ise gelip kendileri alıyor. Yaz aylarında saat 16.00 ile 19.00 arasında çalışıyoruz. Kışın ise daha erken başlıyoruz. Özellikle yağmur, kar ve soğuk hava çalışmalarımızı ciddi şekilde zorlaştırıyor. Kelaneleri çoğu zaman evde hazırlamak zorunda kalıyoruz, bu da iş yükümüzü artırıyor" dedi.
Mahalle sakinleri ve diğer müşterilerin kendilerine sürekli destek verdiğini söyleyen Şanya Salih, "Onlar olmasa bu işi sürdüremeyiz. İşimizi sevdiğimiz için yazın kavurucu sıcağına, kışın ise dondurucu soğuğuna rağmen çalışmaya devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.
'Küçük bir fikirle başladık'
Şanya Salih, henüz bir dükkân açabilecek maddi desteğe sahip olmadıklarını ancak gelecekte projelerini büyütmek istediklerini söyledi.
Yakın zamanda sabah ve öğle yemekleri de hazırlamayı planladıklarını belirten Şanya Salih, daha fazla kadına istihdam sağlamayı hedeflediklerini dile getirdi.
Şanya Salih,"Her akşam annemle birlikte evde tatlı ve yemek hazırlıyoruz, gündüz ise çörek pişiriyoruz. Kadınlara mesajım şu: 'İş yok' demeyin; iş var. Biz çok küçük bir fikirle başladık. En büyük hayalim daha fazla kadına iş imkânı sunmak ve onların kendi ekonomik bağımsızlıklarını kazanmalarına katkı sağlamak" diyerek sözlerini tamamladı.